BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Boğaz S.O.S. veriyor

Boğaz S.O.S. veriyor

Türk Deniz Araştırmaları Vakfı Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk, sık sık deniz kazalarına sahne olan İstanbul Boğazı’nın tek bir merkezden yönetilmesi gerektiğini söyledi



Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk, son aylarda sık sık deniz kazalarının yaşandığı İstanbul Boğazı’nın “sahipsiz” olduğunu öne sürerek, “İstanbul Boğazı’na karışan 14 tane kurum var. Bunlar da her yönüyle tamamen yetersiz. Boğaz, tek bir merkezden yönetilmeli” dedi. Öztürk, Kabataş açıklarında, Şehir Hatları İşletmesi’ne ait yolcu vapurunun, Ukrayna bandıralı gemiyle çarpışması sonucu büyük hasar görerek su almaya başlaması ve çok sayıda yolcunun da büyük tehlike yaşamasına yol açan kazanın ardından, açıklamalarda bulundu. İstanbul Boğazı’nda meydana gelen kazalarda son zamanlarda büyük artış görüldüğünü, bunun temel sebebinin deniz trafiğindeki artış olduğunu vurgulayan Öztürk, şunları söyledi: “Kazaların artışı, deniz trafiğindeki artışla doğru orantılı. Boğazlar’dan geçişi denetleme yetkisini Türk hükümetine veren ve barışta geçiş serbestliğini ilke olarak kabul eden Montrö Sözleşmesi’nin imzalandığı 1936 yılında İstanbul Boğazı’ndan günde 10 gemi geçerken, bugün günde 150, yılda ise 50 bin gemi geçiyor. Ayrıca Şehir Hatları İşletmesi’ne ait vapurlar, yolcu motorları ve deniz otobüsleri de Boğaz trafiğinde yer alıyor. Bunlar günde 2 bin sefer gerçekleştiriyor. Ancak İstanbul Boğazı, artık bu trafiği kaldıramıyor. Boğaz trafiği adeta şehiriçindeki yoğun trafiğe döndü.” RADAR SİSTEMİ Montrö Sözleşmesi uyarınca geçiş serbestliği bulunduğu için Boğaz’daki trafiği azaltıcı veya sınırlandırıcı yönde düzenlemeler yapmanın mümkün olmadığına işaret eden Öztürk, şunları kaydetti: Çözüm şu olabilir; Boğazlar’a ilişkin bir trafik sistemi, radar sistemi kuruluyor. İhalesi yapıldı, ancak henüz kurulmadı. Çanakkale Boğazı’nda 5, İstanbul Boğazı’nda da 8 olmak üzere toplam 13 kule bulunacak. Kulelerin yerleri konusunda daha anlaşma olmadığı için iş öyle duruyor. Ancak bu sistemin zaman kaybedilmeden bitirilip, faaliyete başlaması lazım. Sistem hizmete girince kazalar sıfırlanmayacak, ama en azından azalacak. Sistemin yararı ise gelen veya geçen gemilerin gözlem altında tutulması olacak. Dolayısıyla muhtemel kazaların, gözetleme ve takip yöntemiyle gemilerin önceden uyarılarak önlenebilmesi imkanı bulunacak. Böylece kaza riski azalacak.” TEK SORUMLUSU OLMALI Radar sisteminin faaliyete geçmesinden sonra da İstanbul Boğazı’nda kazaların olacağını belirten TÜDAV Başkanı Öztürk, sözlerini şöyle tamamladı: “İstanbul Boğazı’na karışan 14 tane kurum bulunuyor ve bunlar da her yönüyle tamamen yetersiz. Ayrıca Boğaz’la ilgili o kadar çok mevzuat karmaşası var ki, bunların sadeleştirilip, İstanbul Boğazı’nın da tek bir merkezden yönetilmesi lazım. Bu da Boğazlar Genel Müdürlüğü’nün oluşturulması veya bütün yetkilerin bir tek kurumda toplanmasıyla olur. Bu olay da sadece kazayı değil, güvenlik, sağlık, kurtarma ve acil önlem gibi bütün boyutları kapsamalı. `Şu veya bu bakanlık olsun’ demiyorum, ama işin bir tek muhatabı bulunmalı. Muhatabı tek olunca da sorumlusu oluyor. Şu anda ise sorumluluk ve görevler değişik değişik bakanlıklara, müsteşarlıklara ve birimlere paylaştırılmış durumda. Şu anki tablo Boğazlar’ın ve Marmara Denizi’nin sahipsizliğini gösteriyor. Yetki ve görevler birçok kurum arasında paylaştırılmış. Bunlar arasında da işbirliği, net bir bilgi alışverişi, iyi bir koordinasyon yok. Bunların hiçbirinin iyi bir ekipman, malzeme, insan gücü ve yetişmiş personeli de yok. En son Volganeft adlı tanker olayında gördük. Tankerden petrol yayıldı, bir hafta sonra müdahale edilebildi.”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 104322
    % -0.51
  • 5.4689
    % -0.19
  • 6.2114
    % -0.1
  • 7.2404
    % -0.35
  • 229.55
    % -0.22
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT