BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Oğuz Sarvan’a mektup!

Oğuz Sarvan’a mektup!

Oğuz Hocam, bir Ayşe Arman görüşmesi insanı bu kadar mı değiştirir? Oldu olacak, MHK‘ya Ayşe Arman‘ı da alın bu iş tam olsun. Mesela, “Eşcinsellerden sorumlu kurul üyesi” olabilir. Hiçbir MHK üyesini, medyadaki hiçbir eleştiriyi acaba Ayşe Arman kadar dikkate aldınız mı şimdiye kadar?



Oğuz Hocam, bir Ayşe Arman görüşmesi insanı bu kadar mı değiştirir? Oldu olacak, MHK‘ya Ayşe Arman‘ı da alın bu iş tam olsun. Mesela, “Eşcinsellerden sorumlu kurul üyesi” olabilir. Hiçbir MHK üyesini, medyadaki hiçbir eleştiriyi acaba Ayşe Arman kadar dikkate aldınız mı şimdiye kadar? Bakın Hürriyet yazarı Ayşe Arman, Oğuz Sarvan‘a neler sormuş ve neleri kabul ettirmiş. Ayşe Arman eşcinsel hakemin klasmana çıkabilmesi için 33 yaş sınırını hatırlatıyor. Sarvan diyor ki, “33 yaş sınırı da Allah’ın emri bir şey değil. Önümüzdeki hafta başlamak üzere, hakem talimatlarıyla ilgili çok kapsamlı bir çalışma yapacağız. Evet bu talimat yapılınca, yaş sınırı kalkacak, başarılı olduğu takdirde önümüzdeki yıllarda yukarılara çıkma şansı var.” Ayşe Arman askerlik şartını hatırlatıyor. Sarvan ona da çözüm buluyor: “O da kalkacak büyük ihtimalle.” Ayşe Arman, böyle bir MHK Başkanı’nı bulmuşken, şu soruyu da soruyor: “Bu arada bütün eşcinseller hakem olmak için başvuracaklardı, vursunlar mı?” Sarvan: “Tabii müracaat etsinler, sorun değil...” Ben buradan Cemal Gemici başta olmak üzere sağlık sebebiyle askerlik yapmadığı için hakemliği ellerinden alınan herkese şunu tavsiye ediyorum: “MHK üyesinin kapısını çalmayın. Kimseye e-mail yazmayın. Derneğin kapısına gitmeyin. Beni sakın aramayın. İstikamet belli. Doğru Ayşe Arman’ın yanına!” Hatta eyy Bülent Demirlek, Vedat Yüksel, Cem Deda, Hakan Sivriservi, Oktay Demiray hakkınızı hep yanlış yerlerde aradınız! Ayşe Arman‘a gitseydiniz, kokartlarınız, hakemliğiniz devam ediyordu. TFF ve MHK, Hakem Derneği’ne bir genel başkan adayı bulamadı. Bence Ayşe Arman‘ı kaçırmayın! Türk hakemliği de siz de kurtulursunuz! Ateşten gömlek!.. 2009-10 futbol sezonu çok büyük hadiselere gebe. Tartışmasız ilk hedef hakemler ve MHK olacaktır! Nereden bu kanaate ulaştım? F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım‘ı şampiyonluktan başka hiçbir şey kesmeyecektir. Hiçbir kredisi kalmamıştır. Bıçak kemiğe dayanmıştır. 3 tane üst üste şampiyonluk sözü vermiştir. Başarısızlıkta hedefinin “direkt hakemler” olacağını, ligin başlamasına aylar varken yabancı hakem isteyerek net bir şekilde ortaya koymuştur. Hiçbir hakem hatasına minimum hoşgörüsü olmayacaktır. Aziz Yıldırım‘ın en ağır sözlerine herkes hazırlıklı olmalıdır. Gemileri yakmıştır! G.Saray Başkanı Adnan Polat zaten geçen sezondan öfkeli. Mart 2010’da kongreleri var. Rijkaard‘a iki sezon için 15 milyon TL para verdi. Hollandalı hoca, yıldız oyuncular... Şampiyonluktan başka hiçbir şey kendisini kesmeyecektir. Hakem hatasıyla kaybedilecek her puanda, en sert Adnan Polat sahne alacaktır. Vokalde Haldun Üstünel olacaktır. Bu iki başkanın camialarına karşı kredisi kalmamıştır. Limitler tükenmiştir. İkisi de aynı anda şampiyon olamayacağına göre, Allah hakem ve MHK’lara yardım etsin. Hata limitleri sıfır. Kaybedilen puanlarda doğru kararların da pek bir anlamı yok. Kemal Dinçer’i kaybetmeyin! Gözlemciler ve Temsilciler Kurulu’nun akıbeti bugünkü mali genel kurulda belli olacak. Gözlemciler ya hemen MHK’ya bağlanacak ya da 2010-11 sezonuna ertelenecek. O zaman da GTK’nın otoritesi şimdiden tüketilmiş olacak. Şu günlerde UEFA Hakem Konvansiyonu’na (UEFA Referee Convention) dahil olmayı çok istiyoruz. Bu, Türk hakemliğinin çok önemli bir meselesi kabul ediliyor. Sanırsınız ki, dahil olursak, huzura ereceğiz. Aziz Yıldırım, Adnan Polat, Yıldırım Demirören artık bağırmayacak! UEFA Hakem Konvansiyonu, gözlemcilerin MHK’ya bağlanmasını istiyormuş. Hatta şart koşuyormuş. Anlaşılan o ki, bunu Oğuz Sarvan ve Ahmet Güvener de çok istiyor. Balık hafızalıyız. 2004 haziranından önce yani GTK kurulmadan bu memlekette herkes şunu konuşurdu, yazardı, çizerdi: Gözlemciler, MHK’ya bağlı olmamalı. Gözlemcinin baskı altına alındığı, hür bir şekilde notunu veremediği fikri çok yaygındı ve haklıydı. O dönem bu konuda en çok yakınan Ahmet Güvener, Yüksel Okçuoğlu daha doğrusu Levent Bıçakçı federasyonuydu. Gözlemci ve hakemi ortak eğitim ve seminere almıyor musunuz? Alıyorsunuz! İş sadece tayine kalıyor. Demek ki MHK bu fanteziyi istiyor. Daha 10 gün önce Oğuz Sarvan, Süper Lig hakemlerinin bu sezon not ortalamasının 8.11 olduğunu söyledi. Herkese inandırıcı geldi. Niye? Kendisine bağlı olmayan bir kurulun değerlendirmesi olduğu için. MHK’ya bağlı olan bir gözlemci müessesesinin hiçbir notu benim için değer taşımaz! Anlam ifade etmez. Bu konuyu sabaha kadar herkesle tartışmaya hazırım. Efendim UEFA istiyormuş. Bu ülkenin kendine özgü şartları var. Bizde gözlemci notlarının MHK’ya nasıl yalakalık yapılarak verildiğinin örneklerini yazsam, yazı dizisi olur. (Hatta haftaya bu diziye tarih, stat, maç, hakem, gözlemci, MHK üyesi ismi vererek başlayabilirim.) Bizdeki yapıyı Larsen bilemez. Üstelik bu konvansiyon dediğiniz işe neden İngiltere, İspanya, İtalya dahil değil? Kemal Dinçer‘in her hafta 18 tane bilemedin 50 tane maça gözlemci atama egosunu isteyecek biri olmadığını herkes iyi biliyor. Kemal Dinçer, radikal işler yaptı. Çünkü beklentisi, gelecek kaygısı yoktu, mavi boncuk gibi işler kitabında yazmıyordu. Öyle bölge vardı ki, 13 olması gereken gözlemci sayısı 39’du. Kemal Dinçer neşteri vurdu. Benim tanıdığım Kemal Dinçer, G’si alınmış bir TK başkanlığı için Mahmut Özgener‘e şunu söyleyecektir, söylemelidir: “Bana GTK Başkanlığı teklif edilmişti. Kabul ettim. Şimdi görev değişiyor. TK Başkanlığı farklı bir görev. Teşekkür ederim.” Bu da Türk hakemliği ve gözlemciliği için bir kayıp olacaktır. Kemal Dinçer kaçırılmamalı ve küstürülmemeli. Kemal Dinçer ayrıldığı gün, Hasan Doğan döneminin çok önemli bir figürü daha bu federasyondan kopar. Kemal Dinçer‘i yakından tanıyan her meslektaşım, her hakem, her gözlemci kendisini takdir ediyor. (Buna, meşhur yemeğe kadar Muhittin Boşat da dahildi.) Tanımayanlar arkasından sallıyor olabilirler. Zaman zaman bu sütunlardan, ekrandan biz de eleştirdik. Sayın Özgener, Kemel Dinçer‘i kaybetmeyin! Birbuçuk yıllık bir birikimi oldu. Tam verimli zamanı. Daha fazla nasıl istifade ederiz, bunun yollarını deneyin. Benim tanıdığım ve bildiğim Oğuz Sarvan da gözlemcilerin kendisine bağlı olmasını istemez. Ama Ayşe Arman’ın bu yönde bir telkini olduysa, onu bilemem.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT