BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Allah’ın kazasına razı olmak

Allah’ın kazasına razı olmak

Fudayl bin İyaz hazretlerine sabır hakkında sorulunca, “Sabır Allah’ın kazasına razı olmaktır!”, buyurdu. Enes bin Mâlik hazretleri, Resul aleyhisselamın Allahü teâlâdan şöyle naklettiğini rivayet ediyor: Allahü teala sorar: “Ey Cebrâil! Kendisinden iki gözü almanın mükâfatı nedir?” Cebrâil ‘(Ey rabbimiz!) sen ortaktan münezzehsin. Bizim için ancak senin öğrettiğin ilim vardır’, der. Allahü teâl⠓Bunun mükâfatı, Cennetimde ebedî kalmak ve cemâlime bakmasıdır” buyurur.



Fudayl bin İyaz hazretlerine sabır hakkında sorulunca, “Sabır Allah’ın kazasına razı olmaktır!”, buyurdu. Enes bin Mâlik hazretleri, Resul aleyhisselamın Allahü teâlâdan şöyle naklettiğini rivayet ediyor: Allahü teala sorar: “Ey Cebrâil! Kendisinden iki gözü almanın mükâfatı nedir?” Cebrâil ‘(Ey rabbimiz!) sen ortaktan münezzehsin. Bizim için ancak senin öğrettiğin ilim vardır’, der. Allahü teâl⠓Bunun mükâfatı, Cennetimde ebedî kalmak ve cemâlime bakmasıdır” buyurur. Bir başka hadîs-i kudsîde şöyle buyurulmuştur: “Kulumu herhangi bir bela ile mübtelâ kıldığım zaman, sabreder ve beni ziyaretçilerine şikayet etmezse ona, onun etinden daha hayırlı bir et, onun kanından daha hayırlı bir kan veririm ve onu günahsız olarak sıhhate kavuştururum. Eğer onu o hastalıktan öldürürsem, muhakkak rahmetime garkederim.” Dâvud aleyhisselam sual etti “Yarab! Senin rızan için musibetlere sabreden mahzunun mükâfatı nedir?’ Allahü teâl⠓Onun mükâfatı, ona iman elbisesini giydirip bir daha da ebediyyen onu sırtından çıkarmamamdır” buyurdu. Ömer bin Abdülaziz bir hutbesinde şöyle demiştir: ‘Allahü teâlâ bir kuluna bir nimeti vermiş, sonra o kulundan o nimeti alıp onun karşılığı olarak o kuluna sabır vermiş ise, muhakkak o nimete karşılık olarak verilen sabır, o alınan nimetten daha efdal ve üstündür’. Sonra da şu ayeti okumuştur: “Ancak (Allah yolunda) sabredenlere mükâfatları hesapsız verilecektir.” (Zümer/10) Şiblî hazretleri bir ara akıl hastanesinde nezarete alındı. Bunun üzerine bazıları ziyaretine geldi. Onlara şöyle sordu: ‘Siz kimsiniz?’ Onlar ‘Senin dostlarınız, seni ziyaret etmek için geldik’ dediler. Bunun üzerine başladı onları taşlamaya. Onlar kaçtığı zaman şöyle dedi: ‘Eğer siz benim dostlarım olsaydınız, hiç kuşkusuz benim eziyetime sabrederdiniz!’ Ariflerin birinin cebinde bir parça kâğıt vardı. Her saat onu çıkarır ve mütalaa ederdi. O kâğıtta şu ayet yazılıydı: “Rabbinin hükmüne sabret, çünkü sen bizim muhafazamız altındasın.” (Tûr/48) Feth el-Mevsilî‘nin hanımının ayağı kayıp düştü ve ayağı kırıldığı halde güldü ve, ‘Muhakkak ki onun sevabının lezzeti onun acısını kalbimden söküp attı’ dedi. >> Tel: 0 212 - 454 38 21 www.mehmetoruc.com e-mail: mehmet.oruc@tg.com.tr
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 91630
    % 2.1
  • 4.7866
    % -1.01
  • 5.5944
    % -1.16
  • 6.3074
    % -1.67
  • 189.176
    % -2.18
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT