BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kene korkusunu yenmenin yolu

Kene korkusunu yenmenin yolu

Değerli okuyucularımız, geçen hafta keneleri ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) Hastalığı’nı enine boyuna tanıttık.



Hazırlayan: Uzm. Dr. S. Hilmi ÖZKIRIŞ İç Hastalıkları Uzmanı Değerli okuyucularımız, geçen hafta keneleri ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) Hastalığı’nı enine boyuna tanıttık. Bugün ise bu hastalıktan korunma yolları üzerine duracağız. Hastalığın bulaşmasında keneler önemli bir yer tuttuğundan bu hayvanlarla mücadele önemlidir, fakat oldukça da zordur. Kene ve KKKA’dan korunma yollarını şöyle sıralayabiliriz: BİRİNCİ KURAL: UZAK DURMAK * Kenelerin yoğun olabileceği çalı, çırpı ve gür ot bulunan alanlardan uzak durulmalı, bu gibi alanlara çıplak ayak ya da kısa giysiler ile gidilmemelidir. * Bu alanlara da gidenler lastik çizme giymeli, pantolon paçalarını çorap içine sokmalı, açık renkli elbiseler giyilmelidir. * Görevi sebebi ile risk grubunda yer alan kişiler hayvan ve hasta insanların kan ve vücut sıvılarından korunmak için mutlaka eldiven, önlük, gözlük, maske v.b. giymelidir. Hasta olan kişilerin kullandığı malzemeler ve tuvaletler çamaşır suyu ile dezenfekte edilmelidir. İKİNCİ KURAL: UYANIK OLMAK * Kendimizi ve hayvanları kenelerden korumak için haşere kovucu ilaçlar olarak bilinen böcek kaçıranlar kullanılabilir. * Kenelerin bulunduğu yere gidildiği zaman vücut belli aralıklarla taranmalı, eve dönüşte üst baş değiştirilmelidir. * Vücuda yapışmış keneler uygun bir şekilde kene ezilmeden, başından tutularak bir cımbız veya pens yardımıyla kesinlikle ezilmeden, üzerine kimyasal madde vb dökülmeden ve kenenin ağız kısmı koparılmadan yavaşça alınmalıdır. Vücuda yapışmamış olanlar dikkatlice toplanıp yok edilmeli. * Diğer canlılara ve çevreye zarar vermeden, haşere ilacı ile uygulama, uygun görülen durumlarda çevre ilaçlanması yapılabilir. Hayvanlar ve barınakları uygun ilaçlarla yılda iki kez ilaçlanmalıdır. SON KURAL: İHMAL ÖLDÜRÜR! * Hayvan barınakları kenelerin yaşamasına imkan vermeyecek şekilde yapılmalı, çatlaklar ve yarıklar tamir edilerek badana yapılmalıdır. * Bebekler başta olmak üzere (ısırıldıklarının farkına varmayabilirler), çocuklar ve yaşlılar sık sık kontrol edilmeli. * Yatarken, kalkarken veya bizi meşgul eden maç, eğlence, piknik, düğün vb durumlarda tetikte olmakta fayda var. Bu benzeri tedbirleri kendiniz çoğaltabilirsiniz. Unutmayınız ki; kene öldürmez, geç ve yanlış müdahale öldürür! HASTALIĞIN BELİRTİLERİ * 38 derecenin üzerinde seyreden yüksek ateş ve bazen de üşüme-titreme hali. * Baş, karın, mide, bel, sırt ve kol gibi kas ağrıları. * İştahsızlık, yeme bozukluğu, bulantı-kusma, ishal. * Kırıklık, aşırı duyarlılık. * Yüz ve göğüste kırmızı döküntüler ve gözlerde kızarıklık. * Gövde, kol ve bacaklarda cilt içi kanama ve morluklar. * Burun kanaması, kanlı kusma, dışkıda ve idrarda kan. * Diş eti ve vajinal kanamalar da hastalıkta görülür. TÜRK USULÜ KORUNMA Kene ısırmalarında artış yaşanırken, Ankara’da Türk buluşçular, katil kenelerin vücuda girmesini engelleyen özel bir giyecek tasarladı. Medikal sektöründe yaygın olarak kullanılan Nonwoven kumaşından yapılan giysiler, kol ve bacaklara takılınca kene, ne vücuda tırmanabiliyor ne de ısırabiliyor. HASTALIĞIN TEDAVİSİ Maalesef tıp aciz kalıyor! * Son yıllarda tedavide görülen gelişmelere rağmen, KKKA Hastalığı’nda ölüm oranları hâlâ yüksektir. Diğer çoğu virüs hastalıklarında olduğu gibi bu hastalığın da doğrudan ve kesin bir tedavisi ve etkili bir ilacı olmayıp daha çok destek tedavisi, bulguları gidermeye yönelik kan ve kan ürünlerinin verilmesinin yanında antiviral bir ajan olan ribavirin tedavide kullanılır. Erken dönemde (ilk 6-12 saat) başlanılan destek tedavi daha başarılı sonuç verir. Geç başlanılan tedavi ve ağır seyredebilen hastalık öldürücü olur. KKKA’da ölüm; karaciğer, böbrek ve akciğer yetmezlikleri sebebi ile olmaktadır. AŞI DA YOK! ÇALIŞMALAR HIZLANDI Ribavirinin gebelerde kullanımı yasaktır. Ancak gerekli görülmesi durumunda erişkin dozlarında verilebilir. Hastalığı geçirenlerde ise ömür boyu bağışıklık gelişir. Hastalığa karşı aşı çalışması yürütülmekle birlikte henüz koruyucu bir aşı geliştirilememiştir. OKUYUCULARIMIZA CEVAPLAR Veteriner, keneyi gaz yağıyla yakarak çıkarttı > İrfan Odabaşı / ÇORUM * Cami müezziniyim, geçen haftaki yazınızdan çok istifade ettim... Bolu’daki dünürlerimize gittiğimde eşimin sırtına kene yapışmıştı. Veteriner olan dünürümün oğlu, keneyi gaz yağı ile yakarak çıkarttı. Eşimin şu an bir şikayeti yok. Yazınızda, bu tür uygulamaların yapılmamasını söylemişsiniz! CEVAP: Kıymetli Hocam, veteriner arkadaşımızın keneyi vücuttan çıkartma metodu yanlış ve çok tehlikeli. Eşinize yapışan kene Allah’tan ki virüs taşımayanmış. Aksi takdirde çok riskli durumlarla karşılaşabilirdiniz. Çünkü bu tür metotlarda kenenin virüslü salgılarının vücuda bulaşma ihtimali yüksektir. Böyle bir durumda, bahsettiğimiz metotla kene çıkarılmalı veya sağlık kuruluşuna gidilmeli. Siz yine de hastaneye uğrayıp Yenge Hanımın kontrollerini yaptırın. Nezle gibi oluyorum herkes bana bakıyor > H. Seçkin * Bazen gözlerimde dayanılmaz kaşıntı oluyor, sonra peş peşe hapşırmaya başlıyorum, burnum akıyor, her yerde olabiliyor, sebebi ne olabilir? Bu arada, ailenizi kutlarım bütün kardeşleriniz doktor, bunun sırrını bize açıklar mısınız? CEVAP: Değerli okuyucumuz, öncelikle şahsım ve ailem hakkındaki ifadeleriniz için sonsuz teşekkürler. Tüm nimet ve zenginlikler bizden değil, Allah’ın lütuf ve ihsanıyla. O’nun vermediği ve dilemediği hiçbir şey ve zenginlik gerçekleşmez... Şikayetleriniz çok tipik 1 ay önceki konumuz olan alerjik rinit ve konjuktivit. Muhtemelen ev tozu ve polene bağlı. Bahsettiğimiz korunma tedbirlerine uyun ve hekiminizin vereceği antihistaminik dediğimiz ilaçları kullandığınızda rahatlayacaksınız. Moralinizi yüksek tutun, her şey düzelecek. Daha 17 yaşındasın niye stres yapıyorsun > CFI Göktaş * 17 yaşındayım, yayınladığınız İrritabl Bağırsak Sendromu’nun belirtileri bende de mevcut. Geçmesi için nasıl bir uygulama yapmam gerekli? CEVAP: Sevgili kardeşim, yazılarımızda belirttiğimiz gibi bu hastalığın ana ve temel sebebi uzun süreli stres, gerginlik, endişe, tasa, kaygıdır. Muhtemelen ÖSS’ye girdiniz. Çoğu lise son sınıf talebelerinde gördüğümüz halet-i ruhiye’ye sen de müptelasın. Sana tavsiyem, her durum ve şartta daima zamanında üzerine düşenleri elinden geldiği kadarıyla yap, gerisini Allah’a bırak. Mutlaka ardından başarı gelecektir. Çünkü başarının % 90’ı çalışmakla elde edilir. Gerisini Allah’a bırakmak ise stresin en büyük dermanıdır. Dahiliye uzmanına muayene ol, yazılarımızda bahsettiğimiz tavsiyelere uy. Midem sanki yanıyor doktorum midem! > Türkan Altun / İSTANBUL * 65 yaşındayım, kilo ve tansiyonum normal, sigara desem hiç içmedim... 3 yıldır ayda bir göğsümün ortasından başlayıp sol tarafına yayılan bıçak saplanır tarzda ağrılarım olmakta, nefesim duracak gibi oluyorum. Tetkiklere rağmen net bir şey söylenemedi. Özellikle açken midemde ağrı ve yanmalar, ağzıma ekşi su gelme durumu olmakta. Beni endişeye sevk eden ve korkutan bu durumlar ne olabilir? CEVAP: Saygıdeğer Türkan teyzeciğim, senin durumun büyük ölçüde midenin asitli muhtevasının yemek borusuna kaçması sonucu oluşan gastroözofajial reflü hastalığına (GERH) bağlı gibi gözüküyor. Ama bu arada sendeki gibi 20-30 günde bir gelen, daha çok karın ağrısı ve hafif ateş ile seyreden FMF dediğimiz Ailevi Akdeniz Ateşi dediğimiz bir hastalığı da akla getirmekte fayda var. Bu hastalık, her ne kadar çoğunlukla çocukluk ve gençlik yaşlarında başlasa da yine de hatırlamakta fayda olup bu yönden de araştırma yapmak gerekir. GERH için ise yemeğe oturulduğunda azar azar ve yavaş yemek, acı, ekşi ve kızartmalardan, kola ve çikolatadan uzak durmak, proton pompa inhibitörü ilaçlardan birini sabahları aç karnına, geceleri de yatarken 2 yastıkta yatmak ve H2 antagonisti dediğimiz ilaçlardan da 1 tane ve en az 6 ay kullanmakla şikayetleriniz kaybolacak. FMF tetkik ve ilacıyla da oldukça rahatlayacaksınız. 5 yaşındaki kızım sinekten korkuyor > Hakkı Kazaz / ANKARA * 5 yaşında olan kızım sinek, böcek gibi uçan canlılardan çok korkuyor. Odasına bir sinek girse hemen ağlamaya başlıyor. Bu korkusunu nasıl yenebiliriz? CEVAP: Hakkı Bey, bu birçok çocukta görülebilen bir durum. Çocuk büyüdükçe çevresini merak edip tanıyacak. Daha önce bilgi ve tecrübe sahibi olmadığı, yeni karşılaştığı yabancı cisim ve varlıklardan özellikle de hareketli olanlardan çekinir ve korkar. Bu çok doğal. Ebeveyn olarak çocuklarımıza çevremizdeki varlıkları ve cisimleri anlayacakları tarzda ifade etmeli ve tanıtmalıyız. Sinek ve böcekler konusunda da gereken açıklamaları yaparak onları korku ve çekincelerinden arındırarak hayata hazırlamalıyız. Zamanla her şey yoluna girer, endişeye hiç gerek yok. Kepekli ekmeği bile 2 dilimden fazla yeme > Ahmet Gül / GÜMÜŞHANE * 63 yaşında, kiloluyum, iştahımı kontrol edemiyorum. Kolesterol ve tansiyonum yüksek, karaciğerim de yağlı bulundu. İşim gereği çok hareket edemiyorum, neler tavsiye edersiniz? CEVAP: Ahmet Bey, öncelikle iradene hakim ol, sağlıklı ve dengeli beslen. Hareketini arttır, yürüyüş yap, merdiven çık. Hamur işi ve tatlıları sofrandan kaldır. Ekmeği de öğün başı kepekli veya çavdar olsa bile 1-2 dilimi geçme. Akşamları kuruyemiş yeme, tatlı meyveleri tadımlık almaya bak. Ekşilerden bol yiyebilirsin. Bol salata ve yeşillik ile sebze yemeklerini, suda buğulama balığı tercih et. Tuzu da unut, sakatat ise hiç yeme. Hekiminin vereceği ilaçları düzenli kullan. Kontrollerini aksatma, adeta gençleşeceksin! 55 yaşında bir bayanım 30 yıldır sigara içiyorum > Emel Öğretici / İSTANBUL * 55 yaşında biyoloji öğretmeniyim, 30 yıldır günde 1 paket sigara içiyorum, tansiyonum ilaçlara rağmen inmiyor, nefes darlığı çekiyorum, ne tavsiye edersiniz? CEVAP: Saygıdeğer Hocam, mutlaka sigaradan uzak durmalı ve perhizinizi yapmalısınız. Tansiyonunuz, sigaraya bağlı damar sertliğinin geliştiğini gösterir. Kalp ve böbrek yetersizliğinin gelişmemesi için sigara içilen mekana bile girmeyin, sıkı tuzsuz diyet, unlu mamül ve tatlılardan, sakatattan, hayvani yağlardan uzak durun. Bol sebze, tüketin, meyveyi de ihmal etmeyin. 2 ilaçla tansiyonunuz düşmüyorsa hekimin vereceği 3. ilaçla mutlaka düzene girer. Kan yağı ve kolesterolünüzü de 3 ayda bir kontrol ettirin. Halı yıkarken mantar mikrobunu kapmışsınız > Rumuz Semra / KONYA * Bir hafta önce vajinamdan kanlı akıntı geldi, biraz devam ediyor, adet değil, koyu, kokulu ve küçük parçalar var, idrardan sonra da yanma oluyor. Başka bir rahatsızlığım yok, yaz geldi diye halı yıkadık, bundan olur mu? CEVAP: Kıymetli kardeşim, durumunu kardeşimin eşi Kadın-Doğum Uzmanı Op.Dr.Aslı ÖZKIRIŞ’a ilettim. Şikayetlerinin büyük ihtimalle halı yıkamak gibi uzun süre ıslak ortamda ve çömelir pozisyonda durma sonucu gelişen kadın yolu mantarı ve mikrobik iltihaba bağlı olabileceğini söyledi. Hemen kadın hastalıkları uzmanına muayene ol. Yapılacak idrar tahlili sonucuna göre de vereceği ilaçlarla hiçbir şikayetin kalmaz. Bu arada özellikle yaz aylarında bol su iç! Merdiven ve yokuştan çıkarken tıkanıyorum > Ahmet Öztürk / GİRESUN * 64 yaşındayım, kilom fazla, tansiyonum, kolesterol ve ürik asitim var. İlaca rağmen rahat değilim. Merdiven ve yokuştan çıkarken tıkanıyorum, ne tavsiye edersiniz? CEVAP: Ahmet Amca, öncelikle ilaçlarını düzenli kullan. Rahatlamıyorsan ilaçların yeterli gelmiyor veya tuzsuz ve az yağlı perhiz yapmıyorsundur. Bir de kan biyokimyanda anormallikler olabilir. Tıkanman, muhtemelen yüksek tansiyonda gelişen kalp yetersizliğine bağlı olabilir. Bu yönden araştırılıp tedaviye yeni ilaçlar eklemek gerekebilir. Mutlaka sıkı perhiz yap, tuzu sofrandan kaldır, hamur işi ve tatlılara, sakatata yaklaşma. Hafif egzersizlerle özellikle yürüyüşle kilo vermeye çalış. Kontrollerini aksatma, ayda bir muayene ol. Moralini yüksek tut, beslenmede iradene hakim ol. HER DERDİNİZİ BANA YAZIN Bana sağlıkla ilgili her konuda soru iletebilirsiniz. Uzmanlık alanımın dışındaki konuları ise ilgili hekim arkadaşlarımızı da misafir ederek sizlere elimden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışacağım... e-mail: aile.doktoru@tg.com.tr Faks: 0 (212) 454 31 00 Adres: 29 Ekim Caddesi No: 23 Yenibosna-İSTANBUL
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT