BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Tarsus’ta gördüklerim

Tarsus’ta gördüklerim

Türkiye son 10 senede turizm anlayışı yönünden müthiş bir patlama yaşıyor. Deniz, kum ve güneş turizminden bahsetmiyorum. Destinasyon turizmi bu sözünü ettiğim. Malum, Anadolu’nun her karış toprağı bir medeniyetin parçası. 10 bin 12 bin sene evveline ait hem de bu medeniyetler. İnanç ve kültür turizmine de çok müsait bu topraklar, tarih ve tabiat turizmine de. Bunun farkına ilk varanlar, belediyeler oldu.



Türkiye son 10 senede turizm anlayışı yönünden müthiş bir patlama yaşıyor. Deniz, kum ve güneş turizminden bahsetmiyorum. Destinasyon turizmi bu sözünü ettiğim. Malum, Anadolu’nun her karış toprağı bir medeniyetin parçası. 10 bin 12 bin sene evveline ait hem de bu medeniyetler. İnanç ve kültür turizmine de çok müsait bu topraklar, tarih ve tabiat turizmine de. Bunun farkına ilk varanlar, belediyeler oldu. O da Mehmet Özhaseki’nin başkanlığını yaptığı Tarihî Kentler Birliği (TKB) sayesinde oldu. TKB üyesi olmayan şehir yok gibi. Hatta birçok ilçe de üye. Dedim ya, Anadolu’nun her bir karışı tarih kokuyor. Ama nedense bir türlü farkına varılmıyordu bu zenginliğin. Şimdilerde ufak da olsa bir kıpırdanış var. Ümit verici bir kıpırdanış haa, onu da söyleyeyim. Tarsus mesela. Bu ilçemiz maddi zenginliği dillere destan bir ilçe ama manevi zenginliği daha fazla aslında. Hangisini sayayım. Danyal Peygamber’in ve Eshab-ı Kehf’in bu ilçede yaşadığını ve kabirlerinin de burada olduğunu söylesem yeter herhalde. Hakeza Bilali Habeşi. O mübarek zatın da makamı Tarsus’ta. Dolayısıyla, Tarsus; inanç turizmi için biçilmiş kaftandı. Tarsus’un çalışkan Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, bu değerlerin farkına vardı ve Makam-ı Danyal Camii başta olmak üzere tüm tarihî eserlerin çevresini temizleyip gelenlerin bu yerleri rahat ziyaret etmelerini sağladı. Ayrıca, bu ziyaretçilerin konaklaması için gerekli olan otel ve pansiyonların yaygınlaşmasında aktif rol oynadı. Tarsus, sadece Müslümanların gelip ziyaret edeceği mekanlara sahip bir şehir de değil. Daha fazlası var. Saint Paul Kilisesi de burada. Katoliklerin ruhani merkezi olan Vatikan, 2008 Haziran ayı ile 2009 Haziran ayı arasındaki bir senelik süreyi Tarsus’ta doğan Aziz Paul’a adadı ve “Saint Paul Yılı” ilan etti. Tarsus’ta dün “Dinlerin Barışa Katkısı” konulu bir panel gerçekleştirildi. Papa Vekili Kardinal Jean Louis Tauran, Papa 16’ncı Benedict’in “Saint Paul Yılı” münasebetiyle yazdığı mektubu okudu. Toplantıda birçok yerli ve yabancı katılımcı vardı. En önemlisi de, panelde konuşulanların ve Papa’nın yazdığı mektupla ilgili haberin birçok ajanstan geçmiş ve ayrıca birçok yazılı ve görüntülü basında yer almış olması. Tarsus’un tanıtımı ve turizm potansiyelinin harekete geçirilmesi yönünden çok önemli bu. Burhanettin Kocamaz, Roma İmparatoru Sezar’ın büyük aşkı Kleopatra’nın da Tarsus’tan geçtiğini ve onun adına yapılan birçok eserin Tarsus’ta bulunduğuna işaret ederek; bu eserlerin hepsinin turizm sektörüne kazandırıldığını söyledi. İnanç turizmi, sadece Tarsus, Hatay ve İzmir gibi şehirlerle mi sınırlı? Değil elbette ki. Şanlıurfa, Mardin, Gaziantep, Diyarbakır, Siirt, Konya... hangisini sayayım. İstanbul zaten öyle. İş kala kala bu cevherlerin parlatılıp turizme kazandırılmasına kalıyor. Yapmak lazım.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT