BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Tarihî mektuplar

Tarihî mektuplar

İki ciltlik hatıralarla Vehbi Koç kitabını okudum. Can Dündar hazırlamış, iki ayrı yayınevinde basılmış. İçinde Koç’un aile fertlerine, tanıdık bildik isimlere, devlet ve hükümet erkanına yazdığı mektuplar var. Tuttuğu notlar var. Yakın tarihi farklı bir pencereden seyretmiş gibi oluyorsunuz.



İki ciltlik hatıralarla Vehbi Koç kitabını okudum. Can Dündar hazırlamış, iki ayrı yayınevinde basılmış. İçinde Koç’un aile fertlerine, tanıdık bildik isimlere, devlet ve hükümet erkanına yazdığı mektuplar var. Tuttuğu notlar var. Yakın tarihi farklı bir pencereden seyretmiş gibi oluyorsunuz. Onar yıllık dilimlerle beraber üslup da değişmiş, bunu fark ediyorsunuz. Her gittiği yerden, her toplantıdan, tanıştığı her adamdan sonra not tutmuş, gerekli gördüğü konuları aile fertleri ile paylaşmış. Yahut kendisine yazanlara cevap vermiş. Mesela İhsan Sabri Çağlayangil’in mektupları Osmanlıca..İslam harfleri ile yazmış. Eşi Sadberk Hanım da Osmanlıca yazmış. Özetlemek mümkün değil. Bende oluşan bir kanaat var, çok rahat paylaşamayacağım. Bulursanız okuyun. Ben birbiriyle bağlantısız bir iki pasaj aktaracağım. 975’te zamanın Diyanet İşleri Başkanına bir mektup yazmış. Başkan Lütfi Doğan. İki Doğan var ya.. Bu CHP’li olanı.. Mektubunda, “Bay Doğan” diyor; “Geçen hafta Dolmabahçe Camiinde imam hutbede ‘Bazıları Tanrı diyor..Tanrı demeyin’ dedi. Bu talimatla mı oluyor..Yoksa hatipler kendileri mi söylüyor?” Başkan cevap vermiş: Bizim talimatımız yok..Tanrı diyebilirsiniz. ..... Sene 972... Çağlayangil, “Vehbi Bey kardeşim” hitabıyla başlayan bir mektup yazmış: “....Karabey adında terbiyeli, güngörmüş bir şoför var. Bir otomobil almak sevdasında. 15.000 lira birikmiş parası var. Ayda 1500 lira ödeme kabiliyeti var. Dürüst, namuslu bir adam. Prensiplerinizi bozmuyorsa bu zata taksitle dört kapılı bir Anadol alması için yardımda bulunmayı arzu ederseniz sevap olur....” Cevap yazmış: “Prensiplerime aykırı.” ... Tarihsiz bir not..Muhtemelen 960’tan önce yazılmış: “Bay Rahmi Koç Babaannenin Divan Oteli’nde vermiş olduğu yemek ücreti olan 124 lirayı babaannenden derhal alarak Divan Oteli’ne ödemenizi ve bunu ihmal etmemenizi rica ederim. Vehbi Koç” Herhalde babaanne kötü alışkanlık kazanmasın diye.. ... Sene 972... Genelkurmay Başkanlığından emekliye ayrılacak olan Memduh Tağmaç’a bir otomobil hediye etmek istemiş.. Israrlı görüşme taleplerine, “evim bitmedi. Fenerbahçe’de kalıyorum..Evime taşınınca size haber veririm” demiş. Taşınınca aramış. Gayrettepe’de mütevazı bir daire. Koç’un görüşme sonrası notlarından: “Beni kapıda karşıladı. Sakin içine kapalı bir zat olduğu için görüşmeleri hep ben açtım. Otomobil hakkında bir şey söylemediğini görünce kataloglardan hangisini emrettiğini sordum. Cevaben: Kendim ve karım otomobil kullanmayı bilmiyoruz. Şoför tutacak halimiz yok. Arabayı alınca iki oğlum var, bunlar kullanacaklar, bana faydası olmayacak. Onun için hediyenizi alamayacağım. Otobüse dolmuşa biniyorum tanıyan oluyor yerini bana veriyor, tanıdık olmuyor itilip kakılıyorum. Bundan da çok sıkılıyorum. Başka memleketlerde genelkurmay başkanları ayrılır ayrılmaz çeşitli vazifeler veriyorlar. Hayatta belki iki belki üç genelkurmay başkanı olabilir. Şimdi bir Tural bir ben varım. Bize de pekala bir şey yapılabilirdi ama bu memlekette olmuyor, dedi. Ayrılırken Paşa’ya, ne zaman lazım olursa şoförlü araba tahsis edebileceğini söylemiş.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT