BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > BİYOLOJİK SAATİN NE?

BİYOLOJİK SAATİN NE?

Kıymetli okuyucular, çevremizde her an birçok tabiat olayı meydana gelmektedir. Her birinin belli bir kanunu, zamanı olan bu gizemli sırları gelin birlikte keşfedelim...



Kıymetli okuyucular, çevremizde her an birçok tabiat olayı meydana gelmektedir. Her birinin belli bir kanunu, zamanı olan bu gizemli sırları gelin birlikte keşfedelim... Bu sayfamızdan aylardır çevre ve doğayla ilgili olağan gelişmeleri ve çeşitli sorunlarla güncel haberleri sizlere aktarmaya çalışıyorum. İsterseniz bu hafta tabiatta süregelen o müthiş döngüyle, Canlıların Zaman Ayarı “Biyolojik Saat”le biraz farklı diyarlara göç edelim... Özellikle çeşitli canlıların zamanı fizyolojik olarak ölçme yeteneğine “Biyolojik Saat” adını veriyoruz. Örneğin göçmen kuşların bahar aylarında göç için nesiller boyu düzenli olarak hareket etmeleri, üreme zamanlarını her yıl şaşmadan ayarlamaları, bu canlıların zamanı duyarlı bir şekilde ölçebilme yeteneklerinden kaynaklanır. Aynı şekilde, çeşitli bitkilerin tomurcuk oluşturma, çiçeklenme ve tohum bağlama zamanlarının da belirli tarihlerde gerçekleştirilmesi de benzer yetenekle açıklanabilir. BİLİM BU KONUDA NE DİYOR? Dünyamızın ve ayın hareketine, çekim gücüne bağlı olarak düzenli bir şekilde bazı tabiat olayları tekrarlanır. Gece ile gündüz, mevsimler, açık denizlerdeki gel-git olayları bunun tipik örnekleridir. Gerçekten kuşların belirli zamanlarda yumurtlamaları ve kuluçkaya yatmaları, ağaçların belirli zamanlarda tomurcuklanıp yapraklanmaları ve sonbahar gelince yapraklarını dökmeleri zamana göre ayarlanır. Bütün bu ve buna benzer değişiklikler tabiattaki ahenk ve düzenin göstergesidir. Diğer bir ifadeyle, canlılar kendi bünyelerindeki birçok özellik yardımıyla ekolojik şartlara uygun bir yaşam içinde bulunurlar. Canlılarda böyle bir etkinliğin varlığı onlarda fizyolojik olarak zamanı ölçme yeteneğinin geliştiğini ispatlar. Bu özellikler; çeşitli içgüdüsel dürtü ve etkinliklerle sıcağa-soğuğa duyarlı bazı enzimlerin aktif duruma geçerek, vücutlarındaki kimyasal değişimi harekete geçirmesi sonucu canlıyı yönlendirdiği bilimsel bir gerçektir. Yine bitkilerin çiçek açma, gelişme ve yaprak dökümü zamanını haber veren fizyolojik saatin, protein grubundan bir renk maddesi olduğu biliniyor. Bu maddeye “phytochrom” ismi veriliyor ve ışığın kalitesine, güneşin eksenine, sıcaklık gibi fiziksel şartların oluşması veya azalması sonucuna göre, bitkinin büyümesi, gelişmesi ve kışa hazırlanmasını kontrol ettiği uzmanlarca ifade ediliyor. BALİNALAR ZAMANI NASIL ÖLÇER? Canlıların zaman ile ilgili yapısını inceleyen ve “Kronobiyoloji” adı verilen bilim dalı sayesinde, gece ile gündüzün, mevsimlerin düzenli döngüsüyle ilgili olarak hayvanlarda görülen ritmik yaşam etkinliği üzerinde ilginç sonuçlar elde edilmiştir. Günümüzde tüm canlıların bedensel bir iç takvime sahip olduklarını artık biliyoruz. Denizlerdeki gezgin balıklar için de durum değişmiyor. Hatta, memeli türlerden olan balinalar, yunuslar ve foklar, “termoperiyodizm” denilen sıcaklık farklarına bağlı olarak mekan değiştirmekte ve “fotoperiyodizm” denilen ışıklı sürenin uzunluğuna göre daha uygun ortama sahip denizlere doğru yol almaktadır. Değerli okurlar, gördüğünüz gibi “Çevre Bilimleri” çok değişik multidisipliner konu başlıkları içermektedir. Yaradan’ın eseri bu sonsuz kainatta adeta bir zerre teşkil eden dünyamızda cereyan eden biyolojik ve fiziksel olayları yeri geldikçe sizlere sunmaya devam edeceğim. Hepinize sağlık dolu günler dileyerek, saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Çevre bilinci kabul görmeye başladı Samsun’da öğrenciler, “Çevre Günü”nde büyüklerin sahile attıkları çöpleri topladı. 1972 yılında İsveç’in Stockholm kentinde yapılan Birleşmiş Milletler Konferansı’nda çevre duyarlılığına dikkat çekmek amacıyla belirlenen Dünya Çevre Günü, dünyanın dört bir yanında Haziran ayının ikinci haftası boyunca kutlanıyor. Türkiye de bu heyecana ortak olmak için çeşitli etkinlikler düzenliyor. Fakat yıllardır diğer özel günler gibi Dünya Çevre Günü de sadece resmî kutlamalarla sınırlı kalıyordu. Son yıllarda biraz da küresel ısınmanın etkisiyle bu yılki etkinlikler doruğa çıktı. Okullardan belediyelere, ev hanımlarından Çevre ve Orman Bakanlığı’na kadar herkes çok aktifti, bir başka hevesliydi... Buradan çevreye olan duyarlılığınız ve bu sosyal sorumluluğa olan katkınız için hepinize teşekkür ederiz. Umudumuz güzel temiz gelecek günler ve nesiller... Denizli’de çöp toplama ekibi, kutlamaları bayram havasına çevirdi. KARTAL ve ŞAHİN özgürlüğe böyle uçtu Van’da avcılar tarafından vurulan ve yaralı olarak getirildikleri Yüzüncü Yıl Üniversitesi Hayvan Araştırma ve Uygulama Merkezinde tedavileri yapılan 1 kartal ve 2 şahin, Dünya Çevre Günü’nde doğaya bırakıldı. Daha önce de 2 akbaba, 1 kartal ve 3 şahinin iyileştirildiğini belirten yetkililer, bu tür yırtıcı kuşları avlamanın 6 bin 500 TL ile cezalandırıldığını hatırlattılar. Çatak ilçesinde Elmacı mevkisindeki dağlık arazide doğaya bırakılan kuşlar, kanat çırparak, gözden kayboldu. Gündüz çöp topladı gece sahneye çıktı Daha önce de çevreye olan duyarlılığını “Uyan” adlı parça ve klibiyle dile getiren Tarkan, konser için geldiği Elazığ’da Hazar Gölü kıyısında çöp topladı. Elazığ Atatürk Lisesi’ni de ziyaret ettikten sonra Hazar kıyısına geçen Tarkan, çöp toplamasına yardımcı olanlarla ödül olarak fotoğraf çektirme sözü verdi. Durum böyle olunca gönüllü çöp toplayıcıların sayısı birden çoğaldı! Burs ağaçları meyve verdi Adana’da dar gelirli öğrencilere üniversite öğrenimleri sırasında burs sağlamak amacıyla çok programlı lisenin atıl durumdaki 20 dönümlük arazisine kurulan “Burs Bahçesi” ilk meyvelerini verdi. Kozan ilçesine bağlı Bucak köyündeki okulda hasat edilen meyveler satılarak, 4 bin TL’lik burs geliri elde edildi. Lise Müdürü Ruhşi Gül, paranın fakir çocuklara verileceğini belirterek, kayısıyla birlikte zeytin ve harnup ağaçlarının da meyve vermesiyle gelirin 5’e katlanacağını söyledi. İşte Türkiye’nin en çevreci okulu Çevre ve Orman Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı’nın düzenlediği “en çevreci okul” yarışmasında, Türkiye 1’incisi Afyonkarahisar’ın İhsaniye ilçesindeki Ayazini İlköğretim Okulu oldu. Okul Müdürü Ethem Şahin, bir yıl boyunca yaptıkları çevre temizliğini projeye dönüştüren ve uygulayan öğrencilerinin, beldedeki sokak ve caddeleri, Frig Vadisini temizleyerek yarışmada ipi göğüslediğini söyledi. SİZDEN GELENLER Çocukluğumun bitkisini arıyorum > Reyhan Mahnuli / ALMANYA Merhaba Ediz Bey, bana “Galium Odoratum” hakkında bilgi verir misiniz? Almanya’da doğup büyüdüm. Eskiden bu bitkiden aromalar yapıp (bizde waldmeister derlerdi) şeker ya da içecek gibi gıda sektöründe satarlarmış. Ben çocuk iken bu tür aromalı şekerleme olsun dondurma olsun çok severdim. Eğer doğru ise Türkeye’de neden satılmıyor? Bana bu konuda yardımcı olursanız çok sevinirim. CEVAP: Değerli Reyhan Hanım, Galium Odoratum, Türkiye’de “Kokulu Yoğurtotu” ismiyle tanınmaktadır. Aromatik bir bitki olduğundan aktarlarda şifalı bitkilerden biri olarak bulunmakta ve halk sağlığında kullanılmaktadır. Selam ve sevgilerimle. ‘Çığlık Çığlığa Bir Sevda’ ne zaman vizyona giriyor? > Hale Ulaş / İSTANBUL Ediz Bey, değişik konularla çevreye ilgisi olsun olmasın birçok insana ışık tutuyorsunuz. Son filminiz “Çığlık Çığlığa Bir Sevda”yı sabırsızlıkla bekliyor ve ne zaman vizyona gireceğini merak ediyorum. Sinema kariyeriniz ve çevre ile ilgili kitaplar yazmayı düşündünüz mü? Dünya Çevre Günü’müz kutlu olsun! CEVAP: Kıymetli Hale Hanım, nazik görüşlerinize teşekkür ediyorum. Filmimiz inşallah yeni sezonda gösterime girecek. Ancak daha önce galası, temmuz ayında filmin çekildiği Alanya’da gerçekleştirilecek. Yönetmenimiz sevgili Ülkü Erakalın’ın hazırladığı tanıtımı seyredenler, beni arayarak çok beğenmiş olduklarını söylemekteler. Dilerim iltifat etmiyorlardır! Şu hususu belirtmeliyim ki, film çok titiz bir çalışmanın ürünüdür. Şansı açık olsun... Kitap yazmak için müsait zaman bulmam gerekiyor. Ancak, her gün birkaç aktivitenin içinde bulunuyorum. Belki daha sonra vakit elverdiği takdirde bu düşüncenizi gerçekleştirme imkanı bulabileceğim. Bakan Veysel Eroğlu’na teşekkür Sevgili okurlar, sizlerle buluşmamın 33’üncü haftasını tamamlamış bulunuyorum. Çeşitli çevre konularını bu haftalar zarfında sunmaya çalıştım. Geçtiğimiz hafta kutladığımız “5 Haziran 2009 Dünya Çevre Günü”nde, Çevre ve Orman Bakanımız Sayın Veysel Eroğlu gazetemizin gözbebeği olan “Yeşil Sayfa”yı, “Çevre Beratı” ile ödüllendirerek bizleri onurlandırdı. Değerli bir bilim insanı olan Sayın Eroğlu’na içten teşekkürlerimizi sunuyor ve ben de Ediz Hun olarak Türkiye Gazetesini bu alanda bir ilki gerçekleştirdiği için bütün kalbimle kutluyorum.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT