BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Amellerine güvenmezlerdi!

Amellerine güvenmezlerdi!

İslam büyüklerinin örnek hallerinden biri de, kendileri çok ibadet yapmalarına rağmen amellerine değil, Allah’ın lûtuf ve affına güvenirlerdi. Nitekim hadîs-i şerifte şöyle buyurulmuştur: “Akıllı o kimsedir ki, nefsine hakim olur ve öldükten sonrası için amelde bulunur. Âciz ve zavallı olan da o kimsedir ki, hevâî arzularını nefsinin emrine verir de üstelik Allaha karşı birtakım ümid ve kuruntular besler.”



İslam büyüklerinin örnek hallerinden biri de, kendileri çok ibadet yapmalarına rağmen amellerine değil, Allah’ın lûtuf ve affına güvenirlerdi. Nitekim hadîs-i şerifte şöyle buyurulmuştur: “Akıllı o kimsedir ki, nefsine hakim olur ve öldükten sonrası için amelde bulunur. Âciz ve zavallı olan da o kimsedir ki, hevâî arzularını nefsinin emrine verir de üstelik Allaha karşı birtakım ümid ve kuruntular besler.” Sad bin Cübeyr hazretlerine, “Allah kerimdir, deyip aldanmak nasıl olur?” diye sormuşlar. O da şu cevabı vermiştir: “Kulun Allah hakkında aldanması, isyana devam ettiği halde Allah’tan mağfiret temenni etmesidir.” Hasan-ı Basrî buyurdu ki: “Öyle kimseler vardır ki onlar, şu fani dünyadan iyilikleri çok olduğu halde ayrılmış değillerdir. Onları mağfiret ümidi aldatmıştır. Onlardan biri der ki: ‘Ben, aziz ve celîl olan Rabbime karşı güzel zan beslemekteyim. Amel çok olmuş, az olmuş aldırış etmiyorum.’ İşte o kimse bu sözünde bir yalancıdır. Zira hakikaten Rabbine güzel zan beslemiş olsaydı, amelini de güzel yapması gerekirdi. Allahü teala buyuruyor ki: (Rabbinize karşı beslediğiniz şu zannınız (yok mu?) işte sizi o helâk etti. Bu yüzden hüsrana düşenlerden oldunuz.) [Fussılet sûresi, âyet: 23]” Meysere el-Âbid hazretlerinin, kendisini iyice mücahedeye verdiğinden kaburgaları görünür olmuştu. Kendisine; “Allah’ın rahmeti geniştir” denildiği zaman söyleyeni azarlar ve dermiş ki: “Bu doğrudur. Eğer Allah’ın rahmeti geniş olmasaydı, isyanımız bir yana, tâatlerimizdeki kusur ve günahlarımız sebebiyle bizi helâk ederdi.” Huzeyfe bin el-Katâde buyurdu ki: “Eğer adamın biri sana, ‘Senin amellerin, âhiret gününde fasıkların amellerinden farksızdır’ diye yeminde bulunsa, ben o şahsa; ‘Doğru söyledin, yeminine keffâret gerekmez’ derim.” Huzeyfe el-Meraşî buyurdu ki: “Eğer sen, en güzel kabul ettiğin tâatindeki kusurların sebebiyle Allah’ın azâbına uğramaktan korkmazsan, bil ki helâke maruz bulunmaktasın.” > Tel: 0 212 - 454 38 21 www.mehmetoruc.com e-mail: mehmet.oruc@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT