BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Maçın skoru önceden belli, sayın abim!

Maçın skoru önceden belli, sayın abim!

Bir toplantıda selamlaşıyoruz. Şaka ile karışık, sızlanıyor: -Hocam, bir teselli ver! Kredileri yenileyemedik, cepten yemeye başladık.



Bir toplantıda selamlaşıyoruz. Şaka ile karışık, sızlanıyor: -Hocam, bir teselli ver! Kredileri yenileyemedik, cepten yemeye başladık. Sanayici Ahmet Bey, ithal girdi kullanarak iç piyasaya üretim yapan, ayrıca ihracatı da olan dinamik bir müteşebbis. Haliyle, küresel resesyondan etkilenmiş. Sıkıntısı, özetle şöyle: -İç pazara yönelik üretimi, yüzde 40 azalmış. Kurdaki artış ve dalgalanma, maliyetlerini tırmandırmış. Ekim 2008’den bu yana, ihracatı durma noktasına gelmiş. -2004-2007 döneminde, döviz kredisi kullanmış. 1994 ve 2001 krizlerinde kazandığı tecrübeler dolayısıyla, bu sefer pek fazla problem yaşamamış. Kredilerini kapatmış. Dertleri bunlarla sınırlı değil elbette. Sanayicinin klasik şikayetlerinden olan, yüksek enerji ve istihdam maliyetlerini de âdet olduğu üzere dile getiriyor. *** Eğri oturalım, doğru konuşalım. Ekonomide bozulma, “âni ve hızlı“; düzelme, “nazlı ve tedrici” oluyor. Hiç kimse, yakın bir gelecekte, ekonomiye ilişkin harika ve her derde deva çözümler beklemesin. Daha önce de belirttiğimiz gibi, küresel resesyonla birlikte “dış ticaret, portföy ve kredi” kanallarından kaynaklanan olumsuzluklar, ekonomiyi bir süre daha silkelemeye devam edecek. İç ve dış talepteki daralma, başta sanayi olmak üzere bir dizi sektörde, azalarak da olsa etkisini sürdürecek. Paket mi? Ahmet Bey, küresel krizin etkilerini yumuşatmayı ve ekonomiyi canlandırmayı hedefleyen son paketi beğenmemiş; yeni bir paket istiyor. Nasıl mı? Onun rüyalarını süsleyen paket, her türlü suistimale açık, son derece kaypak bir sigorta poliçesini çağrıştırıyor. Kur ve kredi garantisi de dahil olmak üzere, riskin tamamını Ankara’ya fatura ediyor. Bir başka deyişle, “yazı” da onun olmalı, “tura” da.. Anlaşılan, geçmişin bazı uygulamaları, Ahmet Bey’de bağımlılık yapmış. *** Sohbeti koyulaştırınca, başlıyorum takılmaya: -Böyle piyasa ekonomisi olur mu, sayın abim? Maçın skoru önceden belli, sayın abim! Bıyık altından gülüyor: -Neden olmasın, be hocam? Biz neler görmüşüz, bu memlekette! Haksız mı, yahu?
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT