BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ehliyet ruhsat

Ehliyet ruhsat

Şu sıralar, bir yanda Türküm Doğruyum andı, bir yanda tam gün mecburiyeti dolayısıyla hekimlerin Hipokrat andı tartışılıyor. Ya milletvekili andı? Bir de yeni çıktı, Harvard İşletme Okulundaki mezunların imzaladıkları MBA andı var.



Şu sıralar, bir yanda Türküm Doğruyum andı, bir yanda tam gün mecburiyeti dolayısıyla hekimlerin Hipokrat andı tartışılıyor. Ya milletvekili andı? Bir de yeni çıktı, Harvard İşletme Okulundaki mezunların imzaladıkları MBA andı var. Bizim İşletme İktisadı Enstitüsü’nün mezuniyet törenlerinde bir “İşletmecilik Andı” da seremoninin bir parçası olarak yıllardır hep birlikte haykırılır. Saymaya kalksak bunun gibi, sonu “and içerim”le biten daha başka ne laflar vardır, kimbilir? Araba kullanmak için bile bir ehliyetin şart olduğu bu dünyada, hadsiz hesapsız varlıkların kendilerine emanet edildiği profesyonel işletme tepe yöneticilerinin bu işe ehil olduklarını denetleyen, belgeleyen, lisans veya ehliyet veren bir kurum, kuruluş, bir organ mevcut değildir. Herkes, sorgusuz sualsiz, bir yolunu bulup işletmelere, işletmelerin bütün varlıklarına hükmedebilir. And filan içmezler. Hükümetler bile, filancayı CEO yapmayacaksınız diyemez. Elbette, kariyer yolunda birtakım ayıklamalar ve denetim mekanizmaları, hatta denetleyenleri denetleyen organlar, meslek organları, sertifikalar filan vardır. Ama hiçbir özel işletmenin tepe yöneticisine, patronuna “ehliyet-ruhsat” sorulmaz. Hâlbuki kendi parası bile olsa, bu patron ve yöneticiler bir şekilde millî servetimizi kullanmaktadırlar. Her türlüsüyle, bütün değerlerimizin doğru yönetilmesi, israf edilmemesi, insanlık hayrına kullanılması gerekir. Gelin görün ki, insanlık tarihi bir bakıma yanlışlar ve yolsuzluklar tarihi gibidir. İnsanlar lafta düzgün, iş ve harekette yamuk olabiliyor. Pazarlamacılar iyi bilir. Müşteriler ne istediğini bilmezler. Bilseler söylemezler. Bazen söylemeyi beceremezler. Söyleseler de, söyleyebilseler de, söylediklerini yapmazlar, yapamazlar. Hangi meslekte olursa olsun, and içenler de her zaman içtikleri gibi yaşamazlar. Yaşamak isteseler de yapamazlar. Andlar ya unutulur veya unutturulur. Âyinesi iştir kişinin andına bakılmaz. Bahanesi çoktur kişinin andlara takılmaz. Bakalım bunca and’dan sonra işler rayına girecek mi? Pazarola, Hayrola! (Pazarola, pazartesi günleri yayınlanır.)
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT