BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Her sevmeden nefis pay alır!

Her sevmeden nefis pay alır!

İmam-ı Gazali hazretleri, üçüncü olarak insanın güzel olan şeyi sevmesidir. O şeyin kendisinde bir güzellik görüp bundan dolayı onu sevmesidir, buyurur.



İmam-ı Gazali hazretleri, üçüncü olarak insanın güzel olan şeyi sevmesidir. O şeyin kendisinde bir güzellik görüp bundan dolayı onu sevmesidir, buyurur. Buna güzellik sevgisi diyebiliriz. Güzelliği idrâk edenin nezdinde sevilir. Bu da güzelliğin bizzat kendisi içindir. Çünkü güzelliği idrâk etmekte zevkin bizzat kendisi vardır. O, başkası için değil zatı için sevilir. Zannedilmesin ki güzel suretlerin sevgisi, ancak onlarla şehvetin bertaraf edilmesi için düşünülebilir; zira şehvetin bertaraf edilmesi başka bir zevktir. Bazen güzel suretler onun için sevilir. Güzelliğin bizzat kendisini idrâk etmek ise başka bir lezzettir! Bu bakımdan güzelliğin sevilmesi insanın tabiatında vardır. Bu inkâr edilemez. Mesela, yeşillik ve akarsu sevilir. Bu, suyun içildiği, yeşilliğin yenildiği için olmaz. Veya sudan ve yeşillikten başka bir fayda elde etmek için de sevmez. Yeşillik ve akarsu, Resulullah efendimizin hoşuna giderdi. Sağlam tabiatlı kimseler ışığa, çiçeklere, rengârenk kuşlara, şekli benekleri uygun olan hayvanlara bakmaktan lezzet alır. Hatta insanoğlu bu şeylere bakmakla üzüntü ve gamdan kurtulur. Bu da bakıştan ışığa bir faydanın oluşundan kaynaklanmaz. İşte bu sebepler lezzet verirler. Her lezzet veren şey sevilir. Her güzelliğin idrâk edilmesi lezzetten uzak değildir. Güzelliğin tabiaten güzel olduğunu inkâr eden hiç kimse yoktur. Bu üç çeşit sevgide de, kişinin kendisini, nefsini sevmesine yol vardır. Bu da, “Kalplerinde hastalık vardır” mealindeki ayet-i kerimede bildirilen kalb hastalığına yakalanmış olmaktandır. İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: Kalbin hastalığı, Hak tealadan başkasına tutulması, bağlanmasıdır. Yani, kendisine, nefsine bağlanmasıdır. Çünkü herkes, her şeyi kendi için ister. Çocuğunu sevmesi, kendini sevdiği içindir. Malı, mevkiyi, rütbeyi hep kendi için ister. Onun mabudu, tapındığı şey, kendi nefsidir. Nefsinin istekleri arkasında koşmaktadır. Kalb, bu bağlılıklardan kurtulmadıkça, insanın kurtulması çok güç olur... Tel: 0 212 - 454 38 21 www.mehmetoruc.com e-mail: mehmet.oruc@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT