BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Siirtliler marka ve tesis bekliyor

Siirtliler marka ve tesis bekliyor

Sulamaya ihtiyaç duymayan fıstık ağacı, sıcak iklimli Siirt için aranan bitki! Üretilen fıstığın, çevre illerde işlendiğini ve oralara mal edildiğini anlatan üretici, kente paketleme tesislerinin kurulmasını ve Siirt fıstığının markalaşmasını istiyor.



Memleketten HABER VAR -61- Behçet FAKİHOĞLU Sulamaya ihtiyaç duymayan fıstık ağacı, sıcak iklimli Siirt için aranan bitki! Üretilen fıstığın, çevre illerde işlendiğini ve oralara mal edildiğini anlatan üretici, kente paketleme tesislerinin kurulmasını ve Siirt fıstığının markalaşmasını istiyor. Yaklaşık 10 bin yıllık bir geçmişi bulunduğu söylenen şirin ilimiz Siirt, Güneydoğu Anadolu Bölgemizin Kuzey Doğusunda bulunmaktadır. Hazreti Ömer Efendimizin halifeliği zamanında İslamiyet’le tanışan Siirt, o günden bu yana alimlerin ve velilerin mekanı olmuş. Selçuklular döneminde parlak bir medeniyet yaşamış, birçok eserle süslenmiş bu şirin şehir, 1514 yılında, Çaldıran Zaferi ile birlikte Osmanlı Devleti’ne katılmış, Cumhuriyetin ilanı ile birlikte de il statüsüne kavuşturulmuş. Bu parlak geçmişinin, medeniyetinin izlerini her sokağında, taşında taşıyan Siirt’in, daha çok bilinmesi için kollar sıvanmış. Siirt Valisi Necati Şentürk, Veysel Karani Hazretleri ile ilgili sempozyum düzenleyerek, ilin bu yönüyle daha çok tanınmasına çalışıyor. Akademisyen ve ilgililerin katılacağı benzer sempozyumların diğer zatlar için de düzenleneceği ve bu hazinelerin insanlarımıza daha çok tanıtılacağı belirtiliyor. Siirt Valisi Necati Şentürk SUDA BÜYÜK İLERLEME Ziyaretine gittiğimizde Vali Şentürk, 12 köyün içme ve kullanım suyuna kavuşturulması projesi ile ilgili olarak, ildeki basın mensuplarına bilgi veriyordu. Bu projelerle köylere içme suyu sağlanacağı gibi, hayvanlar için de içme suyu sağlanıyor, köylülerimiz, yeterli miktarda sulama suyuna kavuşturuluyor. Siirt gibi yazların çok sıcak ve kurak geçtiği bir ilde bunun anlamının ne denli büyük olduğunu anlatan Vali Şentürk, bu sayede vatandaşın çok önemli bir ekonomik güce de kavuşabileceğini söylüyordu. Günübirlik ve gösterişe yönelik işlerle iştigal etmediklerini söyleyen Şentürk, böyle kalıcı ve faydalı hizmetlerinin devam edeceğini söylüyordu. Siirt’teki evliya ve alimleri çok iyi incelediği ve bildiği anlaşılan Necati Şentürk, 47 bin beyitlik Sultan Memduh Divanı’nın günümüz Türkçesiyle basılacağının müjdesini de veriyordu. HACİZLER BİZİ BAĞLIYOR Siirt Belediye Başkanı Selim Sadak’ı, Meclis üyeleriyle toplantı halinde buluyorum. Bütün üyelerden; halkla daha çok diyalog kurmalarını, vatandaşın isteklerini ve nabzını iyi tespit etmelerini, öncekilerin düştükleri hatalara düşmemek için neler yapılması gerektiği hususunda kafa yormalarını istemiş. Çok kötü bir belediye devraldıklarını söyleyen Sadak, “Kimsede yarına dair bir ümit kalmamıştı, bu şehrin düzeleceğine kimse inanmıyordu, ciddiyet bitmişti” diye ilave ediyordu. Belediye kaynaklarının, gelen paraların nerelere gittiğini hâlâ anlayamadıklarını, bu konuyu araştırdıklarını belirtiyor. Geldiklerinde belediyenin bütün kaynakları, araçları, taşınmaz varlıkları üzerinde hacizler varmış. 37. güne kadar bir litre mazot alacak kadar bile paraları yokmuş. Öncelikle vatandaş ve esnafla görüşülmüş, anlaşma yoluna gidilmiş, bunlar hacizlerini kaldırmış. Ama Başkan, “Kamuya ait hacizler (Vergi, TEDAŞ, SGK...) duruyor, bunlar elimizi-kolumuzu bağlıyor” diyor... Siirt BelediyeBaşkanı Selim Sadak KAPIMIZ HERKESE AÇIK “Kimse Selim Sadak ayırım yapıyor, ırkçılık yapıyor diyemez ve demeyecektir” çarpıcı cümlesini sarfeden Başkan, her akşam bir mahalleye, bir caddeye gidip esnafı, vatandaşı ziyaret ettiğini, onların problemlerin dinlediğini belirtiyor. Yer altı şebekesinin yüzde 40-45’inin büyük paralar harcanarak önceki dönemde yenilendiğini ifade eden Selim Sadak; ama işin ehli tarafından yapılmadığı için, en çok arızanın bunlarda olduğunu, geri kalan şebekenin de 40-50 yıllık olduğunu, dolayısıyla arızalarla çok uğraştıklarını söylüyor. Arızaları gidermek için yeni ekipler kurulmuş ve her arızanın en çok 24 saat içinde giderilmesi sağlanmış. Su sıkıntısının olmadığı, temizlik problemlerinin de yüzde 60 civarında bitirildiği söyleniyor. Kapılarının 24 saat bütün vatandaşlara açık olduğunu ifade eden Sadak, bütün sıkıntıları vatandaşla konuşarak çözeceklerini belirtiyor. PARLAK GÜNLER BEKLİYOR Geçmişte çok sıkıntılar çektiklerini, herkesin bundan dersler çıkarması ve hatada ısrar etmemesi gerektiğini belirten Selim Sadak; ülkeyi güzelleştirmek, şeffaflaştırmak, daha iyi yaşanılır kılmak için ellerinden geleni yapacaklarını söylüyor, bir de sitemde bulunuyor. Validen hem seçimden önce, hem de seçildikten sonra randevu istemiş, beklediği randevu verilmemiş. Vatandaşın oyu ile seçildiğini, mülkiye amirleri ile birlikte hizmet etmeleri gerektiğini söyleyen Başkan, bu tavrın üzüntüsünü yaşıyor. Hiçbir devlet görevlisine karşı saygıda kusur yapmadıklarını, vatandaşı da hiçbir zaman ayırmayacaklarını anlatan Sadak, hukuksuzluğa karşı dimdik duracaklarını belirtiyor. Siirtli ne istiyorsa, gece gündüz çalışarak canla başla yaptıklarını, 5 yıl sonraki Siirt’te bugünkü problemlerin hiçbirinin bulunmayacağını sözlerine ekleyen Başkan Sadak, Siirt’i çok güzel ve parlak günlerin beklediği müjdesini veriyor... YÖREYE ÖZGÜ YAPILAR... Yazların sıcak ve kurak, kışların ise sert geçtiği Siirt sokaklarında sıklıkla ‘sabat’lara rastlanıyor. Yazın güneşin sıcağından, kışın kar ve yağmurdan korunabilmek amacıyla evler arasında kurulmuş bu geçitler, yöreye özgü mimarisiyle dikkati çekiyor. M. Faruk Pamukçu Problemlere karşı birleşilmeli Kent ekonomisinin ağırlık noktasını devletten alınan maaşların teşkil ettiğini söyleyen Siirt İş Adamları Derneği (SİAD) Başkanı M. Faruk Pamukçu, tarım ve hayvancılığın klasik metotlarla yapıldığını, sanayinin de gelişmediğini belirtiyor. Şirvan‘daki bakır madenlerinde 250-300 kişinin istihdam edildiği anlatılırken, mermer yatakları, krom ve petrole daha çok yatırım yapılarak, il ekonomisinin rahatlatılabileceğine değiniliyor. Botan Çayı üzerinde 20 hidroelektrik santral projesinin hayata geçirileceği, yapılacak barajlar ve su projeleriyle, atıl vaziyette akan suların ekonomiye kazandırılacağı söyleniyor. En büyük sıkıntılarının, “her şeyi devletten bekleme” anlayışı olduğunu söyleyen SİAD Başkanı Pamukçu; kamu, özel kesim, yerel yönetim, üniversite ve sivil toplum kuruluşları arasında yeterli uyum, iş birliği ve diyaloğun olmamasını da problem olarak gösteriyor. İlin kalkınması için herkesin görev ve sorumluluklarını iyi bilmesi gerektiğine inanan Pamukçu; köylerini terk etmiş vatandaşlardan genç olanların bir daha dönmek istemediğini, sadece yaşlıların döndüğünü, üretim yapacak insanlar gitmeyince de köylerin üretici yerine tüketici konumuna düştüklerini belirtiyor. Siirt’in nefes alabilmesi için, imar problemlerinin halledilmesi, yeni yerleşim alanlarının açılması, ilgililerin bir araya gelerek problemleri çözmesi, temizlik anlayışın değiştirilmesi gerektiğini (hâlâ şehir içinde ahır bulunmakta) söyleyen Pamukçu; köylüler için de pozitif ayrımcılık uygulanmasını istedi. Ekonominin bel kemiği Siirt’in birçok yerini fıstık bahçeleri süslüyor. İri ve dolgun olan Siirt fıstığı, farklı lezzeti ile de tercih sebebi oluyor. Fıstık bahçeleri, bıtım ağacı da denen yabani fıstık ağaçlarının aşılanması veya fıstık fidanları dikilerek kuruluyor. Fıstık ağacının, tuttuktan sonra sulamaya ihtiyaç duymaması; sıcak iklimli ve nispeten suyu az olan Siirt için aranan bitki olmasını sağlamış. Bilhassa eski valilerden Nuri Okutan’nın 5 milyon fıstık fidanını köylülere dağıtması ve isteyenlere koruyucu tel vermesi, fıstıkçılığın iyice yaygınlaşmasını sağlamış. Dikilen ağaçlar şimdi meyve veriyor. Tatminkar bir fiyatla kolayca alıcı bulunan fıstık, köylülerin geçim kaynağı olmuş. Birçok Siirtli bu hayırlı işe vesile olduğu için Vali Okutan’ı unutamıyor, hayırlı dualarla anıyor. Siirt’in birçok kırsalını, çorak arazisini, dağ eteklerini süsleyen fıstık rekoltesinin 30 bin tonu geçeceği belirtiliyor. Siirt’te fıstık işleme ve paketleme tesisleri olmadığı için, ürünün Gaziantep’e gittiğini ve bu ile mal edildiğini anlatan ilgililer; bunun için tesislerin bir an önce kurulması ve markalaşmanın gerektiğini belirtiyorlar... TİFTİK battaniyeciliği teknolojiye yeniliyor Siirt’in tiftikten yapılmış tüylü battaniyesinin şöhreti bütün dünyaya yayılmış. Battaniyelerde renk kullanılmadığını, tiftiğin kendi renklerinden oluştuğunu söyleyen Vadullah İşçi, “Tiftik alındıktan sonra renklerine ayrılıyor, makinelerde taranıyor, bükülerek ip haline getiriliyor, yıkanıyor, kurutulup dokumaya geçiliyor” diye anlatıyor... Battaniye, yolluk, çorap, eldiven, yelek gibi her türlü ürün dokunuyor. Ancak fabrikasyon battaniyelerle rekabet etmek zorlaşınca, eskiden çok kişinin ekmeğini kazandığı bu işe ilgi kalmamış. 20 esnaf battaniyecilik yapıyormuş. Vadullah İşçi, Siirt Battaniyeciliğinin ilgisizlik sebebiyle bitmesinden korkuyor... Salkımlardan yapılan tabii BITTIM SABUNU Siirt’te patenti alınmış ‘bıttım sabunu’, menengiç ya da yabani fıstık ağacının salkımlarından yapılıyor. Konuyla ilgili bilgi veren Selami İrey; sonbahardan itibaren toplanıp kurutulan bıttıma; maya ve yağın (zeytinyağı veya ayçiçek yağı) katılıp karıştırıldığını, kaynatılıp sıvı hale getirildiğini anlatıyor. Sonra kalıplara dökülüp, satışa sunuluyor. Kendine has hoş kokusu bulunan ve birçok deri hastalığına iyi geldiği söylenen bıttım sabunu, tamamen tabii... Türkiye’nin her tarafından bu sabuna siparişler geliyor, fuarlarda da bu özel ürün tanıtılıyor... Şifalı PERVARİ BALI... Siirt’in bir diğer özel ürünü de Pervari balıdır. 600 ile bin 900 rakımları arasında yetişen bitkilerden elde edilen bal; tadı, rengi ve kokusu ile ön plana çıkıyor. Mide hastalıkları dahil birçok derde iyi geldiği söylenen balın, aynı zamanda zindelik kaynağı olduğu belirtiliyor...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT