BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ne yapıp edip Hacer’i bulmalıydı

Ne yapıp edip Hacer’i bulmalıydı

Yaşar kahveden içeri girer girmez kendisini beklemekte olan Haydar’ın yanına gidip bir sandalye çekti. Sıkıntılı olduğu belliydi. Haydar alaycı bir gülümseme ile göz kırptı: - Ne o aslanım, suratından düşen bin parça, hayırsız bir şey mi var?



Yaşar kahveden içeri girer girmez kendisini beklemekte olan Haydar’ın yanına gidip bir sandalye çekti. Sıkıntılı olduğu belliydi. Haydar alaycı bir gülümseme ile göz kırptı: - Ne o aslanım, suratından düşen bin parça, hayırsız bir şey mi var? Omuzlarını silkti Yaşar. Kahveci çırağının getirdiği çaydan höpürdeterek büyük bir yudum aldı. Yüzünü buruşturdu: - Tuh, Allah kahretmesin, şeker koymamışım... Haydar bir kahkaha attı: - Kafan neredeyse bilelim, bir aksilik varsa onu da bilelim. Adamlardan alacağımız peşinatı yarın getiriyorum. Birkaç kuruş da olsa bizi idare eder. Yaşar yutkundu: - Tamam abi, her şey yolunda merak etme. Hacer’in evden gittiğini söylememeye karar vermişti. Peşinattan alacağı birkaç kuruştan olmak istemediği için oyalama taktiğini kullanacaktı. Parayı aldıktan sonra ortadan yok olurdu. Nasıl olsa bulamazdı Haydar onu. Gece boyunca bakabileceği her yere bakmış, Hacer’i aramıştı. Eğer eline geçirseydi kadıncağız sağlam kalır mıydı bilinmez. Sabaha karşı eve dönmüş, ölü gibi yatmıştı. Gece yaptığı en son plan Haydar’a hiçbir şey söylememekti. Çayını içtikten sonra Haydar’a döndü: - Yarın gelirim sabahtan buraya. Hesaplaşırız. Haydar gözlerini kıstı: - Bana bak bir yaramazlık yok değil mi? Hani yenge hanım itiraz falan ediyorsa... Yaşar kükredi: - Kimse bana itiraz edemez, sen beni kılıbık mı sandın? Tamam dediysek tamamdır. Şunun şurasından üç üç buçuk ay bir şey kaldı. Haydar dudak büktü: - Hani yani bilelim de... Yaşar ayağa kalktı: - Her şey yolunda meraklanma... Kahveden dışarı çıkar çıkmaz kaşları yeniden çatıldı. Ne yapıp edip Hacer’i bulmalıydı. Yoksa yüklü bir miktar paradan olacaktı, üç beş kuruşla yetinmek zorunda kalacaktı. Yeniden evine döndü. Her şey sabah bıraktığı gibiydi. Hacer’den eser yoktu. Ağır küfürler ettikten sonra hızlı adımlarla bakkala girdi: - İdris Efendi, Hacer’i gördün mü bu aralar? İdris tiksinerek baktı Yaşar’a. Homurdanarak cevap verdi: - Adam ol da karına sahip çık, ne bileyim ben Hacer’i falan!.. > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT