BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İnsana en zor gelen huy!

İnsana en zor gelen huy!

Abdullah-i Ensârî hazretleri buyurdu ki: “Sabır; nefsi istenilmeyen bir şeyden, dili şikâyetten alıkoymaktır.



Abdullah-i Ensârî hazretleri buyurdu ki: “Sabır; nefsi istenilmeyen bir şeyden, dili şikâyetten alıkoymaktır. Sabır, insanlara en zor gelen huylardandır. Sabır üç derecedir. Birincisi, Allahü teâlânın va’d (ni’met vereceğine söz vermek; ve va’dini (azâb edeceğini) düşünerek, imân üzere kalmak. Cezadan dolayı günah işlemekten kaçınmaktır. İkincisi, ibâdete ihlâs ile ve şartlarını yerine getirerek devam etmeye sabır etmektir. Üçüncüsü, belâlara sabretmek ki, böylece sıkıntılara verilecek sevâbları ve rûhun sıkıntılarına verilecek mükâfatı düşünerek sabretmektir.” Hayr-ı Nessâc buyurdu ki: “Belâlara sabır, yiğit kişilerin, Allahtan gelen her şeye rızâ göstermek ise, kerem sahiplerinin (evliyânın) ahlâkıdır.” Şakik-i Belhi hazretleri buyurdu ki: “Sıkıntıya sabrın mükafatını bilen, sıkıntılardan kurtulmaya heves bile etmez”. Sıkıntılara karşılık verilecek nimetleri hatırlayarak, sıkıntı hafifletilebilir. Nitekim Allahü teâlâyı sevenler, birçok acılara katlanmışlar, hatta o acıları duymamışlar bile. Sırri-yi Sekati hazretleri buyurdu ki: “Allahü teâlâyı seven, Ondan gelen belaların acısını hiç duymaz. Bir değil, yetmiş kılıç darbesi alsa yine duymaz” Nitekim, Mısır halkı günlerce yemeden içmeden Yusuf aleyhisselamın güzelliğine bakakaldılar. Onun güzel yüzüne bakmakla açlıklarını unuturlardı. Bundan daha önemlisi de Mısır’ın ileri gelen kadınları, Hz. Yusuf’un güzel cemaline bakarak, ellerini kestiler, fakat acısını duymadılar. (Yusuf suresi 31) Abdullah bin Mübârek hazretleri buyurdu ki: “Musîbet birdir, kişi, feryat eder, ağlar, sızlarsa, iki olur. Biri musîbet, diğeri sevâbın gitmesi. Bu musîbet öncekinden daha büyüktür. Sabredenlerin karşılığı ise hesapsızdır. Yâni sabredenlere verilen sevâbın miktarını Allahü teâlâdan başkası bilmez.” Abdullah-i Antâkî şöyle anlattı: “Zühd, dört şeyden ibârettir: 1- İşleri Allâhü teâlâya bırakmak, 2- İnsanlardan uzak kalmak, 3- İhlâs (her şeyi Allah rızâsı için yapmak), 4- Sıkıntı ve musibetlere sabretmek.” Ebû Türâb Nahşebî de şöyle anlattı: “Birisi Hâtim-i Esâm’a gelerek, zühdün evveli, ortası ve sonunun ne olduğunu sordu. “Zühdün evveli Allâhü teâlâya güvenmek, ortası ihlâs ve sonu sabırdır” buyurdu. Tel: 0 212 - 454 38 21 www.mehmetoruc.com e-mail: mehmet.oruc@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT