BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Sizinle yüz yüze görüşmek istiyorum”

“Sizinle yüz yüze görüşmek istiyorum”

İki arkadaş bir telefon kulübesinin önüne geldikleri zaman birbirlerine baktılar. İkisinin de heyecanlı oldukları belliydi. Haydar cebinden buruşmuş bir kâğıt çıkarttı. Gözlerini kısarak okudu üzerindeki numarayı. Sonra ankesörlü telefonun tuşlarına dikkatle bastı. Beklemeye başladı. Yaşar yanı başında dikkatle onu takip ediyordu. - Çalıyor...



İki arkadaş bir telefon kulübesinin önüne geldikleri zaman birbirlerine baktılar. İkisinin de heyecanlı oldukları belliydi. Haydar cebinden buruşmuş bir kâğıt çıkarttı. Gözlerini kısarak okudu üzerindeki numarayı. Sonra ankesörlü telefonun tuşlarına dikkatle bastı. Beklemeye başladı. Yaşar yanı başında dikkatle onu takip ediyordu. - Çalıyor... Karşı taraf telefonu açınca Haydar konuşmaya başladı: - Alo Ferit Kozdağlı ile mi görüşüyorum? Olumlu cevap almış olacak ki başını salladı Yaşar’a. Devam etti: - Ferit Bey, benim adım Haydar. Sizinle çok önemli bir konu hakkında görüşmek istiyorum. Ama yüz yüze. İlgilendiğiniz bir konu hakkında. Acaba bize bir randevu verebilir misiniz? Sadece konuşmak için. Karşı tarafın söylediklerini dinledikten sonra atıldı: - Sadece yarım saatinizi rica ediyoruz. Bir arkadaşımla birlikte. Telefon numaranızı avukatınızdan buldum. Konu önemli ve ilgileneceğinizden eminim. - Ne zaman isterseniz biz müsaitiz efendim. Şimdi bile gelebiliriz. “Oldu bu iş” dercesine kafasını sallayarak gülümsedi Yaşar’a. - Tamam efendim. Hemen geliyoruz. İstinye Bulvarı No 28... Tamam bir saat içinde oradayız. Teşekkür ederim. Telefonu kapattı: - Tamamdır Yaşar. Adam merak etti. Ne konuşacaksanız gelin konuşun dedi. Yürü birader. Bir taksiye binelim. Yaşar omuzlarını kaldırdı: - Oğlum bende taksiye verecek para yok ki. Haydar kolundan tuttu arkadaşını: - Yürü bende var, kaz gelecek yerden tavuk esirgemeyeceğiz herhalde. Bir ıslık çalarak geçen taksiyi durdurdu. Hemen adresi verdiler şoföre. Her ikisi de heyecandan duramıyordu. Trafik her zaman olduğu gibi yoğun olduğu için taksi güçlükle ilerliyordu. Haydar durmadan kolundaki ucuz saate bakıyor ve söyleniyordu: - Geç kalmasak bari, bir saate kadar dedim adama. Yaşar rahat bir şekilde arkasına yaslanmıştı: - On dakika, on beş dakika geç olsa ne fark eder beklesin... Haydar bir kahkaha attı: - Onun gibiler beklemeye alışık değildir oğlum. Zamanları kıymetlidir zengin takımının. Beşiktaş’tan sonra trafik açıldı. Her ikisi de suskunlaşmıştı. Kafalarında planlar yapıyorlardı... > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT