BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > GÜL DİYARI ISPARTA

GÜL DİYARI ISPARTA

Türkiye’nin gül kokulu kenti Isparta, dünya gül ve gülyağı piyasasını elinde bulunduruyor. İlde Gülbirlik’e ve özel kuruluşlara ait 5’i büyük olmak üzere toplam 15 adet gül yağı fabrikası bulunuyor.



Memleketten HABER VAR - Behçet FAKİHOĞLU - 55 Isparta, Gülşehri, güllerle bezenmiş. Sokakları, parkları, tarlaları ve kırları güllerle kaplı; her taraf gül kokuyor. Gül Vadisi olarak da bilinen, Bulgaristan’ın Kazanlık şehrinden başlar, gül maceramız. 1870 yılından sonra Bulgaristan’dan Anadolu’nun çeşitli yerlerine gelen göçlerle güllerin de getirildiği, bazı yerlerde yetiştirildiği söylenir ama istenen netice alınmaz. 1888’de Hariciye görevlisi veya asker olarak Bulgaristan’a giden Müftizade İsmail Efendi, Kazanlık şehrinin doğup büyüdüğü Isparta’ya çok benzediğini görür. Gül ve gülyağı üretimini öğrenir. Sonra da koruma altında tutulan Gül Vadisi’nden, tek gül çeliğini alarak, üzerinde saklar, görevinin de verdiği avantajla Isparta’ya getirir. Getirdiği bir adet gül çeliğini Isparta’nın Hacı Ayvaz, (1935’den sonra Gülcü) Mahallesindeki evinde önce üretir sonra 30 dönümlük arazisinde gülcülüğe başlar. Isparta’da gülcülüğü başlatan kişi olarak bilinir. (Yrd. Doç. Dr. Muammer Göçmen, yaptığı araştırmaya göre, Gülcülük ve buna bağlı olarak gülyağı çıkarılması işini Isparta’ya getiren ilk kişinin İsmail Efendi olmadığını, bundan 6-8 yıl önce İslamköylü İzzet Ağa’nın kendi köyünde gül yetiştirdiğini, bakır kazanlar kurarak gülyağı elde ettiğini belirtmektedir. Göçmen’in iddiasına göre, İzzet Ağa, deve kervanları olan ve Balkanlar, Orta Doğu dahil çeşitli coğrafyalarda ticaret yapan varlıklı ve bilge bir kişi idi. Bu sayede gülcülüğü ve gülyağını Isparta’da başlatmış, bu yaptığı faydalı işin mükafatı olarak da kendisine İl İdare Heyeti’nde görev verilmiştir.) Bu şekilde başlayan gülcülük, Isparta civarındaki illere de yayılır. Birinci Dünya savaşından önce gül yağlarımız Avrupa ve Amerika piyasalarında çok aranmakta idi ancak savaş yıllarında ekim alanlarımız azalır. “İktisat Vekaleti” tarafından 1935 yılında modern gülyağı fabrikası kurulur. Isparta’nın yağ gülü (Rose Damescana) ürününü değerlendiren Gülbirlik, 1954 yılında 9 kurucu birim kooperatifinin oluşturduğu Kooperatifler Birliği olarak kurulur. Isparta, İslamköy ve Güneykent yerleşim merkezlerine gülyağı fabrikaları açılır. Köy tipi gül yağı imbikleri ortadan kalkıp fabrikalarda daha kaliteli gülyağı üretimi başlar, dünya piyasalarında gül yağlarımız aranır. FİYATLARI GÜLBİRLİK BELİRLİYOR Isparta, gül yağı ve gül ürünlerinin başkenti. İlde Gülbirlik’e ve özel kuruluşlara ait, 5 adedi büyük olmak üzere toplam 15 adet gül yağı fabrikası bulunmaktadır. Gülbirlik’in halen 6 birim kooperatifi, 8600 üretici ortağı, 4 ayrı yerde kurulu gülyağı tesisleri mevcut. Gülbirlik, Dünya standartlarına uygun gülyağı ve gül konkreti üretimini gerçekleştiren, Türkiye’nin ve dünyanın bu alanda en büyük üretici ve ihracatçı kuruluşudur. Gül ve gülyağının dünya piyasalarındaki fiyatı bu kuruluş tarafından belirlenir. Halen dünya parfüm ve kozmetik sanayinin önde gelen kuruluşlarının gülyağı ve gül konkreti ihtiyaçlarını karşılayan Gülbirlik, kozmetik üretimine de başlamıştır. Gülbirlik’in kozmetik işine daha da önem vereceğini, bu alanda üniversitelerle iş birliği yapıldığını, AR-GE kurulduğunu söyleyen Genel Müdür Mehmet Pehlivan, dışarıya her yıl milyarlarca dolarlık paranın kozmetik ürünlere gittiğini, vatandaşların bizim kaliteli ürünlerimizi tercih etmesini istediklerini belirtti. “Sadece çiftçimize dayanan ve kazancını onlarla paylaşan bir kuruluş olarak Gülbirlik, daha da güçlendirilmeli ve desteklenmeli” diyen Genel Müdür Pehlivan, bunun Türk ekonomisi için büyük önem kazanacağını ifade ediyor. GÜLCÜLÜK MEŞAKKATLİ BİR İŞ Gül üreticilerinin problemlerini yerinde görmek için, Isparta’nın yakın köyü, Yakaören’e gidiyoruz. Köy kahvesinde hem çaylarımızı içiyor, hem de Eski Muhtarlar Nuri Başer ile Ali Doğan ve Halit Sinop’u dinliyoruz. Gülcülük meşakkatli bir iş, beklediklerini alamayan üreticiler de dertli. Gül sezonu çok kısa, mayıs ortalarında başlar, haziran sonunda biter. Ama sonbahardan itibaren gül ağacının bakımı başlar. Temizlenir, sürülür, kışın gübrelenir, ilkbaharda tekrar sürülür, budanır, toplanmadan önce tekrar ilaçlanır, toplama bitince de kırmızı örümcek için ilaçlama yapılır... İlaç, gübre ve diğer masraflar fazla. Gülbirliğin, gül fiyatlarını düşük tutarak kendilerini zarara uğrattığını söylüyorlar. 1986 yılında kuzu etinin kilosu 900 lira iken, güle bin lira veriliyordu. Şimdi kuzu eti 15 binden az değil, güle verilen fiyat ise 2 bin lira civarında fiyat veriliyormuş. İşçilik ücretleri katlanmış, girdiler çok artmış, gül hakkettiği fiyatı alamamış. Bu yüzden de, gittikçe gül tarlaları kiraza dönüştürülüyormuş... GÜL SABAH ERKENDEN TOPLANIR Gül çok nazik bir bitkidir. Toplama işi sabahın 4’ünde başlar, 9 civarında biter. Güneş sıcaklığı hissedilmeden toplama işinin bitirilmesi gerekir. Hergün erkenden açılmış bütün güller toplanır, ertesi gün yeni tomurcuklar açar, onlar da toplanır. 1.5 ay boyunca her sabah bu toplama işi devam eder ve toplanan gül aynı gün fabrikaya verilerek işlenir. Dikeni batmadan gülü toplamak maharet ister... MALİYETİ YÜKSEK İlaç ve gübre fiyatlarının yüksek olduğunu belirten üreticiler, buna rağmen gül fiyatlarının düşüklüğünden duydukları sıkıntıyı dile getirdi. NASIL DEĞERLENDİRİLİYOR? Gülyağı Parfüm ve kozmetik sanayinin en önemli ve pahalı hammaddelerinden olan gülyağı, pembe yağ güllerinin buharlı distilasyon yöntemiyle kaynatılmasıyla üretilir. Dünya standartlarına uygun kalitede gülyağı, deniz seviyesinden 1050 metre ve daha fazla yükseklikte yer alan, Isparta ve yöresinde yetiştirilen güllerden elde edilir. Gülyağı, içine katılan her kokuyu bünyesinde taşıyan tek yağ olduğu için, kozmetik sanayi için vazgeçilmezdir. 3-4 ton gül çiçeğinden 1 kg. gülyağı elde edilebiliyor. Yılda 750 kg. ile 1 ton arasında gülyağı elde edilirken (Gülbirlik), bunun yüzde 99’u ihraç edilmektedir. Gülsuyu Gülyağı üretimi esnasında elde edilen yağlı suyun (mayanın) bire bir oranında damıtılmış, saf temiz ve sıcak su ile karıştırılması sonucunda elde edilen gül kokulu naturel sudur. Naturel olarak üretilen gülsuları defalarca filtreden geçirilerek, şişelere dolumu yapılır ve ambalajlanıp satışa sunulmaktadır. Gülsularının naturel olması, zararlı madde ihtiva etmemesi nedeniyle bazı yiyecek maddeleri ve tatlılarda aroma olarak; cildi besleyici ve dokuları gerginleştirici özelliği sebebiyle vücut ve makyaj temizliğinde kullanılmaktadır. Kozmetikler 2002’de Rosense markasıyla kozmetik sanayine girilmiş, 36 çeşit, 120 kalem kozmetik, gıda, kişisel bakım vb. ürünler üretilmektedir. Ürünler modern kalite kontrol laboratuarlarında kalite ve sağlık kontrollerinden geçirildikten sonra piyasaya sunulmaktadır. Elma, kiraz ve nohutta iddialı Isparta’nın ekonomisi büyük ölçüde tarıma dayanmaktadır. Isparta, aynı zamanda elma ve kiraz üretiminde de önemli bir yere sahip. Türkiye’nin elma üretiminin dörtte biri bu ilimizde yapılıyor. Özellikle Eğirdir Gölü’nün etkilediği alanlarda üretilen elmalar aromaları ve lezzetleriyle dünya çapında ün yapmış. Eğirdir, Gelendost, Senirkent, Uluburlu gibi ilçelerde elmacılık çok gelişmiş. Ayrıca Isparta dünyada hatırı sayılır bir kekik üreticisi. Türkiye, dünyada kekik ihraç eden en önemli ülkelerden birisi. Dünya kekik ticaretinin % 50’si Türkiye’nin elinde. Bu ihracatın önemli bir kısmı (%15-20) Isparta yöresinden ve özellikle Sütçüler civarından toplanan kekiklerden karşılanıyor. Eskiden çiftçilerimizin, modern bahçeleri görmek için bazı Avrupa ülkelerine gittiklerini, şimdi ise böyle bahçeleri görmek için Isparta’ya geldiklerini söyleyen Isparta Ticaret Borsası Başkanı Ahmet Adar, soğuk hava deposu kapasitesi bakımından Türkiye’de ikinci olduklarını söylüyor. Elma ve kirazda çok iddialı olduklarını, ürünlerinin çoğunun ihraç edildiğini anlatan Borsa Başkanı Adar, bundan sonra markalaşmaya önem vereceklerini ifade ediyor. Kayısı ve üzümde de iddialı olduklarını belirten Ahmet Adar, nohut üretiminde Nevşehir’den sonra geldiklerini, bu üründe de Türkiye ikincisi olduklarını söylüyor. Un ve unlu mamuller, meşrubat, meyve suyu ve konsantresi ile ilgili sanayi kuruluşları dikkat çekmektedir. Süt ve süt ürünlerinde önemli noktalarda bulunduklarını, organize hayvancılık ve tarım bölgelerinin kurulmasına çalışacaklarını açıklayan Borsa Başkanı Adar, son teşvik kararıyla Isparta’ya haksızlık yapıldığını söyleyerek, bunun düzeltilmesini istiyor. Bölgenin eğitim ve sağlık merkezi Isparta, bölgenin eğitim ve sağlık merkezi olma yönünde önemli adımlar atmış. Süleyman Demirel Üniversitemize bağlı 12 fakülte, 4 enstitü, 2 yüksek okul ve 14 meslek yüksek okulu bulunmaktadır. Bu öğrenim birimlerimizde yaklaşık 40.000 öğrenci öğrenim görmektedir. Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi, Onkoloji Hastanesi, Kalp ve Damar Hastalıkları Hastanesi, Diş Hekimliği Fakültesi ve başka birçok sağlık tesisi bulunan Isparta, Vali Ali Haydar Öner’in tabiriyle, bölgenin sağlık merkezi konumunda.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 97734
    % -1.27
  • 5.5642
    % 0.02
  • 6.4004
    % -0.26
  • 7.2669
    % -0.7
  • 219.085
    % -0.14
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT