BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > SİNİRLİ DEĞİLİM DERTLİYİM

SİNİRLİ DEĞİLİM DERTLİYİM

Erdoğan: Ülke için hayırlı bir işe giriştiğimizde engelleniyoruz. Tepki gösterince de ‘başbakan sinirli’ diyorlar



> ANKARA Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Diyorlar ki ‘bak Başbakan sinirli’... Dertliyim ben dertli, sinirli değil...” dedi. Başbakan Erdoğan, NTV canlı yayınında Ankara Temsilcisi Murat Akgün’ün çeşitli konulardaki sorularını cevapladı. Başbakan Erdoğan, “Mayınların temizlenmesine ilişkin yasanın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından onaylanmayacağına ilişkin bir endişeniz var mı?” sorusu üzerine, “Böyle bir endişe taşımıyorum. Çünkü üzerinde çok çalıştık. Muhalefet sadece her zamanki karaya beyaz, beyaza kara deme mantığıyla hareket ederek buna karşı çıkmıştır. Şu yasanın içerisinde olmayan şeyleri konuşmuşlardır. Biz bu işi öncelikle silahlı kuvvetlerimize yaptırmak istedik. Silahlı kuvvetlere istedikleri ödeneği ayırdık. Ama daha sonra bunu yapamayacaklarını bize söylediler, çeşitli nedenlerle bize ifade ettiler, ödeneği bize geri iade ettiler. Bunun üzerine Maliye Bakanlığıyla bu işi yapma yoluna gittik” dedi. Erdoğan, Türkiye ile Suriye arasında 200 metre derinliğinde bir güvenlik sınırının yine mevcut olacağını anlatarak, “Onun dışında olan bölge mayınlardan temizlenmek suretiyle bu bölgede organik tarıma yönelik adımlar atılacak. Burada yer altı madenleriyle ilgili ‘bunları kime peşkeş çekeceksiniz’ diyorlar. Yer altı madenleriyle ilgili petrol zaten verilmiş. 1990’lı yıllardan itibaren buralar verilmiş, onlar orada çalışıyor. TPAO’nun orada araştırmaları var, Türk firmalarının araştırmaları var... Bizim bölgemizde petrol var. Bunu çıkaracak olanlar varsa biz bunlarla oturup anlaşmaz mıyız? Diyoruz ki ‘yüzde 50’si sizin, 50’si bizim...’ bu tür anlaşmalarımız var, bunlar yapılıyor. Şu anda Karadeniz’de de aynı şekilde çalışmalar var. Nerede ne kaynaklarımız var, bunları meydana çıkarmamız lazım” diye konuştu. BALTALAMAK DERDİNDELER “Ama bunların derdi bu değil” diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Derdi bu ülkede imkanlarımızı nasıl baltalayalım, nasıl engelleyelim, nasıl perdeleyelim. Hep dertleri bu... Yani bir yerde siz hayırlı bir işe giriyorsunuz. Bir yatırım yapacaksınız, bakıyorsunuz bu önünüze geliyor, ‘bu yabancı sermaye’... Yerlisi yapmıyorsa yabancı geliyor, yabancı yapsın. Küresel sermayeyi ülkemize çekmek kadar başarı olabilir mi? Kim olursa olsun. İşte İstanbul’da Galataport... Bakın 4 yıldan önceydi, oranın ihalesi yapıldı. Çeşitli yollardan maalesef bağırdılar, çağırdılar, medya da bu işe bulaştı. Ve Danıştay, o zaman yürütmeyi durdurma verdi. Şimdi yeniden hazırlık yapıyoruz. O ayrı mesele... Ama o zaman başlamış olsaydı, şu anda Tophane bugünkü haliyle olmayacaktı... Söyledikleri tek şey var... Gelip de burada binayı alıp götürüyor mu? Bina burada. Kimler çalışacak orada? Benim evladım, vatandaşım çalışacak. Bir taraftan ‘işsizlik’ diyoruz, bir taraftan ‘istihdam meydana getirelim’ diyoruz. Hizmet sektöründe meydana getirilen bu imkanı, nereden yakalarız. Bizim petrol kuyularımız yok. Biz ihracata dayalı bir ekonomiyi benimsemişiz, turizm gibi bir kaynağı elde edelim istiyoruz, geldiğimizde 10 milyar dolar dolayındaydı turizm gelirimiz, şimdi 22 milyar dolara çıktı. Ben böyle konuşunca, diyorlar ki ‘bak başbakan sinirli’. Dertliyim ben dertli, sinirli değil” diye konuştu. G.Doğu’da atılamayan adımlar atmayı başardık Terörle mücadele ve Kürt sorunuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Başbakan Erdoğan, “79 yıllık tarihe bakıldığında, bölgede kendilerinin yaptıkları yatırımın, kendilerinden önceki dönemle kıyaslanamayacağını, bu yatırımların her alanı kapsadığını belirtti. Erdoğan, “En son TRT 6 ile önemli bir adım atıldı. Dillerini öğrenme noktasında önemli adım atıldı, kursların açılması v.s.” dedi. “Kürt kökenli vatandaşımın meselesi, iktidarımın meselesi. Ama şu anda ‘Ben Kürt kökenli vatandaşlarımın temsilcisiyim’ diye ortaya çıkanlar acaba bu uğurda neler yaptılar? Bunu sormak lazım” diye konuşan Erdoğan, “DTP şunu yapmalı; iktidara bu konuda ben nasıl yardımcı olurum, gerek bölgeye hizmet götürmede, gerek Kürt kökenli vatandaşlarıma hizmet götürmede. Bunu düşünmesi lazım. Ama onlar bunu düşünmüyorlar. Onlar günlerini eylemler üzerinden nemalanmak suretiyle geçirmeye çalışıyorlar. Bir huzursuzluk ortamını tahrik etmek suretiyle geçirmeye çalışıyorlar. Büyükanıt açıklarsa ben de açıklarım Başbakan Erdoğan, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile Dolmabahçe’de yaptığı görüşmeye ilişkin CHP Konya Milletvekili Atilla Kart’ın TBMM’ye verdiği soru önergesi hatırlatılarak, “Soru önergesine cevabınız detaylı mı olacak?” sorusu üzerine, “Genelkurmay Başkanı ile Başbakan bir araya gelmişiz. Bir mahrem görüşme yapıyoruz. Bunları açıklamaya mecbur muyuz? Konuşulanlar benimle mezara gider. İnanıyorum ki Sayın Büyükanıt da böyle düşünüyor. Sayın Büyükanıt’ın böyle bir şey yapacağına ihtimal vermiyorum, açıklamaya kalkarsa o zaman ben de tabii yaptığımız görüşmeyle ilgili şeyleri açıklarım. Ama, ben böyle bir şeye ihtimal vermiyorum. İkili bir görüşmemizdir, özeldir.” Yakın çevresinden biriyle bu görüşmede konuşulanları paylaşıp paylaşmadığı sorusuna da Erdoğan, “Asla” cevabını verdi. Hidayet’i başarısından dolayı telefonla kutladı Hidayet Türkoğlu’nun NBA’de gösterdiği başarıyı değerlendiren Başbakan Erdoğan, Hidayetin, Türkiye’yi tanıtım noktasında büyük bir rol üstlendiğini hatırlatarak, “Hidayet ile ilgili orada dolarların bile çıkarılıp reklamda kullanılmış olması çok önemli. Bundan dolayı kendisine sevgilerimi gönderiyorum. Kendisiyle gurur duyuyoruz. Tabii Mehmet Okur’un da aynı şekilde başarıları var. Hidayet, özellikle son final maçlarında çok büyük bir performans gösteriyor. Sadece attığı basketlerle değil, asistde de başarıları var. Onun için kendisini kutluyorum” dedi. Öte yandan dün akşam Orlando Magic’in oyuncusu Hidayet Türkoğlu’nu telefonla arayıp başarı dileyen Erdoğan, “Şampiyon olacağınıza inanıyorum” dedi. Sarkozy mutlaka pişman olacak Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin Türkiye’nin AB üyeliğine karşı olan tutumunu eleştiren Başbakan Erdoğan, “Türkiye küçük, sıradan bir ülke değil. Türkiye, NATO’nun, OECD’nin üyesi. NATO’nun en güçlü ülkelerinden birisi. Sen Türkiye’yi nasıl yok farz edersin? Kalkıyorsun, 500 bin, 600 bin nüfusu olan, 1 milyon nüfusu olanlar, AB’ye girebilir, kalkıp da 71.5 milyon nüfusu olan Türkiye girerse acaba ne olur? Şimdi gündeme gelen bu, tartıştıkları konu bu. Bütün bunlara rağmen, AB içerisinde Türkiye dostları ülkeler de var. Sayın Sarkozy, yaptıklarından er ya da geç pişman olacaktır” dedi. Kasamıza kayıt dışı girmedi Başbakan Erdoğan, “RTÜK Başkanı Zahid Akman’a yönelik eleştirilerden ötürü şahsınızın, partinizin, hükümetinizin yıprandığını düşünüyor musunuz?” sorusu üzerine şunları söyledi: “Zahit Bey’e yapılan eleştiriler Zahit Bey’le alakalı konulardır. Benim partimle alakalı değil. Zahit Bey üzerinden partimi vurmaya çalışmak namertliktir. Çünkü partimin kasasına hiçbir zaman kayıt dışı para girmemiştir” dedi. Erdoğan, Bülent Arınç’ın Akman’ın istifa etmesi gerektiğine yönelik sözlerinin hatırlatılması üzerine de “O onun kişisel kanaatidir. Hükümetimizin, başta şahsımın kanaati değildir” Türkiye IMF’ye mecbur değil Türkiye’nin, IMF ile yürüttüğü görüşmelerin ne zaman sonuçlanacağına yönelik soru üzerine Erdoğan, “Biz buna mecbur değiliz ki IMF olmazsa biz ölecek miyiz? Hiç öyle bir derdimiz yok” dedi. IMF’in Türkiye ile beraber çalışıp çalışmayacağını açıkça söylemesi gerektiğini söyleyen Erdoğan, “İcabında gerekirse deriz ki ‘Kardeşim kusura bakma mademki olmuyor bu iş, hayırlı olsun’. Bunu da diyebiliriz. Türkiye’de bu güç var” dedi. Brezilya’nın dediği gibi Türkiye’nin de bunu diyebileceğini ifade eden Erdoğan, “Ama bizi bu noktaya getirmeyin” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT