BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Peygamberlerin insanlığa yaptıkları bazı hizmetler -1-

Peygamberlerin insanlığa yaptıkları bazı hizmetler -1-

Makalemizin hemen başında belirtelim ki, Allahü teâlâ, kullarının îmân etmelerini, ibâdet yapmalarını, güzel ahlâka sâhip olmalarını, kendi aralarında kardeşçe yaşamalarını, sevişmelerini, birbirlerine yardımcı olmalarını istemiş ve emretmiştir.



Makalemizin hemen başında belirtelim ki, Allahü teâlâ, kullarının îmân etmelerini, ibâdet yapmalarını, güzel ahlâka sâhip olmalarını, kendi aralarında kardeşçe yaşamalarını, sevişmelerini, birbirlerine yardımcı olmalarını istemiş ve emretmiştir. Cenâb-ı Hak, dünyâya gönderdiği ilk insan ve ilk Peygamber olan Âdem aleyhisselâmdan itibâren, Sevgili Peygamberimize gelinceye kadar bütün “Peygamber”leri vâsıtasıyla, kullarına, dünyâ ve âhirette râhat etmeleri, huzûr içerisinde, iyi bir şekilde yaşamaları için, emir ve yasaklarını, yanî ne yapmaları ve nelerden sakınmaları lâzım olduğunu, beğendiği ve beğenmediği bütün işleri bildirmiştir. Peygamberlerin insanlığa yaptıkları çok önemli hizmetler vardır. Bütün Ülü’l-azm Peygamberler, Resûller ve Nebîler (aleyhimüsselâm), insanlığı kendileri gibi birer mahlûk olan varlıklara tapınma karanlığından kurtararak, bütün varlıkların yaratanı ve hakîkî sâhibi olan Allahü teâlâya ibâdet etmenin şeref ve üstünlüğüne çağırmışlardır. İnsanlar, Allah’ın Peygamberlerine tâbi olup, emir ve yasaklarına uydukları müddetçe, huzûrlu ve râhat bir hayât yaşamışlar, birbirlerini sevip-saymışlardır. Emirlere ve yasaklara uymadıklarında ise, huzûrsuz olmuşlar, râhatları bozulmuş; ahlâksızlık, zulüm ve haksızlık bütün cemiyeti sarmıştır. Peygamberlerin hepsi, insanları fevz u necâta yani dünyâda ve âhirette kurtuluşa da’vet etmiş, sırât-ı müstakîmi, doğru olan yolu, bıkmadan, usanmadan ve yılmadan anlatmışlardır. İnsanların, zaman zaman içine düştükleri birtakım vahîm yanlışlık ve bayağı işler, her zaman ve mekânda, Allahü teâlânın gönderdiği Peygamberler (aleyhimüsselâm) ve hak dînler vâsıtasıyla düzeltilmiş, îmân ve ibâdette hak olan Ma’bûd’a (Allah’a) yönelmeleri emredilmiştir. Bütün Peygamberlerin ve kitapların gönderilmesi, bunlarla sırât-ı müstakîmin, doğru yolun, rızâ-i İlâhî’ye ve Cennet’e götüren yolun gösterilmiş olması, şüphesiz ki, yüce Allah’ın, kullarına olan ni’metlerinin en büyüğüdür. SAÂDETLERİN BAŞI... Bilindiği gibi, son peygamber olan Muhammed aleyhisselâmdan önceki bütün Peygamberler, belli zaman dilimlerine gönderilmişler, onların ahkâm-ı şer’iyyelerinin (dînlerinin) geçerlilik müddetleri belli zamanlarda dolmuş, bitmiş; getirdiği hükümler, kıyâmete kadar geçerli olan bir tek Muhammed aleyhisselâm kalmıştır. “Peygamberlerin sonuncusu” olan Muhammed aleyhisselâmın dîni bütün dînleri nesh etmiş, ya’nî yürürlükten kaldırmıştır. O’nun kitâbı, geçmiş kitapların en iyisidir. O’nun getirdiği dîn olan “İslâm” da kıyâmete kadar bâkî kalacaktır; kimse tarafından değiştirilemiyecektir. İslâm âlimlerinin buyurdukları gibi, saâdetlerin başı, Muhammed aleyhisselâmı tanımak, sevmek, O’na îmân etmek, tâbi’ ve teslîm olmaktır. İki cihân saâdetine kavuşmak, ancak ve yalnız, dünyâ ve âhiretin Efendisi olan Muhammed aleyhisselâma tâbi’ olmağa bağlıdır. Ona tâbi’ olmak demek, onun ta’rîf ettiği şekilde îmân etmek ve onun getirdiği ahkâm-ı İslâmiyyeyi öğrenmek ve yapmak demektir... Bugünkü makâlemizin sonunda bir husûsu da belirtmek istiyoruz: Bilindiği üzere, Allahü teâlâ kullarına üç vazîfe vermiştir: Birincisi, kulların şahsî vazîfeleridir. Her Müslümân, kendisini dînî-îmânî konularda, millî-ma’nevî husûslarda iyi yetiştirecek, ilim-irfân öğrenecek, ibâdetlerini yapacak, güzel ahlâk sâhibi, edebli, iyi huylu olacak, sıhhatli olacak, helâl lokma kazanmak için çalışacaktır. Kulların ikinci vazîfeleri, âileleri içerisindeki vazîfeleridir. Yine her Müslümân, âilesine, zevcesine, ana-babasına, çocuklarına, kardeşlerine ve diğer büyüklerine olan haklarını yerine getirecek, onlara karşı olan bütün görevlerini yapacaktır. Kulların üçüncü vazîfeleri ise, cemiyet içerisindeki vazîfeleridir. Komşularına, hocalarına, talebesine, emrinde olanlara, hükûmete ve devlete, bütün vatandaşlara, dîni ve milleti başka olanlara karşı vazîfeleridir. Kitaplarda, her Müslümânın herkese iyilik etmesi, eli ve dili ile kimseyi incitmemesi, kimseye zarar vermemesi, hıyânet etmemesi, herkese fâideli olması, devlete, hükûmete, kanûnlara karşı isyân etmemesi, herkesin hakkını, vergilerini ödemesi tavsiye edilmektedir.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT