BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dünya Ekonomi Forumu

Dünya Ekonomi Forumu

27 Ocak-1 Şubat 2000 tarihlerinde İsviçre’nin Davos kentinde yapılacak, Dünya Ekonomi Forumu yıllık toplantısını herkes başka türlü yorumluyor.



27 Ocak-1 Şubat 2000 tarihlerinde İsviçre’nin Davos kentinde yapılacak, Dünya Ekonomi Forumu yıllık toplantısını herkes başka türlü yorumluyor. Bir kısmına göre, bu toplantıya gitmek teslimiyetçiliği kabul etmek demektir. Zira, orada temsil edilenlerin çoğunluğunu, Dünya ekonomisini, bir bakıma manipüle eden güçler oluşturmaktadır. Uluslararası kuruluşlar da bu güçlerin etki sahası içinde olup, küreselleşme adı altında, Dünyaya, kendi normlarını kabul ettirmenin çabası içindedirler. Türkiye gibi, ekonomisi daha birçok temel noksanlıklarla yüklü bir ülke, böylesine bir forumda neyin savunuculuğunu yapacak? İleri güçlerden yana olsa, bu, kendi bünyesine uymaz. Bunlara karşı bir tutum sergilese, bu defa da, iyice izole edilmek tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır. O halde, memlekette, gündemi her gün yeni dehşetlerin alt üst ettiği şu sıralarda, Davos’a gitmek neden? Dünya ile bütünleşmeyi, temel bir hedef olarak önümüze koyduğumuza göre, Dünyaya gözlerimizi kapamamız beklenir mi? Türkiye’de yaşıyoruz, ancak aynı zamanda, Türkiye’nin de içinde yer aldığı Dünyada yaşıyoruz. Yeni ve çağdaş normları takip etmeyeceksek, kendimizi yenilemeyi nasıl düşünebiliriz? Siyasette, ekonomide ve sosyal planda, normların tamamını, oldukları gibi ve ne pahasına olursa olsun, alıp bütün katılıklarıyla uygulamamızı bizden, kimse, zaten beklemiyor. O halde, önce, bu ortamlarda yer alıp, olup biteni gözlemleyelim. Sahnelerde, figüran değil, oyuncu olduğumuzu gösterelim. Ekonomik imkan ve kabiliyetimizi ortaya koyarak, çevre için, üzerinde durulmaya değer bir partner olduğumuzu kanıtlayalım. Ekonomide ve siyasette, liberalleşme yolunda aldığımız ve ileride ayrıca kestirmeyi düşündüğümüz mesafeleri anlatalım. Bizimle ilgili olarak, şu veya bu nedenle, ön yargılı çevrelerde yeni yaklaşımlar oluşturmaya bakalım. Uluslararası camianın öncülük etmekte olduğu birçok faaliyetin içinde, fedakarlıkla, önemli katkılarla yer aldığımızı, bilmeyenlerin gözleri önüne serelim. İçeride, keza, siyasette ve ekonomide yapmakta olduklarımızla, Dünya ölçütlerini kıyaslayalım. Nerede olduğumuzu saptayalım. Bütün bunlar, Davos’a gitmeye değmez mi? Ama, bugünlerde gayri safi milli hasılası 300 milyar dolara yaklaşan 65 milyonluk Türkiye’yi, bundan seksen sene gerilerde kalmış kapitülasyon öcüsüyle korkutmayı, bir kolaycılık olarak yeğleyeceksek, kimseye merhaba demeyelim, iş tutmayalım. Dünyada, 300 milyar mertebesinde bir sermayenin gidecek yer aradığı ve bunun yarısına yakın kısmının gelişme yolundaki ülkeler tarafından çekildiği şu sıralarda, biz, zar zor, yılda 1 milyar dolar kadar yabancı sermaye ile idare edelim diyorsak, her gün biraz daha uzayıp giden işsizler ordusu kuyruğuna katılalım ve keramet bekleyelim, olsun bitsin..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT