BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türkiye’deki Hollanda BURDUR

Türkiye’deki Hollanda BURDUR

Burdur, süt ineği ve damızlık düve üretim merkezi, adeta Türkiye’nin Hollanda’sı. Dışarıdan getirilen damızlıkların hayvancılığımız için tehlikeli olabileceğini belirten Burdurlu yetiştiriciler, Türkiye’nin damızlık hayvan ihtiyacını kendilerinin karşılayabileceğini belirtiyor



> Memleketten HABER VAR - 57 TURİZM GELİŞTİRİLECEK Burdur’un turizmde hak ettiği yere gelmesi için çalışılacağı belirtilirken, ildeki keşfedilmemiş tarihî ve turistik değerlerin bu süreçte ön plana çıkarılması hedefleniyor. GÜNDE BİN TON SÜT ÜRETİLİYOR Burdur Damızlık Sığırı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Kâmil Özcan, yazarımız Behçet Fakihoğlu’na; bölgelerinde günde bin tona yakın süt üretildiğini belirterek, hayvancılıkta Türkiye’nin lideri, dünyada ise hatırı sayılır bir noktada bulunduklarını anlattı. Damızlıkta iddialı Burdur Türkiye’nin Hollanda’sı! Hayvanları kayıt altında tutmak, hayvancılığı bilimsel şekilde geliştirmek, üreticiyi bir araya getirip, haklarını korumak gibi amaçlarla, 1995 yılında Burdur İli Damızlık Sığırı Yetiştiricileri Birliği (DSYB) kurulmuş. Islah amaçlı bu birlikler 75 ilde teşkilatlanırken, genel merkez Ankara’da bulunuyor. Daha az hayvanla daha çok süt, daha çok düve için çalışılıyor. Birlik Başkanı Kâmil Özcan, 5 binin üzerinde Burdurlu ailenin kendilerine üye olduğunu ve yılda 5 bin damızlık düveyi il dışına sattıklarını belirtiyor. “Holştayn” inek ırkı getirilmiş, bozulmadan geliştirilmiş. Burdur’un iklimi, çevresi bu iş için uygun; insanları da bunu başarıyor. Düvelerin tanesi yaklaşık 3 bin YTL’ye satılıyor. Burdur’da günlük bin tona yakın süt üretiliyor, bunun yüzde 20’si ilde işlenirken, geri kalanı ağırlıklı olarak Adapazarı olmak üzere, başka illere götürülüyor. Burdur İli Damızlık Sığırı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Kâmil Özcan. VERİLER BİLGİSAYARDA KAYITLI Büyük süt firmaları bağlantılarını yapmış, günlük olarak sütleri toplayıp fabrikalarına götürüyor. Suni tohumlamayı birlik yapıyor, yemleri dağıtıyor; teşvikler de birlikten geçiyor. Hayvan yetiştiricilerine verilen hizmetin ve yemin bedeli, alınan teşviklerle karşılanıyor. Teşvikler gecikince birlik sıkıntıya giriyor. Burdur’da yüksek genetikli hayvanlar yetiştiriliyor, en fazla verim Burdur’dan alınan hayvanlardan elde ediliyor. Hayvanların kulağında küpe, midelerinde de bir çip bulunuyor. Başkan Özcan; küpeleri plaka, çipleri de araba motoru numarasına benzetiyor. Bu sayede bir hayvanın her safahatı bilgisayarda kayıt altında tutuluyor, istenen hayvanla ilgili bilgiler en detaylı şekilde verilebiliyor. Burdur’un bu alanda bir marka olduğu belirtiliyor. Başkan Kâmil Özcan, dışarıdan getirilen damızlıkların hayvancılığımız için tehlikeli olabileceğini, tohumlama ve başka şeylerde onlara bağlı hale geldiğimizi belirtiyor ve bu konunun tartışmaya açılmasını istiyor. Aslında Türkiye’nin damızlık hayvan ihtiyacını kendilerinin karşılayabileceğine değinen Özcan, bu hususta yetkililerin dikkatini çekiyor. Tarım Bakanlığı’nın vereceği uygun bir teşvik sistemiyle hayvancılığın ve sütçülüğün tamamen kayıt altına alınabileceği belirtiliyor. Hayvan başına teşvik verilmesinin yanlış olduğu, ürün ve kalite bazında bu teşviğin verilmesi gerektiği söyleniyor. Başka illerdeki İl Genel Meclisleri bütçelerinde hayvancılık ve tarıma pay ayrılırken, Burdur gibi hayvancılığın çok önemli olduğu bir ilde bu payın ayrılmaması önemli bir eksiklik olarak görülüyor. MODERN HAYVANCILIK HAMLESİ Hayvancılığın daha da geliştirilmesi, daha bilimsel yollarla yapılması için köylerde büyük ve modern çiftlikler kurulması planlanıyor. 200 haneli bir köyde en az 200 kişinin bu işle uğraştığı, 200 makinenin kullanıldığı belirtilirken; hayvanların bir çiftlikte toplanması halinde bu işin 10 kişiyle yapılabileceği ve üretilen sütün daha kaliteli olacağı ifade ediliyor. Köylerde atıl durumda tutulan ve çoğu yerde ot bile bitmeyen meraların bu tür çiftlikler için tahsis edilmesi gerektiği söylenirken, kurulacak modern çiftliklerle hem hayvancılığımızın büyük bir patlama yapacağı hem de insanlarımızın geçim sıkıntısının bitirileceği belirtiliyor. 2. BÖLGEDE YER ALMAK MORALLERİ BOZMUŞ Burdur Ticaret Borsası Başkanı Baki Varol (soldaki), ildeki tesislerin tam kapasite ile çalıştırılması durumunda sütün yüzde 40’ının burada işlenebileceğini belirtti. Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Keyik de, Burdur’un teşvik bakımından 2. bölgeye alınmasının yanlış olduğunu savundu. Süt fiyatları sudan ucuz Burdur’da zaman zaman günlük bin tonluk üretime ulaşan sütün fiyatı, 3 ayda bir yapılan ihalede belirleniyor. Firmaların düşük fiyat verdiği (51.5 kuruş/litre), hayvan yemine ise yüzde yüzlük zamlar geldiği, bunun da üreticileri çok zor durumda bıraktığı söyleniyor. Bu durumun vatandaşı mağdur ettiğini söyleyen Borsa Başkanı Baki Varol, ildeki tesislerin tam kapasite ile çalıştırılması durumunda sütün yüzde 40’ının burada işlenebileceğini, bunun da üreticinin elini güçlendireceğini söylüyor. Sütün, işlenerek burada ürünlerin elde edilmesi ve bu ürünlerin pazarlanmasına yönelik organizasyon ve örgütlenmelerin geliştirilmesi gerektiği belirtilirken, sulama maliyetlerini düşürecek, yem bitkisinin ekimini artıracak ve yem fiyatlarını düşürecek teşviklere yönelinmesi isteniyor. Açıklanan yeni teşvik sisteminde Burdur’un 2. bölgeye alınması, üzüntüye yolaçmış. 3. BÖLGE MÜCADELESİ Antalya, Isparta ve Burdur’un bir bütün olarak değerlendirildiğini, 2003 rakamları baz alınarak teşvik bölgelerinin ayrıldığını söyleyen Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Keyik; bunun yanlış olduğunu, 2009 Türkiye’sinde rakamların çok değiştiğini belirtti. Bu konuda diğer ilgilileri de yanlarına alarak Ankara’ya gittiklerini, yetkililerle görüştüklerini ifade eden Keyik, buna rağmen yanlışlığın yapıldığını ve bundan üzüntü duyduklarını açıkladı. Yeni sistemde teknolojiye yönelik sektörlere destek olunduğu, bunun için de büyük sermayenin, yabancı şirketlerin gelmesi gerektiği ifade edilirken; “Avantajları daha fazla olan büyük şehirler dururken, bu şirketler neden Burdur’a gelsin?” sorusu soruluyor. Burdur’un en azından 3. bölgeye alınması için mücadeleye devam edildiği belirtilirken, mevcut yatırımcıları kaybetmemek, yeni yatırımcıları kazanmak ve zordaki firmaların desteklenmesi için de çalışılacağı ifade ediliyor. VALİ İBRAHİM ÖZÇİMEN: Eğitimli nüfus yüksek SUÇ ORANI DÜŞÜK Mermercilikte de söz sahibi olan Burdur’da, bu sektörde 60 ocak, 90 fabrika olduğu söylenirken, bu alanda 5 bin kişinin istihdam edildiği ve üretilen mermerin büyük kısmının ihraç edildiği belirtiliyor. Mermer üretiminde Türkiye’de ilk 4 il arasına giren Burdur, dünyada bir başka yerde bulunmayan Burdur Mermeri ile meşhur. Bej renginde, su geçirgenliği zayıf, cila tutma özelliği fazla olan Burdur Mermeri, dış pazarlarda büyük rağbet görmekte. Orta Doğu ve Çin pazarlarına yöneldiklerini söyleyen Burdur Valisi İbrahim Özçimen, bu sektörde önemli bir sıkıntının yaşanmadığını söylüyor. Tarım makineleri üretiminde önemli bir noktada olduklarını ifade eden Özçimen, ildeki Yıldız Silah Fabrikası’nın da, üretiminin çoğunu ihraç ettiğini ve ekonomik krizin etkilerinin Burdur’da çok görülmediğini açıklıyor. Okuma-yazma oranının yüksek olduğu Burdur’un çok güvenli olduğunu, kriminal olaylar bakımından da çok iyi durumda olduklarını ifade eden Vali Özçimen, en büyük kaynaklarının eğitimli insan olduğunu belirtiyor. BAŞKAN SEBAHATTİN AKKAYA: ARITMA sistemiyle GÖL KURTULACAK Burdur Belediye Başkanı Sebahattin Akkaya’nın ikinci dönemi. Modern hayvan pazarı, pırıl pırıl bir halk pazarı, bakımlı yollar ve parklar... Belli ki önceki dönemde iyi çalışmış, Burdurlular da ikinci defa emaneti vermiş. Kültürümüzün, gelenek-göreneklerimizin yaşatılması, korunması için Kültür Merkezi Komplenksi hedefleniyor. Gençlik Merkezi, kapalı havuz projeleri ve başka işler... Birinci derecede sit alanı olan Burdur Gölü kirlilikten kurtarılacak; arıtma tesisi devreye girecek; göl, park yapılacak. Başka düzenlemeler de olacak, Burdurlu, gölle buluşturulacak. Çöpleri kaynağında ayrıştırmak ve ekonomiye yeniden kazandırmak için katı atık tesisi yapılacak. Yeşil alan, park, kavşak ve yol çalışmalarına daha da önem verilecek. Gerçekleştirilecek projelerle, 5 yıl sonra Burdur’un daha yaşanılır bir şehir olacağı müjdesini veren Başkan Akkaya’nın, başka yerlere gitmiş Burdurlulara da bir çağrısı var: “Gelin, doğduğunuz topraklara sahip çıkın, gücünüz varsa yatırım yapın, vefa borcunuzu ödeyin...”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT