BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Masa tenisinin ALTIN KIZI

Masa tenisinin ALTIN KIZI

Tek elleriyle hayata tutunan Bedensel Engelliler Masa Tenisi Milli Takımının genç bayan oyuncuları başarıdan başarıya koşuyor



Hazırlayan: Fatih Selek Sağ kolu ve iki bacağı olmayan Kübra Özsoy, ayakkabı giymeyi seviyor. Özellikle de parmak arası terlikleri. Ebru Can, “sağım iyidir” diyor. Sakaryalı Hilal Türkkan, Türkiye’ye madalya getirmek için mücadele edeceğini söylüyor. Bedensel engelli üç kızımız...Kübra, Ebru, Hilal... Onlar, henüz minik yaşlarda tanıştıkları engelleriyle değil başarılarıyla konuşuluyor. Uluslararası turnuvalarda Türkiye’yi temsil eden Bedensel Engelliler Masa Tenisi Milli Takımının genç bayan oyuncuları, 2012 Paralimpik Oyunlarından madalya ile dönmenin hayalini kuruyor. HAYATI PROTEZ Kübra Özsoy, Yozgat’ın Sorgun ilçesinde 4 yaşındayken elektrik çarpması sonucu iki ayağını ve bir kolunu kaybetmiş. Ankara’da, ortopedik engelliler okulunda lise birinci sınıf öğrencisi olan Özsoy, 14 yaşında. 2.5 yıldır masa tenisiyle uğraşan engelli sporcunun yirminin üzerinde madalyası var. Bacaklarındaki çift protezle yürüyen Özsoy, “Spora başlayınca kendime daha çok güvenim geldi, her şeyi daha hırsla ve azimle yapabiliyorum” diyor. Eskiden sokağa çıkamadığını ancak spor sayesinde bütün korkularını yendiğini anlatan genç sporcu şunları söylüyor: “Dışarıda kısa kollu kıyafetler giyip protezlerimle gezebiliyorum. Ayakkabı giymeyi, özellikle parmak arası terlikleri çok seviyorum. Protezlerimle her türlü ayakkabıyı giyiyor, bütün işlerimi rahatlıkla yapabiliyorum. Tek bacağım protez olsaydı belki zorlanabilirdim. Ama çif ayakta sıkıntı yaşamıyorum. Gelişme döneminde olduğum için diz bölgemdeki kemikler büyüyor ve deriye zarar veriyor. Bu sebeple üç yılda bir kemikleri kestiriyoruz.” Doğuştan sol eli olmayan 13 yaşındaki Ebru Can da, Bedensel Engelliler Masa Tenisi Milli Takımının başarılı oyuncularından. Sakarya’da yaşayan ve lise birinci sınıf öğrencisi olan Can, “Kübra soldan, ben de sağdan iyi vururum” diye espri yapıyor. Almanya, Slovenya, Macaristan gibi ülkelerde takım arkadaşlarıyla boy gösteren Ebru Can, “Paralimpik Oyunlarına katılıp ilk üçe girmeyi hedefliyorum” diyor. KLASMANDA İLK DÖRTTE Masa tenisinde yaş sınırlaması yok. Her yaştan engelli, karşılaşabiliyor. Sakaryalı engelli sporcu Hilal Türkkan, yaşının genç olmasına rağmen kendine rakip tanımıyor. İlköğretim 8. sınıf öğrencisi Türkkan’ın doğuştan kolunda eğrilik var ve serçe parmağı yerinde değil. Önceki gün açıklanan dünya klasmanında 4. sıraya oturan başarılı sporcu, Türkiye’ye madalya getirmek istediğini söylüyor. ‘Dalmak Özgürlüktür’ Uludağ Üniversitesi Sualtı Topluluğu (USAT) tarafından 2004’ten beri gerçekleştirilen engelli çocuklar için yüzme ve dalış programlarının 2009 çalışmalarında çekilen fotoğraflar, İstanbul’da sergiye çıkıyor. Mehmet Dağ ve Engin Yavaş’ın çektiği “Dalmak Özgürlüktür” başlıklı sergi, engelli çocukların suyla olan terapilerini yansıtıyor. Fototrek Fotoğraf Merkezinde 12 Temmuz’da açılacak 35 parçalık sergi, 31 Temmuz’a kadar gezilebilecek. Ayrıntılı bilgi www.fototrek. com adresinden alınabilir. ENGELSİZSAYFA HERKESE ÖRNEK OLSUN 2006 yılından beri 57 ilde paneller ve konferanslar düzenleyerek engellilik bilinci oluşturmaya çalıştıklarını ifade eden Özürlüler İdaresi Başkanı Abdullah Güven, ‘engelsizsayfa’nın bu konuda örnek bir çalışma olduğunu söyledi. Güven, “Bu duyarlılığın, sosyal sorumluluk bilinciyle yapılan yayıncılığın devam etmesini diliyorum, çalışmalarınızın herkese örnek olmasını istiyorum” dedi. Türkiye evde bakımı başardı Avrupa çare arıyor 165 bin ailenin faydalandığı evde bakım hizmetinin başarıyla yürütüldüğünü belirten Özürlüler İdaresi Başkanı Abdullah Güven, Avrupalı bilim adamlarının hâlâ model aradığını söyledi Ülkemizde sayıları milyonları aşan engelliler, ulaşımdan eğitime, toplum baskısından iş imkânlarına kadar büyük sıkıntılarla boğuşuyor. Çünkü, onları hayatın içine çekecek sosyal ve fiziki şartlar yeterli değil. Ancak son yıllarda yapılan kanuni düzenlemeler, engellilerin engellerini kaldırmaya yönelik büyük mesafeler alınmasını sağladı. Bir milat olarak görülen “2005 Özürlüler Kanunu”, ülke tarihinde ilk defa telaffuz edilen meselelere çözüm getirdiği gibi, bir Türkiye gerçeğini de toplumun dikkatine sundu. Artık, engellilerin adları sıkça duyulmaya başlandı. Biz de bu hafta, konu hakkında yapılan çalışmaları dinlemek için Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanı Abdullah Güven’i konuk ettik. YETKİ SAHİBİ KURUM 20 yıldan beri engellilerle ilgili çalışmalar yürüten kurumlarda yöneticilik yapan Abdullah Güven, son yıllardaki yasal düzenlemeler ve ilgili mevzuatlarla Türkiye’nin en çağdaş ülkeler arasına girdiğini ve dünyada örnek gösterildiğini söyledi. Türkiye’de ilk defa engellilerle ilgili derli toplu mevzuatın 2005 yılında yapıldığını hatırlatan Güven, “Buruk bir mutluluk duyuyorum. Keşke daha fazlasını yapabilseydik” dedi ve şöyle devam etti: “Alt yapımızda yetersizlik var. Bu kadar sorunun karşısında personelimiz çok yetersiz. Kurumun, mutlaka yapılandırılması daha güçlü hale getirilmesi gerekiyor. Bu kadar meselenin takipçisi ve gerçekten yetki sahibi bir kuruma ihtiyaç var.” TAKİPTE SIKINTI VAR Sadece kanun çıkarmak yeterli mi? Özürlüler İdaresi Başkanı, bu soruya “Uygulama noktasında takip sıkıntımız var” diye cevap verdi ve yaptırım yapılması gerektiğini belirtti. Evde bakım hizmetlerinden 165 bin ailenin faydalandığını ifade eden Abdullah Güven, şöyle devam etti: “2007’de sadece 14 bin aileye ulaşmışken, 2008’in sonunda 130 bin, bugün itibariyle de 165 bin aileye bu destek veriliyor. Bakım hizmetlerinde aile yapımızı bir avantaj olarak değerlendirdik ve dünyaya örnek olabilecek bir uygulamaya imza attık. Hem de maliyeti dörtte bir oranında düşürdük. Geçtiğimiz aylarda Strasbourg’da Avrupa Komisyonunun bir toplantısına katıldık. Bilim adamlarının Avrupa ve ABD için evde bakım temelinde yeni bir model arayışları içerisinde olduğunu gördük. Heyhat! Biz bunu güçlü aile yapımızla gerçekleştirdik. Bugün engellilerin özel eğitim desteğinden 210 bin kişi faydalanıyor. Bu rakam 2002’de sadece 19 bin kişi civarındaydı. Bugün 400 bin insanımız engelli aylığı alıyor.” İSTİHDAM ŞÛRASI GELİYOR Ülkemizde engellilerin ilk sıkıntılarından biri istihdam. Engelli istihdamı için meslek edinme kursları açtıklarını ve 2008’de 535 projeyle 18 bin 160 engelliye eğitim verdiklerini anlatan Güven, “Bununla ilgili eylem planı geliştirmeye çalışıyoruz. Kasım başında düzenlenecek Özürlüler Şûrasını istihham başlığında yapacağız” dedi. Çalışamayan engelli ailelelerine bakım sigortası düşünüldüğünü kaydeden Güven, “Şimdilik deklare etmemiz doğru olmaz ama böyle bir proje var” diye konuştu. POSTA KUTUSU Durumumu kullanıp beni dolandırdılar Geçtiğimiz haftalarda konuk ettiğimiz bedensel engelli yazar Ömer Bekir Kazan’dan bir faks aldık. Kendisinin durumunun suistimal edilerek bazı dernek başkanları tarafından dolandırıldığını anlatan Kazan şöyle diyor: “Altınokta Körler Derneği Düzce Şubesi ile Düzce Bedensel Engelliler Derneği Başkanı Ü.Ö., satmak üzere yazdığım üç kitaptan tutanakla 50’şer adet aldı. Ama beni sözleşme esasında öyle bir oyuna getirdi ki, 3 kitabı 8 liraya aldı 15 liraya satacağını söyledi. ‘Geri kalanını satanlara paylaştıracağım’ dedi. Satanların da kim olduğunu belirtmedi. Fakat 9 aydır kendisinden haber yok. Verdiği telefonlara ulaşamıyorum. Söz konusu derneklerin genel merkezlerinden bilgi alamıyorum. Küçükçekmece Cumhuriyet Savcılığına sözleşmeyle gidip şikayette bulundum. Ama savcılık ‘Bizi bağlamaz, kendin arayıp bulacaksın’ deyip ilgilenmedi. Beni üzen para kaptırmak değil, engelli dernekleri adına bir engelliyi dolandırmak. Buradan Düzce’deki yerel yönetimlere, emniyete sesleniyorum, lütfen bu mağduriyetimi giderin.” Piknik sevinci İstanbul Bahçelievler’de yaşayan engelliler, aileleri ile birlikte, Bahçelievler Belediyesi tarafından kendileri için organize edilen piknikte bir araya geldi. Yenibosna Şehir Korusu’nda, yaklaşık bin 500 engelli ve yakınının katıldığı piknikte buluşan aileler gönüllerince eğlenerek güzel bir gün yaşadılar. Çeşitli zorluklar nedeniyle yıllardır piknik yapmadıklarını belirten engelli aileleri bu imkanı kendilerine sunanlara teşekkür etti. Artık dişiyle görüyor İngiltere’de 12 yıl önce sıcaklık sebebiyle kör olan inşaat işçisinin dişinden alınan kök hücreyle, özel bir optik lens tutucusu oluşturuldu. Optik lens ışığın Martin Jones’un gözüne girmesini ve görebilmesini sağladı. Jones, ilk defa 1960’lı yıllarda bir İtalyan’ın bulduğu yöntemle ilk defa görebilen ilk İngiliz oldu. TESYEV www.tesyev.org info@tesyev.org BİZE YA­ZIN! Duygularınız, her tür­lü so­ru, istek ve görüş-leriniz için e-ma­il ve mek­tup­la­rı­nı­zı bek­li­yo­ruz... Ya­zış­ma Ad­re­si: 29 Ekim Cad­de­si No: 23 34197 Ye­ni­bos­na/İS­TAN­BUL Tel: 0 212 454 31 75 Faks: 0 212 454 31 00 e-ma­il: engelsizsayfa@tg.com.tr
Reklamı Geç
KAPAT