BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > KRİZDEN ÖNCE BİZ ÇIKACAĞIZ

KRİZDEN ÖNCE BİZ ÇIKACAĞIZ

Merkez Bankası Başkanı Yılmaz, yılın ikinci çeyreğinde talebin istikrar ka-zanacağını, son çeyrekte büyümenin pozitife döneceğini belirterek, “Toparlanma dışarıdan önce bizde başlayabilir” değerlendirmesinde bulundu



Merkez Bankası Başkanı Yılmaz, yılın ikinci çeyreğinde talebin istikrar ka-zanacağını, son çeyrekte büyümenin pozitife döneceğini belirterek, “Toparlanma dışarıdan önce bizde başlayabilir” değerlendirmesinde bulundu Finans Kulüp Başkanı Tevfik Altıok, Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz’a plaket sundu. Ekonomideki son gelişmeler, Türkiye’de talebin ve büyümenin beklenenden önce gerçekleşeceğini gösteriyor. Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, “Yılın ikinci çeyreğinde ülkemizde yurt içi talebin göreli olarak istikrar kazanacağını ve son çeyrekten itibaren büyümenin pozitif rakamlara geçeceğini öngörmekteyiz” dedi. Türkiye Finans Yöneticileri Vakfı Finans Kulüp tarafından düzenlenen “Küresel Mali Kriz ve Merkez Bankası” konulu toplantıda Yılmaz, küresel krizin kısa sürede sona erebileceğine yönelik söylemlere ihtiyatla yaklaşılmasının daha gerçekçi olacağını söyledi. Yılmaz, “İç talepte iyileşme görüyor musunuz?” sorusuna karşılık “Toparlanma iç talep yoluyla başlayacak” dedi. Başkan Yılmaz, ekonomide son yaşanan gelişmeler ve uyguladıkları para politikasının iktisadi faaliyetlerdeki aşırı dalgalanların şiddetinin hafifletilmesinde önemli ölçüde yardımcı olduğunu gösterdiğini ifade etti. Yılmaz, “Politika faizlerindeki indirimler ve alınan mali tedbirler sonrasında, içinde bulunduğumuz yılın ikinci çeyreğinde ülkemizde yurt içi talebin göreli olarak istikrar kazanabileceğini ve son çeyrekten itibaren büyümenin pozitif rakamlara geçeceğini öngörmekteyiz. Türkiye ekonomisinde toparlanmanın küresel ekonomiye göre daha erken başlayabileceğini düşünüyoruz” dedi. ÇIKIŞ YAVAŞ VE KADEMELİ Finansal sistemin sağlam ve istikrarlı yapısı ve hane halkının borçluluk oranının düşük bir düzeyde olmasının bu öngörüyü destekleyen iki temel unsur olarak niteleyen Merkez Bankası Başkanı Yılmaz, bu krizden çıkışın yavaş ve kademeli olacağını, kısa vadede toplam talepte belirgin bir ivmelenme yaşanmasını beklemediklerini söyledi. HÜKÜMET KREDİBİLİTE KAZANDI Yüzde 4’lük artı büyüme hedefinin, eksi yüzde 3.6’ya revize edilmesinin hükümete kredibilite kazandırdığını söyleyen Yılmaz, “Aşağı doğru gidişte bir azalma var. Söylediğimiz o” dedi. Piyasalarda iyimserlik yaşanıyor Son haftalarda finans piyasalarında göreli bir iyimserliğin yaşandığının görüldüğünü ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu: “ABD’de bankalara uygulanan stres testleri sonuçlarının beklenenden olumlu gelmesi ve konut sektörü başta olmak üzere iktisadi faaliyete ilişkin açıklanan veriler ve şirket bilançoları, küresel krizin dip seviyelerinin görülmüş olabileceğine ve ekonomilerde canlanmanın beklentilerden daha erken başlayabileceğine yönelik algıları artırmıştır.” Yılmaz, “Son dönemde uluslararası piyasalarda gözlenen iyimserlik, açıklanan verilerin bir toparlanma sinyali vermesinden ziyade, bu verilerin beklendiği ölçüde olumsuz gerçekleşmemesinden kayaklanmaktadır” dedi. Yılmaz, finans kuruluşları ve hane halkının maruz kaldığı zararın büyüklüğü göz önüne alındığında, güven ortamının tekrar tesis edilmesinin ve küresel talebin yakın dönemde kalıcı şekilde canlanması ihtimalinin düşük görüldüğünü de dile getirdi. 3 aylık mevduatla kredi zor Konuşmasının ardından soruları cevaplandıran Yılmaz, “Kamu finansmanı giderek özel sektöre gidecek olan kaynaklara talip olur hale geldi. Bu devam ettirilebilir mi?” şeklindeki soruya şöyle cevap verdi: “Sürdürülemez ve sürdürülmemelidir. Şu anda bankalarımızdaki mevduatın en uzunu 3 ay. Arkadaşlarıma sordum, Akdeniz kültürü diye bir şeyden söz etti. Bu ülkelerde de mevduatın en uzun gittiği 3 ay. 3 ay vadeli mevduatlara 15-20 yıllık kredileri finanse etmek kolay değil. Kredi mekanizmasının tekrar harekete geçebilmesi için bu uzun vadeli kredi verebilecek mekanizmaların tekrar çalışır hale gelmesi gerekiyor. Özel sektörün dışlanmasını öngören, kamunun daha fazla kaynak kullanması, daha fazla borçlanması sürdürülemez sürdürülmemelidir.” FAİZ NEDEN DÜŞMÜYOR? Yılmaz, bankaların kredilerin maliyetini düşürülmemesiyle ilgili olarak da, “Kredi piyasasında sıkılık devam ediyor. Fakat faiz indirimlerinden sonra ortaya çıkan diğer konjonktür gelişmeleri dikkate aldığımızda şu anda gerek tüketici kredilerinde, şirket kredilerinin faiz oranları dünyada likiditenin kuruduğu dönemin oldukça altında. Bu işler zorlamayla olmaz. Burada bize düşen görev mümkün olduğu kadar bankalarımızın kredi vermesini sağlayacak likiditeyi yerinde ve zamanında vermek” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT