BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Namazları kılınmaz

Namazları kılınmaz

Diyanet İşleri Başkanı, “Asi, anne-baba katili ve şakinin cenaze namazı kılınmaz” dedi. Aralarında din görevlilerinin de bulunduğu çok sayıda kişiyi öldüren terör örgütü militanlarının Allah ve peygamber dostu olamayacağını belirten Yılmaz, “İslam’da şiddet yoktur” dedi. Hizbullah’ı camilere sokmamak için mücadele verdiklerini de kaydeden Yılmaz, örgütün sözde lideri Hüseyin Velioğlu’nun devlete karşı geldiği için namazının kılınamayacağını bildirdi.



Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz, gazetemize yaptığı açıklamada, Allah adına cinayet işleyen ve kendilerini “Allah ve Resulu’nün” dostu sanan canilerin Hizbullah (Allah dostluğu) ile alakalarının olmadığını söyledi. İslamiyet’te asla terör ve cinayetlerin yer almadığını bir kez daha hatırlatan Yılmaz “Hizbullah Kur’anî bir terimdir. Allah’ın tarafından olmak anlamına gelir. Kur’an’da, Maide ve Rum suresinde geçer. Bu Kur’anî ifadeyi çirkin emellerine alet eden bu canilerin Allah taraftarlığı ile bir alakası olamaz” dedi. Vatandaşları bu konuda uyaran Mehmet Nuri Yılmaz, “Dini kendine alet eden bu tip insanlara aldanmayın” mesajını verdi. Yılmaz, “Hangi maksatla olursa olsun, İslam dini terörü ve cinayeti şiddetle reddeder. Din ve terör aynı yerde bulunmaz. Dinin temelinde ne şiddet, ne terör ne de cinayet vardır” diye konuştu. Bu kişilerin cenaze namazlarının kılınmayacağını da sözlerine ekleyen Diyanet İşleri Başkanı Yılmaz şöyle konuştu: “Anasını, babasını öldüren, devlete karşı gelen eşkıyalık yapan kişilerin ‘ibret-i müessire’ olsun diye, cenaze namazları kılınmaz. Tarih boyu bu hep böyle olmuştur. Söz konusu durumda ise, Hizbullah terör örgütünün sözde lideri Hüseyin Velioğlu, devlete karşı gelmiş ve operasyonda ölmüştür. Bu durumda Velioğlu’nun cenaze namazı kılınamaz.” HiZBULLAH 20 CAMİ İMAMINI KATLETMİŞ Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz, Hizbullah’ı, camilere sokmamak için, ellerinden gelen mücadeleyi verdiklerini de belirtti. 20 imamın Hizbullah tarafından katledildiğini açıkladı. Yılmaz en son 1996 yılında, tüm Türkiye genelinde imamlık sınavı açtıklarını ve bu sınavlarda 6 Hizbullah sempatizanını, fark ettiklerini söyleyerek, “Bu örgüt ile uzun zamandır mücadele ediyoruz. Güneydoğu illeri ve Batman, Muş, Bingöl ve Diyarbakır illerinde camilerimize namaz vakitleri haricinde, Kur’an kursu vermek bahanesiyle girmek istemişlerdir. Buna izin vermeyen 20 cami imamı, yine bu örgüt tarafından katledildiği tespit edildi. Din adına bu cinayetlerin işlenmesi üzüntü vermektedir” şeklinde konuştu. Diyanet İşleri Başkanlığı Cuma Hutbesi’ne Hizbullah ve irticai örgütleri konu edecek. Edinilen bilgiye göre, İslam Dini`nin, erkek-kadın, çocuk-yaşlı ayırmadan masum insan kanı akıtan terör hareketlerini hoş görmesinin mümkün olmadığı anlatılacak. Hutbede, temeli barış, uzlaşma, hoşgörüye dayanan ve ismini de bu anlamlara gelen `İslam` kelimesinden alan İslam Dini`nin birliği, dirliği, sevgiyi, kardeşliği emrederken, zulmü, azgınlık ve fenalığı yasakladığı, zulmün en dehşet verici şekillerinden biri olan terör ve tedhişi ise şiddetle men ettiği kaydedilecek ve terörün her türlüsü kınanacak. ``Gerçekten eğitilmiş ve yaratılış gayesine uygun olarak yetiştirilmiş insan, seven ve sevilen, merhamet eden, herkesle hoş geçinen ve kendisiyle hoş geçinilen; kendisiyle, ailesiyle, içinde yaşadığı toplumla, milletiyle ve bütün insanlıkla barışık olandır`` görüşüne yer verilen hutbede, ``Kur’an-ı kerimde geçen (Ben zulmü kendime haram ettim, size de haram kıldım, birbirinize zulmetmeyiniz) ve Hazreti Peygamber`in (Eli ve dili ile başkalarına zarar vermeyen ve şerrinden emin olunan kişi)`` sözlerine yer verilecek. Hadislerden örnekler verilen hutbede, ``Yer yüzündeki bütün canlılara merhametle yaklaşmayı öngören, yaratandan ötürü yaratılanı hoş görme anlayışını yerleştiren yüce dinimizin, erkek-kadın, çocuk-yaşlı ayırmadan masum insan kanını akıtan terör hareketlerini hoş görmesi asla mümkün değildir`` denilecek. Hutbede, şunlar anlatılacak: “Yüce Allah Kur’an-ı kerimde haksız yere cana kıymayı haram kılmış, cezasının ağır olduğunu bildirmiştir. Aynı şekilde haksız yere bir kişiyi öldürmeyi bütün insanlığı öldürmek, bir kişiyi kurtarmayı da bütün insanlara hayat vermek olarak kabul etmiştir. Hz. Peygamber ise, bırakın bir Müslüman’ın kanını akıtmayı savaş ortamında bile Müslümanlarla savaşmayan gayri müslim kadınların, çocukların, yaşlıların, ibadetleriyle meşgul din adamlarının öldürülmesini, hatta ibadethanelerinin yıkılmasını, ağaçların kesilmesini, hayvanların öldürülmesini dahi yasaklamıştır.” “İsmi ne olursa olsun, terör, şiddet ve anarşinin İslam`la uzaktan yakından ilişkisi yoktur” denilecek ve şunlar kaydedilecek: “Bilakis dinimiz her türlü anarşi, fesat, bozgunculuk, eziyet, işkence, kısaca terör ve şiddeti kesinlikle yasaklamıştır. Dinimizin bu emir ve yasakları karşısında bize düşen, fitne ve fesattan, şiddet ve terörden uzak olmak, birbirimizi sevmek, birlik-beraberlik içinde kardeşçe yaşamaktır. Nitekim Yüce Rabbimiz: (Ey iman edenler! Hep birden barışa girin. Sakın şeytanın peşinden gitmeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır) buyurmaktadır.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT