BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Düşmeye gör!

Düşmeye gör!

Başdöndürücü bir hızla “zirveye” yükselen İlhami Kaplan’ın düşüşü de “jet” hızıyla oldu! Önce kokartını kaybetti, sonra da camia içindeki havasını!



Başdöndürücü bir hızla “zirveye” yükselen İlhami Kaplan’ın düşüşü de “jet” hızıyla oldu! Önce kokartını kaybetti, sonra da camia içindeki havasını! Hakemliğe başlayanlara “ders” olabilecek bir öyküsü var İlhami Kaplan’ın... “Sosyal” faaliyetlerinin mükâfatını çok erken görüp, yarıştığı rakiplerini safdışı bırakarak, merdivenleri koşar adım çıkan bu tecrübeli hakemin; enteresandır, “düşüşü” de kendi bölgesi olan Antalya’da başladı. Geçen yaz Antalya’da yapılan Play-off finallerinde yönettiği bir maçta tökezleyen ve 6 aylık bir cezaya çarptırılan İlhami hoca, böylelikle ağır bir darbe aldı. Bu ceza, FIFA kokartına mâloldu. FIFA olmasa da hakemliğe yine devam ediyordu. Ama bir kere insanın şansı dönmesin. “Sakınan göze çöp batar” misali, işler hep ters gider. Öyle de oldu. Morâl bozukluğunun getirdiği formsuzluk, hataların artmasına neden oldu. Hilmi Ok komitesinin “kara” listeye aldığı İlhami hoca, ilk 7 haftasında cezalı olduğu için düdük çalamadığı ligde, F.Bahçe-Bursa maçındaki “kötü” performansı nedeniyle son 7 haftadır da “kızakta”... MHK’nın “ayıp olmasın” diye idareten maç verir hale geldiği Kaplan, bir de “imtihan sorularını aldı” suçlamalarına muhatap olunca, ipler tamamen koptu! Abdurrahman Arıcı’nın istifasına neden olan bu olay; bardağı taşıran son damla olmuştu! Artık zararı, etrafına da dokunuyordu. Tüm çabalarına ve “Bana sahip çıkın” ricalarına rağmen aynı safta uzun yıllar mücadele verdiği Serdar Çakır tarafından Genel Merkez Yönetimi’ne “yıpratılırız” düşüncesiyle alınmaması da, bu düşüncenin kanıtıydı. Camia içinde geçerliliğini koruyan “güçlünün yanında olma” geleneği, bu sefer de bozulmadı! Kendisine, kimse sahip çıkmadı! Yine de herşey bitmiş değil. İlhami Kaplan, şapkasını önüne koyarak, “Ben nerede yanlış yaptım” deyip, geçmişin muhasebesini yapmalı. Olayların buraya gelmesinde kendi mi suçlu, etrafı mı, bunu iyi araştırmalı. Ve hatalarından çıkardığı dersle, yeniden mücadeleye başlamalı. En azından “prestijini” kurtarmak için! Yetmeyince yetmiyor! “Avrupa’nın hiçbir yerinde 40 tane üst klasman hakemi yok” şeklindeki eleştirimiz, MHK Başkanı Hilmi Ok’u sinirlendirmiş. Hafta içinde yaptığımız konuşmada, bu olayla ilgili açıklamalarda bulunan Hilmi hoca, “40 hakem bile az, keşke bu sayıyı 150’ye çıkarabilsem” derken, bu konuda gayet ciddi olduğunun altını çiziyordu. “Şu anda bile 1. Lig’de 40 hakemin sadece 12-13 tanesini kullanabiliyorsunuz, 150 olursa ne yapacaksınız?” diye sorduğumuzda ise; aldığımız cevap bir hayli ilginçti! “Oğuz Sarvan’ın çaldığı bir hatalı düdükte insanlar, faturayı Hilmi Ok’a kesiyorsa, sorumlu bensem, maçı kimin kurtaracağına inanıyorsam görevi ona veririm” şeklinde konuşan Ok, “Biz, bu hakemlere ünvan vererek, psikolojik olarak rahatlamalarını sağlıyoruz. Maça 1. Lig hakemiyim düşüncesiyle çıkan bir hakem, kendine daha fazla güveniyor ve daha rahat otorite sağlıyor. Ayrıca, maçımı 1. Lig hakemi yönetiyor düşüncesi, kulüpleri de, seyirciyi de etkiliyor. Keşke, hiç klasman yapmasak ve görev yapan 700 hakemden herhangi birine 1.Lig’de maç verebilsem” açıklaması getiriyor. Bunlar, tabii ki uygulamanın olumlu yanları. Hilmi hoca, olumsuz taraflarını ise görmek istemiyor! Maç alamayınca, sağda solda “Komitenin adamı olmadığımız için görev vermiyorlar” diyerek, formda olan arkadaşlarını dahi “zan” altında bırakanları, görmezden geliyor! O, kendi uygulamasını savunmak durumunda. Biz de, katılmadığımızı... KISA... KISA... *Serdar Çakır, “rakipsiz” girdiği seçimde “Genel Başkan” koltuğunu korudu. Hakemlerin tamamının oyunu alan Çakır, Eskişehir’de adeta “gövde gösterisi” yaptı. Çıtayı daha yükseğe çıkaracak bir yönetim oluşturduklarını söyleyen Serdar hoca, “Hakemlerin sesi daha gür çıkacak” diyor. *Abdurrahman Arıcı’nın istifasıyla boşalan MHK üyeliğine Taner Yalçındağ atandı. Yedek listesinin ilk sırasında bulunan Yalçındağ, Haziran’a kadar “asil” olarak görev yapacak, Böylelikle, Hilmi Ok, Erkan Göksel ve Sabri Çelik’ten sonra komitede İstanbul’u temsil eden 4. isim; Taner Yalçındağ oldu. * Geçtiğimiz hafta “genç” hakemlerden ağzı yanan MHK, yoğurdu üfleyerek yiyor! Eleştiri dozunun artması üzerine bu haftanın maçlarına “aslarını” gönderen Hilmi Ok ve arkadaşları, en güvendiği hakemi Metin Tokat’ı, G.Antep-G.Saray maçına atadı. * ”Elimde imkân olsa bazı hakemlerin lisansını yırtarım” şeklinde konuşan Hilmi Ok, en çok “bariz” pozisyonlarda “saçmalayan” hakemlere ateş püskürüyor. “Yorum hatası yapılabilir, ancak takdir hakkına girmeyen hallerde hata yapanlar, asla maç alamaz” diyen Ok, kimsenin gözünün yaşına bakmayacaklarını söyledi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT