BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Erdoğan: Demokrasiye ZARAR VERDİRMEYİZ

Erdoğan: Demokrasiye ZARAR VERDİRMEYİZ

“Partimle ilgili fotokopi dahi olsa ileri sürülmüş iddialar var. Bunları yargıya taşıyarak araştırma sürecini başlattık. Yürütme olarak bunu takip edeceğiz.”



> BRÜKSEL İHA Brüksel’de düzenlenen Crans Montana Forumu’na katılan Başbakan Erdoğan, Olli Rehn ve Belçika Prensi Lorenz ile görüştü. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un son günlerde gündeme gelen iddialarla ilgili değerlendirmelerine ilişkin olarak, “Buradan bir cevap vermeyi uygun görmüyorum. Ama her söylenene saygı duymak zorundayım” dedi. Brüksel’de “Onur Konuğu” olarak katıldığı Crans Montana Forumu’nda, “Türkiye’nin Avrupa Geleceği” konulu bir konuşma yapan Erdoğan, Orgeneral Başbuğ’un açıklamalarıyla ilgili sorulan soruları cevaplandırdı. Erdoğan şunları söyledi: SÖZ SİVİL YARGIDA “Partimle ilgili fotokopi dahi olsa ileri sürülmüş ve gazetelerde yer almış olan, bir belge midir değil midir, hukuk devleti sürecinde savcılığa götürmek suretiyle bunu araştırma sürecini başlatmış bulunuyoruz. Askerî yargı konuya farklı yaklaşmış olabilir. Nitekim ‘benimle ilgili değil’ diyerek bir görevsizlik kararı vermiştir. Bundan sonraki süreç sivil yargıya aittir. Sivil yargı bunu takip edecektir. Biz de yürütme olarak kurum ve kuruluşlarımızla bunu takip edeceğiz. Aslına ulaştığımız anda, bulduğumuz anda, tabii ki bunu da yargıya taşıyacağız. Çünkü demok-ratik, laik, sosyal bir hukuk devleti içinde demokrasinin yıpratılmasına müsaade edemeyiz.” Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “imtiyazlı ortaklık” tartışmalarıyla ilgili olarak, “AB müktesebatında böyle bir ortaklık şekli söz konusu değil. Bizim ortaklığımız tamamen tam üyeliktir, bunun için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bunun dışında herhangi bir ortaklık şeklini kabul etmemiz mümkün değil” dedi. Erdoğan şöyle devam etti: “Avrupa’dan, bize verdiği sözleri tutmasını bekliyoruz. Oyun devam ederken kurallar değişmez. Aylar boyunca hiç gündeme gelmeyen Türkiye, Avrupa’da seçim sürecine girilir girilmez üyeliği tartışılan bir ülke konumuna geliyor. Bazı Avrupa ülkelerinde yaşanan bu gelgitlerin, tutarsız siyasetin Avrupa’da sorgulanmasını arzuluyoruz. İnanıyorum ki Avrupa, bu yakındığımız türden popülist politikalara karşı Türkiye üzerinden yürütülen istismar siyasetine karşı objektif mesajlar verecek ve bizi de teşvik edecektir.” ERDOĞAN’A ÖDÜL Başbakan Erdoğan’a, Grand Montana Kurumu Vakfı ödülü verildi. Erdoğan, belediye binasında düzenlenen ödül törenindeki konuşmasında, böyle bir ödülü almaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. “Daha İnsancıl Bir Dünya” sloganı ile faaliyet gösteren Grand Montana Vakfı, o amaca hizmet eden devlet adamlarına ve önde gelen kişilere 20 yıldır ödül dağıtıyor. Başbakan Erdoğan’a ödülü “Yolsuzlukla mücadele, azınlıkların haklarının güçlendirilmesi, örgütlenme ve ifade özgürlüğünü teşvik eden” çalışmaları nedeniyle verildi. Erdoğan, AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barosso ile görüştü. Belediye Sarayı’nda basına kapalı yapılan ve yaklaşık 45 dakika süren görüşmede, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış da bulundu. Rehn: Yeni bir Anayasal krizi kaldıramayız AB Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn, “Türkiye’nin muhtemel yeni bir anayasal krize karşı bağışıklık kazanması için siyasi partilerin kapatılmasını düzenleyen anayasal ve yasal çerçevede değişiklik yapmasını” istedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la birlikte Crans Montana Forumu’nun “Türkiye’nin Avrupa Geleceği” konulu oturumunda konuşan Rehn, Türkiye’nin AB sürecinde yaptığı reformlarla “tarihinin en müreffeh ve demokratik düzeyine ulaştığını” belirterek, “Bugüne kadar 10 fasıl açtık, vergilendirme faslını da gelecek hafta açacağız. Bunlar Türkiye’nin AB katılım sürecinin yolunda olduğunu ve ileri gittiğini gösteriyor” dedi. Türkiye’nin üyelik sürecinde gerçek bir şans yakalandığını, bu şansın ancak somut reformlarla değerlendirilebileceğini bildiren Rehn, şunları söyledi: “Basitçe söylemek gerekirse Avrupa standartlarına uymayan kurallardan kaynaklanacak yeni bir gereksiz anayasal krizi kaldıramayız. Şimdi Türkiye’yi demokraside AB standartlarına ulaştıracak siyasi reformları yeniden başlatma zamanı. Bunlar Türkiye’nin demokratik dönüşümünün temellerini oluşturuyor.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT