BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Şehit olmak isterim”

“Şehit olmak isterim”

Mazhar-ı Can-ı Canan hazretlerinin “rahime-hullahü teâlâ”, vefatına birkaç gün vardı ki, insanlar akın akın sohbetine geliyordu. O günlerde bir talebesi gelip;



Mazhar-ı Can-ı Canan hazretlerinin “rahime-hullahü teâlâ”, vefatına birkaç gün vardı ki, insanlar akın akın sohbetine geliyordu. O günlerde bir talebesi gelip; - Hocam, memleketime gitmek istiyorum, diye arz etti. Cevaben; - Selâmetle git. Ama seninle bir daha görüşemeyiz, buyurdu. Bunu duyan talebeler ağladılar. Vefatı iyice yaklaşmıştı ki, talebeyi son defa toplayıp; - Kalbimden her neyi geçirdim ve hangi nimete kavuşmak istedimse, Hak teâlâ hepsini ihsan etti. Beni, her arzuma kavuşturdu. Ama biri hariç, buyurdu. Gençler; - O nedir hocam? dediler. - Şehitlik, buyurdu. Şimdi en büyük arzum, şehitlik rütbesine kavuşmaktır. Sonra bir Âh! Çekip; - Hocalarımın çoğu, şehid olarak vefat ettiler, buyurdu. Ama ben yaşlandım. Vücudum zayıf düştü. Cihad edecek güç ve kuvvetim de kalmadı. Bu durumda nasıl şehit olabilirim? Nihayet binyediyüz seksenbir miladi senesinin, Muharrem ayının, yedinci gecesi, hanesinin önü hiç tanınmayan “yabancı kimselerle” doldu bir ara. Bunlardan üçü içeri girmek için ısrar ediyorlardı. Nihayet izin alıp girdiler. Bunlar Moğol kâfiriydi. Ve Mecusi idiler. Üstelik tanımıyorlardı bu “Allah dostu”nu. Karşısına geçip; - Mazhar-ı Can-ı Canan sen misin? dediler. - Evet, benim, buyurdu. O anda hücum edip, hançerle vurmaya başladılar. Mübarek, ağır yaralanıp, yere yıkıldı. Eşkıyalar kaçıp izlerini kaybettiler. Üç gün sonra, Rabbine kavuştu büyük veli. Aşure günü ve Cuma akşam vaktiydi. Kavuştu çok istediği “şehitlik rütbesi”ne. www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT