BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Korkak adımlarla çocuklara yaklaştı

Korkak adımlarla çocuklara yaklaştı

Hakan küçücük bedeninden beklenmeyen bir çeviklikle hızlı hızlı yürüyordu. Bir an önce evinin bulunduğu yerden uzaklaşmaya çalışıyor, babasının kendisini yakalamasından korkarak sık sık arkasına bakarak bir an önce uzaklaşmak için çabalıyordu. Tanımadığı bir aileye verilmek onun küçük beyninde son derece ürkütücü bir şeydi.



Hakan küçücük bedeninden beklenmeyen bir çeviklikle hızlı hızlı yürüyordu. Bir an önce evinin bulunduğu yerden uzaklaşmaya çalışıyor, babasının kendisini yakalamasından korkarak sık sık arkasına bakarak bir an önce uzaklaşmak için çabalıyordu. Tanımadığı bir aileye verilmek onun küçük beyninde son derece ürkütücü bir şeydi. Çelimsiz bedeni bu denli yorucu bir yürüyüşe artık isyan etmeye başladığı zaman bir evin basamağına oturdu Nefes nefeseydi. Nereye gittiğini bilmiyordu. Korkuyla dinlendikten sonra tekrar hızlı adımlarla yürümeye devam etti. Açık bir araziye geldiği zaman etrafına bakındı. Şehrin kalabalıklığından uzaklaşmıştı. Kendini emniyette hissetti bir anda. Rahatlamıştı. Oysa geldiği yer Topkapı surlarının altındaki bölgeydi. Bir taşın üzerine oturduğu sırada az ötesindeki ağacın altında uyuyan kendi gibi üç küçük çocuğu gördü. Çocuklardan biri gözlerini Hakan’a dikmişti. Hakan dudaklarını yalayarak baktı küçük çocuğa. Çocuk en fazla yedi yaşlarındaydı. Diğerlerini uyandırdı bakışlarını Hakan’dan ayırmadan. Uyanan diğer çocuklar da meraklı gözlerle süzmeye başladılar onu. Nihayet içlerinden en büyüğü yerinden kalkıp Hakan’ın yanına yaklaştı: - Adın ne senin? Hakan yutkundu: - Hakan... - Nereden geliyorsun? Omuzlarını kaldırdı küçük çocuk. Bilmiyordu. - Anan baban yok mu senin? Korkuyla başını iki yana salladı: - Yok... - Gel... Bizim yanımızda dur... Hakan korkak adımlarla çocuklara yaklaştı. Onların yanına oturdu. Hepsinin yüzü kir pas içindeydi. Birisi yanındaki kese kâğıdının içinden bir parça simit çıkartıp uzattı Hakan’a: - Al ye ufaklık... Küçük çocuğun karnı açtı. Teklifi tekrarlatmadan aldı simidi. Bir lokma ısırdı. Biraz sonra dördü birbirlerine sokulup yeniden uyumaya başladılar. Ama uzun sürmedi. On sekiz yaşlarında bir delikanlı onların yanına yaklaştı ve ayakkabısının ucuyla hepsini, dürttü: - Kalkın bakalım ufaklıklar, reis sizi yanına istiyor. Yürüyün... Hakan’ı görünce garip bir ifade belirdi yüzünde: - Bu da kim? Nereden çıktı bu? Çocuklardan büyük olanı atıldı: - Yeni arkadaşımız. O da bizimle gelecek! > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT