BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Geriye dön... Marş!

Geriye dön... Marş!

F.Bahçe‘nin, 11 yıl başında bulunan Aziz Yıldırım “Size 3 yıl şampiyonluk vadediyorum” sözü ile tekrar göreve getirilirken, ilk hamleleri yapmaya başladı bile... Önce Aragones‘ten kurtuldu...



F.Bahçe‘nin, 11 yıl başında bulunan Aziz Yıldırım “Size 3 yıl şampiyonluk vadediyorum” sözü ile tekrar göreve getirilirken, ilk hamleleri yapmaya başladı bile... Önce Aragones‘ten kurtuldu... Bu sezon F.Bahçe‘ye 34 maçta 41 puan kaybettiren “Dede” artık sarı-lacivertli takımın dedesi değil... Ve gözler yeniden Daum’da.... Hani şu 2003-2006 yıllarında F.Bahçe‘ye gelip, 2 yıl şampiyon yapan, bir yıl da kıl payı şampiyonluğu kaçıran Daum, yeniden Aziz Yıldırım‘ın can simidi... *** İnsan, boşadığı kadına tekrar aşık olamaz mı, olur... Aziz Yıldırım‘ın, bir zamanlar “yasak içici” olmasına rağmen, tüm eleştirileri göğüsleyip takımın başına getirdiği Daum‘a, sıcak bakıyor olması, Türkiye‘de günü kurtarma adına ikinci defa yapılan bir büyük yanlışlığı da beraberinde getirmiyor mu? Şimdi Daum, öyle “pat” diye atlamayacaktır F.Bahçe‘nin teklifine... Şartları ağır olacak, prensipleri daha katı kurallara bağlanacaktır... Bir sürü transfer yapma yetkisi alacaktır... Daum‘un ve onun istediği transferlerin maliyeti, belki de F.Bahçe‘yi bir çöküntünün içine atacaktır... Aziz Yıldırım‘ın boşadığı değil, kapıdan neredeyse tekme tokat kovduğu Daum‘un, gözlerinin içine bakıp “Ne olur beni affet, malım mülküm, F.Bahçe’m sana kurban olsun” demesi, sarı-lacivertli camianın çoğunluğunun kanına dokunuyor eminiz ki... “Niye boşadın, niye aldın” diye soru sormak hakkı olanlar, bu nikahta keramet aramıyor artık? Yine yanlışlıklar sahnede Ankaragücü‘nden Gökhan Emreciksin alındı da ne oldu? Beşiktaş‘tan transfer edilen Burak Yılmaz F.Bahçe‘ye ne verdi? İlhan Parlak sarı-lacivertli takımın golcüsü olabildi mi? Vederson Türk vatandaşı olmaktan öte ne verdi F.Bahçe’ye? Kazım, Fatih Terim‘in gözdesi olmaktan öte, kime gönül köprüsü kurdu? Genç Abdülkadir, tantanalarla alındı da, biz niye sahada göremedik bir defa olsun? Bu yanlışlıkların altındaki imza Başkan Aziz Yıldırım‘ın değil midir? Peki şimdi uslandı mı? Yoo... G.Antep‘ten Bekir‘in peşinde koşuyor... Bekir, Yasin‘den daha iyi mi? Mehmet Topuz, Kayseri‘de bir zamanlar yıldızdı... Bu sezon kaç maça imzasını atabildi, oradaki rahat futbolunu, F.Bahçe‘de oynatırlar mı adama? Sivassporlu Bilica‘ya 8 milyon euro “feda olsun” diyen zihniyet, Lugano gibi hem stoper, hem golcü birisini neden elinde tutamaz? Elinizde, Edu‘dan daha iyisi var da, o yüzden mi ona da “gidebilirsin” denilir? Bütün bunları alt alta toplayın, çıkartın, çarpın, bölün... Aziz Yıldırım‘ın “Size 3 yıl şampiyonluk vaat ediyorum” sözüne inanabilir misiniz? Bala konanlar! Teknik direktörlerin, takımlarına olan katkıları hep polemik konusu olmuştur... Kimisine göre yüzde 5-10, en iyimser düşünene göre ise yüzde 20’dir bu katkı... Ama gelin, şu Mustafa Denizli‘nin Beşiktaş‘ta yaptığı tepeden tırnağa devrim ve sonunda gelen iki kupaya bir bakın ve “katkı” olayını öyle düşünün... Yedek kulübesi, arabesk müziğin en acıklısını dinler gibi acılar içinde bir tablo görüntüsünde... İki kaptan, kovulmaktan beter edilmiş, en ihtiyaç duyulduğu anlarda bile, o zamanki teknik direktör Ertuğrul Sağlam ve menajer Sinan Engin tarafından başkana ispiyon edilmiş halde... Ekrem Dağ gibi bir savaşkan asker, akıllara bile gelmemiş... Sadece bunlar değil tabii... Denizli, çok şeyleri değiştirerek şampiyonluğa taşıdı Beşiktaş‘ı... *** Balı ortada bırakırsanız, üstüne konan çok olur hesabı, şampiyonluğun otlakçıları çoğalıverdi bir anda... Sinan Engin ve Rıdvan Dilmen bala konanların başında geliyor... Onlar olmasa Denizli, Beşiktaş’a gelemeyecek ve Kartal şampiyonluğu rüyasında görecekmiş! Gidin oradan ya... Bu ikilinin, pay sahibi olmaya değil, Denizli’yi eleştirmeye bile hakkı olamaz... Çünkü, onların yetkili ve etkili olduğu dönemleri de çok iyi bilir spor alemi... Denizli‘nin futbolculuk döneminde çok sık yaptığı ama son 10 yılda, kornerden doğrudan gol atıldığını bile hatırlamayanlar, şimdi rekortmen hocanın son başarısını tesadüflere ve şansa endeksleyip basitleştirir, bir de ortak olmaya kalkarlarsa, işte o zaman adama “hop birader” derler... NOT: Her pazartesi akşamı spor yazarı arkadaşımız Hüsamettin Acar’ın yönettiği TV 5’teki “Spor Şurası” adlı programa çıkıyoruz. Yaklaşık 3 aydır, Ümit Aktan’la birlikte yorumlar yapıyoruz. Programın her hafta değişen birbirinden ünlü konukları var... Son konukları ise, Spor Müdürümüz Sadık Söztutan ile spor yazarı Fatih Doğan’dı. Her gelen spor yazarına Murat Genç adlı bir terzi, özenle bezenle, ölçü alarak, gömlek dikiyor... Hem de ne gömlek... Malum, “Babalar Günü” yaklaşıyor... Tel: (0212) 507 23 41
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT