BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İmparator sendromu (2) !

İmparator sendromu (2) !

Çarşamba günü yazdığım “İmparator Sendromu” yazımda “Fatih Terim’in içinde bulunduğu psikolojik durumu” kendi düşüncelerim içinde “analiz etmiş” ve sonunda da Fatih Terim’den “herkese çok sevimli gelen esprili, soğukkanlı Fatih Terim görüntülerini hep vermesini istediğimizi ve beklediğimizi” ilâve etmiştim!



Çarşamba günü yazdığım “İmparator Sendromu” yazımda “Fatih Terim’in içinde bulunduğu psikolojik durumu” kendi düşüncelerim içinde “analiz etmiş” ve sonunda da Fatih Terim’den “herkese çok sevimli gelen esprili, soğukkanlı Fatih Terim görüntülerini hep vermesini istediğimizi ve beklediğimizi” ilâve etmiştim! Diyordum ki; “Konunun bir de teknik yönü var, o da çok önemli! Cuma’ya da onu yazacağım!” Ama Çarşamba’dan beri olanlar, “İmparator Sendromu” yazımın devam etmesinin gerekli olduğunu ortaya koydu! “Teknik konu” da yarına kaldı! Terim “İstanbulspor maçı sırasında ve sonrasında yaptığı yanlışlarına” yenilerini ilâve etti! Üstelik, “İstanbulspor maçındaki yanlışları” karşılaşmanın stresi içinde gelişen olayların sonucu gibiydi ve bir yere kadar “mazur görülebilirdi!” Ama, “ondan sonra” olanlar? “Yaptıklarım bana yakışmadı” diyen bir hocanın “Antalya’da kampı, oteli, çalışmaları, spor yazarlarına yasaklaması?” Hele hele, “başkalarını ve bu arada beni de şikayet etti mi” bilmiyorum ama, “Attila Gökçe’yi, Milliyet’in spor müdürü Zeki Çol’a şikayet etmesi?” Üstüne üstlük bunu, “Attila Gökçe bir röportaj için müracaat etti, kabul etmedim; onun için beni ağır şekilde eleştiriyor” şeklinde “son derece kötü niyetli” bir sebebe bağlamaya kalkışması? Şimdi, “bu yanlışlara nereden bakalım?” İnsanları tanımıyor, olayları “çok yanlış” yorumluyor, olaylara “tek pencereden bakıyor”, ve de “susması, düşünmesi” gereken zamanlarda, “hatayı hatalarla örtmek gibi” çok yanlış bir taktiğin kurbanı oluyor! Attila Gökçe TSYD Genel Başkanı’dır! Attila Gökçe’yi bunca spor yazarı, “kara kaşı, kara gözü için” o koltuğa seçmemişlerdir! Attila Gökçe, “her insandan olabilecek” hatalarına rağmen, “ilkeli ve dürüst” bir kişiliğe sahip olmanın üzerine eklediği “bilgi, tecrübe ve yönetim kültürü” yüzünden TSYD’nin başında bulunmaktadır! Üstelik Attila Gökçe, “spor yazarlarına karşı bunca katı ve hatalı tavırlarına rağmen” karşısına “TSYD’nin bir çok üyesini alma pahasına” Fatih Terim’e Derneğin “ilk iletişim ödülünü vermeyi teklif eden” ve veren bir kişidir de! Gökçe nerede, Fatih Terim nerede? Dahası var: “Gökçe’yi öyle bir spor yazarına şikayet ediyor ki” işte orası da tam bir “dram!” Zeki Çol, mesleğimizde “ilkeliliğin ve dürüstüğün bizden sonraki kuşaklardaki en iyi örneklerinden biridir!” Çok merak ediyorum, Terim’in şikâyetini okuyunca “ yüzü nasıl bir hâl aldı?” Bunca tecrübesine rağmen “İmparator’un bilmesi gereken” çok şey var! Biri, “her kuşun etinin yenmeyeceği!” İkincisi, “bazı kişileri bazı kişilerle karıştırma yanlışlığına düşmemesi!” Üçüncüsüne gelince! Terim’in, “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve kanunları içinde” gazetecilik görevlerini yapmak için Antalya’ya giden spor yazarlarına “yasaklama koymaya hakkının olmaması!.” Bu “resmen” ve “alenen” sansürdür! Halkın haber alma özgürlüğüne vurulan darbedir! Bütün “gazeteciler dernekleri” bu konunun üzerine gitmeli ve Fatih Terim’in “bu yanlışına göz yuman” ve hatta “açıklamalarıyla destek veren” Galatasaray Kulübü’nün yönetimini kınamalıdırlar! Terim’i eleştirenler, “Galatasaray’ı takip eden” Galatasaray muhabirleri, foto muhabirleri, kameramanlar değildir! Terim’i eleştirenler, “spor ve futbol yorumcularıdır!” Ceza, “bu karda, kıyamette ekmek parası için” Galatasaray’ın peşinden koşan genç spor yazarlarına verilmiştir! Bir de, “haber alma hakkından mahrûm bırakılan” halka ve Galatasaray’ı sevenlere! Ve de “bütünüyle medyaya!” Bunun tasvip edilmesine imkân var mıdır? “İmparator Sendromu”, tedavi edileceğine “şiddetini giderek arttırıyor” galiba! Meslek ilkelerine bağlı, meslek şuuruna sahip her spor yazarı, muhabiriyle, yazarıyla, sayfa ve servis yöneticileriyle bütün medya “bu büyük yanlışa karşı çıkmalıdır!” “Bu sendrom” bulaşıcıdır! Yarın, karşımıza başkaları da çıkabilir! Galatasaray, “İmparator sendromuna tutulmuş” Fatih Terim’in ocağı değildir! Tabii Türk medyası da! Herkes ama herkes yetkisini ve hakkını bilmelidir! Yeter artık; spor medyamız “birkaç eski başkan, başkan, yönetici teknik adam ve futbolcunun hedef tahtası olmaktan” ne zaman kurtulacak? Söyleyiniz ne zaman?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT