BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Her nimetin gerçek sahibi

Her nimetin gerçek sahibi

İmam-ı Gazali hazretleri her iyiliğin, her nimetin gerçek sahibinin Allahü teala olduğunu bildiriyor. Buyuruyor ki: İnsan, kendisine iyilik yapanı sever. Kendisine malen yardım eden, konuşmasıyla lütûfkâr davranan, yardımıyla kendisine destek veren, kendisinin yardımına ve düşmanlarının yok olmasına koşan, kötülükleri kendisinden uzaklaştırmaya kalkışan, gerek nefsi hakkında, gerekse evlat ve akrabaları hakkında olsun, bütün istek ve hedeflerine vesile teşkil eden kimseyi sever. Böyle bir kimse, kişi nezdinde şüphesiz sevilir.



İmam-ı Gazali hazretleri her iyiliğin, her nimetin gerçek sahibinin Allahü teala olduğunu bildiriyor. Buyuruyor ki: İnsan, kendisine iyilik yapanı sever. Kendisine malen yardım eden, konuşmasıyla lütûfkâr davranan, yardımıyla kendisine destek veren, kendisinin yardımına ve düşmanlarının yok olmasına koşan, kötülükleri kendisinden uzaklaştırmaya kalkışan, gerek nefsi hakkında, gerekse evlat ve akrabaları hakkında olsun, bütün istek ve hedeflerine vesile teşkil eden kimseyi sever. Böyle bir kimse, kişi nezdinde şüphesiz sevilir. Gerçekte bütün bunları gönderen Allahü tealadır. Sevdiği kimseler bir aracıdır. İşte bu sebepten gerçek sevginin Allah sevgisi olması gerekir. Çünkü eğer şahıs, hakkıyla Allah’ı tanımış olursa, kendisine iyilik yapanın sadece Allah olduğunu bilir; diğerlerinin sadece aciz birer vasıta olduğunu idrak eder. Allahü teâlânın bütün kullarına yapmış olduğu iyiliklerin çeşitlerine gelince, onları saymam mümkün değildir; zira hiçbir kimsenin hesap mahareti onları toplayamaz. Nitekim Allahü teâlâ şöyle buyurmuştur: “Eğer Allah’ın nimetini saymaya kalkışsanız bitiremezsiniz.” (Nahl/18) Biz bütün hazineleriyle bize nimet veren ve bütün hazinelerini emrimize amade eden, istediği şekilde sarf etme yetkisini bahşeden bir kimse farz edelim. Çokları, bu ihsanın bu kimseden geldiğini zanneder. Halbuki bu zan yanlıştır; zira bu kimsenin ihsanı kendi nefsi, malı ve mala olan kudreti ve malını ona sarf etmeye kendisini sevk eden kuvvete sahip değildir. Yardım etmesi için onun kalbine ilham eden kimdir? Eğer bütün bunlar olmasaydı o, malından, bir tane dahi sana vermezdi. Ne zaman ki Allah onun kalbini harekete geçiren şeyleri ona musallat kılıp onun nefsinde ‘dininin ve dünyasının salâhının malını sana vermesinde olduğu’ hakikatini ilham etti, o, malını sana teslim etmeye mecbur kaldı. O ona muhalefet edemez. Öyle ise, iyilik yapan; onu sana mecbur eden, onu iyilik yapmaya zorlayan faktörleri musallat kılan kuvvet sahibi Allahü tealadır. Nimeti sana ulaştıran ise bir vasıtadır. Onunla Allah’ın ihsanını sana ulaştırır. El sahibi burada mecburdur. Tıpkı su yolunun suyun akışına uymaya mecbur olduğu gibi. Tel: 0 212 - 454 38 21 www.mehmetoruc.com e-mail: mehmet.oruc@tg.com.tr
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 92959
    % 0.27
  • 5.4627
    % -0.38
  • 6.1556
    % -0.56
  • 7.087
    % -0.15
  • 210.501
    % -0.56
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT