BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir din nasıl bozuldu

Bir din nasıl bozuldu

Ülkemizde, iğrenç anlamda bir din istismarı soygunculuğu şekli türedi. Üst üste iğrenç cinayet filmleri gösteriyorlar bize. Sonra o zehir zıkkım, adilikler mezbelesini, yalakalık malzemesi yapan onursuzlar rol kesiyor.



Ülkemizde, iğrenç anlamda bir din istismarı soygunculuğu şekli türedi. Üst üste iğrenç cinayet filmleri gösteriyorlar bize. Sonra o zehir zıkkım, adilikler mezbelesini, yalakalık malzemesi yapan onursuzlar rol kesiyor. Bu hallere baktım. Bu konuda her şeyi 700 yıl önceden Hz. Mevlânâ söylemiştir. “Dini istismar edeni de bozmaya çalışan yobaz kafayı da, sömüreni sömürüp para ve nüfuz sağlamaya kalkanı da olsa olsa Mevlâna’nın Mesnevi’sinde bulurum” dedim. Daha ilk ciltte Hırıstiyan dinini bozmak şaşırtmak, kötülüklere âlet etmek için, iğrenç propaganda yapan Vezir’in hikayesi çıktı karşıma. Bu vezir o zamanki biçare sâf Hıristiyanlar’ın eline, birbirini tutmayan ve birbirlerine ters düşen on kitabı (İncili) Hz. İsâ’nın hakiki kitabı diye tutuşturmuştu. Öyle bir iman yangını başlattı ki hâlâ sürüp gidiyor. Hikaye şudur: “Bir gün, dinsiz bir kralla, Hıristiyan düşmanı vezir buluşup “Şu yeni dini anlaşılmaz hâle getirip dindarları birbirine kırdıralım” diye karar verirler. Kötü vezir: -Padişahım dedi Hıristiyanlar dinlerini gizleyerek, kendilerini koruyorlar. Hepsini mahvedelim. -Madem öyle söyle bakalım ne yapalım ki onlardan iz eser kalmasın? -Padişahım siz benim kulaklarımı ve elimi kestirin darağacına gönderin. Tam idam edileceğim zaman sizin kıramayacağınız biri çıkıp benim affımı sizden dilesin. Bunu tellal çağırtarak halkın huzurunda yapmalısınız. Daha sonra: Siz beni affedip uzak bir yere sürgün edin. Ben de onların dinlerini bozarak onları yoldan çıkartırım. Onlara: “Ben gizlice Hıristiyan olmuş biriydim. Padişah bunu anladığı için beni mahvetti. Ben yıllardır, dinimi gizleyerek padişahın dininde gözüktüm, fakat bunu anlayınca bana bu zulmü yaptı. Ben İsa dini için canımı vermekten çekinmem” derim, dedi. Bunu duyan padişah dediklerini yaparak onu Hıristiyanlar’ın çok olduğu bir bölgeye sürdü. Vezir gittiği yerde: “Ey insanlar devir İsa dininin devridir. Bu dinin yüce sırlarını benden dinleyin” dedi. Kısa zamanda şöhreti her yere yayıldı. İseviler onun etrafında toplandılar. Herkes onu İsa’nın samimi bir halifesi sanıyordu! Bu sırada İsa kavminin oniki başı vardı. Her kavim bir Emire bağlıydı. Bütün emîrler de o vezire gönülden bağlanmıştı, hiç kimse ondan şüphe etmiyordu. Vezir öl dese öleceklerdi. Vezir her başkan için ayrı bir kitap hazırladı. Her kitap aynı olaydan ama farklı bir şekilde bahsediyordu. Birinin ak dediğine diğeri kara diyordu. Birinde riyazât ve açlık Allah’a varmanın şartı sayılırken öteki riyazât faydasızdır, zararlıdır diyordu. Birinde açlık çekmek ve sadaka günah sayılırken diğerinde tam tersi söyleniyordu. Vezir bir müddet sonra va’z ve nasihatı bırakarak evine kapandı. Kırk, elli gün yalnızlıkta kaldı. Onu sevenler, sohbetinden mahrum ağlayıp yalvardılar, o ise: “Ruhum sizlerle beraber fakat dışarı çıkmama izin yok” diye evliyalık taslıyordu. Bir müddet sonra da emirleri teker teker huzuruna çağırtıp: -”Benden sonra bu dini sen ihya edeceksin, benim halifem sensin, fakat ben ölmeden bunu sakın açıklama” deyip ellerine bir cüz kitap tutuşturdu. “Gerçek din İsa’nın emirleri bu risalede yazılıdır, bunun dışındakiler hurafedir” dedi. Kapıyı artık kimseye açmadı. Kırkıncı gün de kendini öldürdü. Vezirin mezarı mahşer yerine döndü. Dört bir yandan gelen insanlar günler ve aylarca ağlayıp inlediler. Zamanla halk, dile gelip: “-Ey beyler o kutlu kişinin yerine kim geçecek bu işi devam ettirecek, ortaya çıksın ki biz onunla teselli olalım” dediler. Bunun üzerine emirlerin en cesuru. -O kutlu vezir beni kendisine halife yaptı. İşte verdiği kitap da elimde başka neyi şahit göstereyim? Bunun üzerine cemaat başbuğu geçinen 9. kişi aynı zamanda fırlayıp. -Hayır o mübarek adam, kimse yokken beni kendisine halife yaptı. diye bir ağızdan haykırdılar. Birden on tane Emir peydah olunca ortalık allak bullak oldu. Cemaatler azıtıp birbirini boğazlayıp kesmeye başladı. Padişahla vezirin Hıristiyanlık üzerine saçtığı fitne tohumu yeşermişti. Hz. İsa dininin hükümleri birbirine karıştırılmış, bozulmuş birbirini yalanlayan İnciller türetilmişti. O münafık vezir ise miskin canını vermişti, ama şeytani muradına da ulaşmıştı.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT