BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ahirette pişman olacaklar!

Ahirette pişman olacaklar!

İslam büyüklerinin örnek ahlâkından biri de, belâ ve musibetlere karşı çok sabırlı olmaları ve Allahü tealanın takdirine tam tabi olmaları idi.



İslam büyüklerinin örnek ahlâkından biri de, belâ ve musibetlere karşı çok sabırlı olmaları ve Allahü tealanın takdirine tam tabi olmaları idi. Onlar, “Belâlara sabretmeyen kimse, kendisini sabretmeye zorlasın” tavsiyesinde bulunurlardı. Çünkü hadîs-i şerifte, “Kim kendisini sabra zorlarsa, Allah onu sabretmeye muvaffak kılar” buyurulmuştur. Sabretmeyenler ahirette çok pişman olacaklardır. Yemek, uyumak, konuşmak ve evlilik gibi şeylerde sabredemiyenlere, kıyamet gününde melekler “Sabrettiğiniz şeylere mukabil selâm sizlere!..” (Er Rad sûresi, âyet: 24) demeyecektir. Bilâkis o gün onlar, bir üzüntü, tasa ve korku içinde bulunacaklardır. Meleklerin selâmladıkları kimseler, hüzün ve tasaları gitmiş; sevinç, sürur ve emniyet içinde olacaklardır. Abdullah bin Mesûd buyurdu ki: “Sıkıntı ve zarar veren durumlarda ve beis zamanında sabredenler” (el-Bakara, 177) meâlindeki âyet-i kerimenin “beis zamanı” kısmını, “fakirlik ve hastalık hallerinde” diye açıkladı. Ve onların ezalarına misliyle mukabeleyi terk etmeyen bir kimse, sabırlı sayılamaz. Sabrın en büyüğü ise, Allah’ın emir ve yasaklarına karşı gösterilen sabırdır. Ka’b’ül-Ahbar buyurdu ki: “İnsanların ezâsına sabretmeyen ve onların ezalarına misliyle mukabeleyi terk etmeyen bir kimse, sabırlı sayılamaz. Sabrın en büyüğü ise, Allah’ın emir ve yasaklarına karşı sabretmektir.” Fudayl bin İyâd buyurdu ki: “Allahü teâlâ mü’min kulunun üzerinde bir günah kalmayıncaya kadar onun üzerinden belâyı eksik etmez.” Hasan el-Basrî buyurdu ki: “Eğer fakirlik, hastalık ve ölüm olmasaydı âdemoğlunun kibrinin şiddetinden başı eğilmez olurdu. Bununla beraber yine o, Yüce Allah’a karşı gelmekten geri kalmaz.” Ebû Süleyman Darâni hazretleri bildirdi: “Mûsâ aleyhisselâm bir gün yırtıcı hayvanların parçalayıp karnını deştiği bir adama rastladı. Ve onu tanıdı, başı üzerinde durarak dedi ki: ‘Yâ Rabbî O sana muti’ idi. O halde bu gördüğüm nedir?’ Allah ona vahyetti ki: Ey Mûsâ! Bu kulum bana, ameli ile yükselemeyeceği bir derece istedi. Ben de kendisini istediği dereceye ulaştırmam için ona, bu musibeti verdim.” Tel: 0 212 - 454 38 21 www.mehmetoruc.com e-mail: mehmet.oruc@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT