BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Günah işlememeye sabır

Günah işlememeye sabır

İmam-ı Gazali hazretleri, günah işlememekte sabrın önemini şöyle bildirmektedir: Kulun günahlara karşı sabretmeye çok fazla ihtiyacı vardır. Günahlara karşı sabretmenin en zoru, alışık olduğu günahlardan sabretmektir; zira bunlar artık o kimsenin tabiatı haline dönüşmüştür. Ne zaman buna şehvet de eklenirse, o zaman şeytanın ordularından iki ordu birleşmiş olur ki, buna karşı durmak neredeyse imkansız hale gelir. Eğer o fiil yapılması kolay olan şeylerden ise, bundan kurtulmak çok daha zorlaşır. Kişinin kendini övmesi, riyakarlık yapması, yalan söylemesi ve gıybet etmesi gibi.



İmam-ı Gazali hazretleri, günah işlememekte sabrın önemini şöyle bildirmektedir: Kulun günahlara karşı sabretmeye çok fazla ihtiyacı vardır. Günahlara karşı sabretmenin en zoru, alışık olduğu günahlardan sabretmektir; zira bunlar artık o kimsenin tabiatı haline dönüşmüştür. Ne zaman buna şehvet de eklenirse, o zaman şeytanın ordularından iki ordu birleşmiş olur ki, buna karşı durmak neredeyse imkansız hale gelir. Eğer o fiil yapılması kolay olan şeylerden ise, bundan kurtulmak çok daha zorlaşır. Kişinin kendini övmesi, riyakarlık yapması, yalan söylemesi ve gıybet etmesi gibi. Burada nefsin hoşuna giden iki şey var. Biri; başkasını uzaklaştırmak, diğeri ise kendini ispatlamaktır! Bu zamanla kişiyi ilahlık davasına kadar götürür. Bu iki şeyin bir araya gelmesi, dilin hareket etmesinin kolaylığı ve bu tür konuşmalar sıradan hal aldığında bunlara karşı sabretmek gerçekten çok zordur. Halbuki bunlar insanı helâk eden şeylerin en büyükleridir. Hatta bunları hor görmek ve çirkin telâkki etmek, fazlasıyla tekrar edildiğinden ve herkesin alışık olduğundan, neredeyse bunlar meşru işler halini alır. İnsan ipekli giydiği için, içki içtiği için fazlasıyla kınanır. Fakat bütün gün boyunca halkın aleyhinde dedikodu yapar ve nedense hiç kınanmaz. Halbuki, ‘Gıybet, zinadan daha şiddetlidir’. Kim görüşmelerde, konuşmalarda diline hâkim olmazsa ve bu tür mahzurlu konuşmaları yapmaya karşı sabretmezse, böyle bir kimseye uzlete çekilmek ve tek başına yaşamak farz olur. Çünkü böyle bir kimseyi ancak uzlete çekilmek kurtarır. Bu bakımdan halkla iç içe olduğu halde susmaya sabretmek, uzlete çekilmekten daha zordur. Günahların çeşitlerinde sabrın şiddeti, o günahı işleme ortamının kuvvet ve zafiyetine göre değişir. Uzlete çekildiğinde de bu defa vesvese tehlikesi başlar; nefsin konuşması (vesveseler) devam eder. Onlara sabretmek mümkün değildir. Ancak kalbine dinî bir meşgaleyi tamamen yerleştirirse o zaman vesveseden kurtulur. Tıpkı düşünceleri bir tek düşünce olduğu halde sabahlayan bir kimse gibi... Aksi takdirde eğer şahıs, fikrini belli bir şeyde kullanmazsa, vesveselerin onun kalbinden uzaklaşması düşünülemez. > Tel: 0 212 - 454 38 21 www.mehmetoruc.com e-mail: mehmet.oruc@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT