BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Peygamber efendimizin ilk hutbesi

Peygamber efendimizin ilk hutbesi

Fahr-i âlem efendimiz, Benî Sâlim kabilesi içinde kıldığı Cuma namazı ki, ilk kılınan Cuma namazının o olduğu bildirilmiştir, onda okuduğu hutbe şu idi: “Hamd Allah’a mahsustur. O’na hamdeder, O’ndan yardım diler, O’ndan mağfiret ve hidayet niyaz ederim. O’na inanırım, O’nu inkâr edenleri düşman bilirim.



Fahr-i âlem efendimiz, Benî Sâlim kabilesi içinde kıldığı Cuma namazı ki, ilk kılınan Cuma namazının o olduğu bildirilmiştir, onda okuduğu hutbe şu idi: “Hamd Allah’a mahsustur. O’na hamdeder, O’ndan yardım diler, O’ndan mağfiret ve hidayet niyaz ederim. O’na inanırım, O’nu inkâr edenleri düşman bilirim. Şehâdet ederim ki, Allah’tan başka ilâh yoktur. O birdir, ortağı yoktur. Yine şehadet ederim ki, Muhammed O’nun kulu ve resulüdür. Allah, onu peygamberlik zincirinin kesintiye uğradığı, ilmin azaldığı, insanların sapıklığa düştüğü, zamanın sonu geldiği, kıyametin yaklaştığı bir sırada, insanlara doğru yolu göstermek ve onları irşad etmek için göndermiştir. Kim Allah’a ve O’nun elçisine itaat ederse o kemâle erip olgunlaşmış, kim de onlara âsi olursa doğru yoldan sapmış, nefsine zulmetmiş ve derin bir sapıklığa düşmüş olur. Size daima takvâ üzere bulunmayı tavsiye ederim. Zira müslümanın müslümana tavsiye ettiği şeylerin en iyisi, onu âhiret için çalışmaya teşvik etmesi ve ona takvâyı emretmesidir. Öyleyse Allah sizi nelerden sakındırmışsa onlardan sakının. Bundan daha üstün bir öğüt ve bundan daha iyi bir hatırlatma olamaz. Şüphe yoktur ki, takvâ, Rabbinden korkarak onunla amel eden bir kimse için arzuladığımız âhiret için de doğru bir yardımcıdır. Kim kendisiyle Allah arasındaki gizli ve açık ilişkileri düzeltir ve bunu yaparken Allah rızasından başka bir gaye gözetmezse, onun bu davranışı kendisi için dünyada güzel bir and olduğu gibi öldükten sonra da âhiret gününde azığa muhtaç olduğu bir zamanda ona iyi bir sermaye olur. Orada kişi, bunun dışında ne ameli varsa onlara sahip olmayı ister ve ‘Keşke onlarla benim aramda uzun bir mesafe olsaydı’ der. Allah sizi azâbından sakındırmaktadır. Zira Allah, kulları hakkında çok büyük merhamet sahibidir. O her sözünde sâdıktır ve her vaadini yerine getiricidir. Sözünden ve vaadinden asla dönmez. Nitekim: “Benim katımda söz değiştirilmez ve ben kullarıma zulmedici değilim”, (Kaf sûresi: 29) buyurmuştur. Öyleyse gerek dünyanıza ve gerek âhiretinize ait işlerde, gizli-açık bütün hallerde takvâdan ayrılmayın. Zira kim Allah’a takvâ üzre bulunur, O’na muhalefetten sakınırsa Allah onun hatalarını bağışlar ve ona çok büyük mükâfatlar verir. Allah’a isyan etmekten sakınan bir kimse, çok büyük bir kazanç sağlamış olur. Şüphe yoktur ki, takvâ, kişiyi Allah’ın gazabından korur, azâbından kurtarır, Allah’ın dargınlığını önler. Takvâ, yüzleri ağartır, Allah’ı hoşnut eder ve dereceyi yükseltir.” Yarın: “Allah size doğru yolu göstermiştir!”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT