BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kördüğüm kanunu

Kördüğüm kanunu

Mali istatistik ve raporlama işlemleri için “lastik donu gibi” derler. Çekersen uzar. Büzersen kısa kalır. Neticede hangi ölçü arzu ediliyorsa o hizaya getirilir. Bizde bir ucunda hukuk olan işler de istatikçilerin işine benziyor.



Mali istatistik ve raporlama işlemleri için “lastik donu gibi” derler. Çekersen uzar. Büzersen kısa kalır. Neticede hangi ölçü arzu ediliyorsa o hizaya getirilir. Bizde bir ucunda hukuk olan işler de istatikçilerin işine benziyor. Ortalıkta kanun diyor ki lafları dolaşıyor. Kanunun ne dediğini herkes farklı anlıyor. Nedir Allah aşkına şu DTP milletvekilleri davası. Efendim ilgili madde diyormuş ki, bir milletvekili seçimden önce cumhuriyetin temel ilkelerine, devletin bütünlüğüne karşı bir suç işlemişse, milletvekili dokunulmazlığından yararlanamayacak. Ama seçilmeden önce adam öldürmüşse, ırza geçmişse, meclis kararı olmadan kimse milletvekilliği süresince kılına dokunamayacak. Başka bir deyişle, önemli olan devletin çıkarlarını korumak, ferdin çıkarları ise devletin çıkarları yanında pek önemli değil. Ferde karşı işlenen suçlar, ne kadar ağır olursa olsun, cezasız kalabilir. ... Meclis başkanı çare arıyorum, diyor. Hukukçular da çare arıyormuş. Hukuki boşluktan kaynaklanan bir probleme çare arayan insanlar gibi değiliz. Piknikte ip çekme yarışı oynayanlar gibiyiz. İpin iki ucunda iki ayrı grup var. Kim daha çok asılırsa.. hangi taraf güçlü ise o taraf kazanacakmış gibi. Yüksek yargı, yüksek yasama, yüksek yürütme eli kolu bağlı bekliyor. Milletvekilleri gitsin mi, gitmesin mi.. Gitmezlerse ne yaparız. Fikir mi beyan edeceğiz.. Ediyorum: Milletvekilinin görev süresi biter, sonra gider ifadesini verir, yargılanır, ceza alır, beraat eder.. Ne olacaksa olur. Bunun için anayasa değiştirilmesi gerekiyorsa apar topar değiştirilir. Meclis kararı yeterli ise acilen toplanılıp karar alınır. Birisinin ricası yeterli ise, “bu yarayı kaşımayın” der, problemi bitirir. Kim diyecek? Dese dese cumhurbaşkanı der, o da aynı dertten muzdarip. “Bu konuyu konuşmak bile ayıptır. Cumhurbaşkanı böyle bir konu için suçlanamaz” diyen bir ses duymadık. Belli etmeseler de keyif alanlar bile var. Açıkçası “bizim için iyi”nin ne olduğunu da bilmiyoruz. Ama paşamızın dahillerinin son ses kaydına bakılırsa ki, orada, “Bilmem kim işaret bekliyor..İstenirse cumhurbaşkanı da yargı kararıyla düşürülebilirmiş” diyor..Konunun hemen kapatılması..seslendirenlerin ayıplanması memleketin hayrına gibi görünüyor. ... Eskiden “vatan için” lafını duyunca elim ayağım karışırdı. Çünkü vatan için denilince akan sular, akan trafik durdurulur..Biz saygı duruşunda beklerken ortalık talan edilirdi. Şimdi “kanun diyor ki” ile başlayan gerekçeler beni tedirgin ediyor. Çünkü kanun metin aynı olsa da sabah başka bir şey, akşam başka bir şey söylüyor. İki sene önce söylediğini unutuyor.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT