BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Demokrasinin temel taşları ve TÜRKİYE

Demokrasinin temel taşları ve TÜRKİYE

1776 ABD Cumhuriyeti ve 1789 Büyük Fransız İhtilâli, dünyada demokrasiye geçişin temel taşları sayılıyor. Ancak demokrasi, hiç şüphe yok, İngiltere krallığında başladı, gelişti, örnek oluşturdu. Türkiye’de ise tartışmalar devam ediyor.



Fransız İhtilalini temsil eden bir resim. Geçtiğimiz 4 Temmuz günü, Amerika Birleşik Devletleri’nin 233. bağımsızlık yıldönümü kutlandı. Önümüzdeki 14 Temmuzda da Fransız Cumhuriyeti’nin kökeni sayılan Büyük İhtilâl’in 220. yıldönümü kutlanacak. 2 Temmuz gecesi, ABD’nin Diyarbakır’ı ziyaret eden yeni Ankara büyükelçisi, yanında Washington’dan gelen Orgeneral David Petraeus’la birlikte, muhteşem bir resm-i kabûl (kabûl töreni) düzenledi. 1776’da boğaz boğaza uzun bir savaş sonucu İngiltere’den ayrılarak bağımsız olan 13 eyaletli Birleşik Amerika, kendine kral bulamadığı, İngiltere kralına isyan ettiği için, cumhuriyet ilân etti. İnsan haklarını vurgulayan, vatandaş haklarını öne çıkaran, iyi İngilizce ile kaleme alınmış, kısa ve iki buçuk asırdır az tâdil gören anayasasını yayınladı. MODERN ÇAĞIN BAŞLANGICI 1789 Büyük Fransız İhtilâli’nde, Amerika’daki anayasaya dayalı seçilmiş meclisler devleti modelinin etkisi vardır. 1789 aynı zamanda, 1453’te başlayan Yeni Çağ’ın sonu ve Yakın Çağ’ın başıdır. Modern tarihçiler tarih zamanlarını böyle çağ’lara ayırarak, tarihi daha kolay ve sinoptik şekilde inceleyip sunarlar. Ancak 1918’de Yakın Çağ da sona ermiş, çok başka yepyeni karakterde bir dünya doğmuştur ki ben buna Modern Çağ diyorum. Fransa, Orta Çağ’da oluşmuş ve her çağda kesiksiz büyük devletler arasında sayılmıştır. Amerika ise yepyeni bir devlettir. 19. yüzyılda büyük devletler arasına girmek için hârikulâde bir çaba göstermiştir. 20. asırda İngiltere ve Almanya’yı gerisinde bırakarak önce dünyanın en zengin, en büyük ekonomi sahibi devleti, 1945’te de en güçlü askerî devleti durumuna yükselmiştir. NÜFUS GERÇEĞİ ABD’nin 2010 nüfus tahmini 315 milyondur ki, Çin ve Hindistan’dan sonra 3. sıradır. ABD 1800 yılında 1.951.780 kilometrekare ve 4.308.000 nüfustan, 1850’de 7.839.065 km2 ve 23.192.000 nüfusa yükseldi ki bunun 3.204.000’i Afrika kökenli zenci Köle idi. 4 yıllık korkunç bir iç savaştan sonra kölelik ancak 1865’te ilgâ edildi (Brezilya’da 1888’de). Fransa’nın 2010 nüfus tahmini ise 62 milyondur. Ve 72 milyonluk Türkiye’den ödünün koptuğunu her vesileyle açığa vuruyor. DEMOKRASİNİN KÖKENLERİ 1776 ABD Cumhuriyeti ve 1789 Büyük Fransız İhtilâli (Osm. İhtilâl-i Kebîr), dünyada demokrasiye geçişin temel taşları sayılıyor. Ancak demokrasi, hiç şüphe yok, İngiltere krallığında başladı, gelişti, örnek oluşturdu. Bugün de en iyi işleyen demokrasidir. Kusuru, İngiltere’ye has bulunması, başka bir ülkede aynen uygulanabilirliği olmamasıdır. Demokrasi, seçilmiş meclisler vasıtasıyla millî irâdeye dayanan rejimdir. Asker ve yargı politikaya karışamaz. ABD’ye gelince, başkanlık sistemi üzerine kurulduğu için, 20. yüzyıl Avrupa cumhuriyetlerine benzemez. Başbakan yoktur. ABD’de başkan, Avrupa cumhurbaşkanlarının aksine, meclislerce değil, halk tarafından seçilir. Daha büyük ayırım, başkanın, bakanları milletvekili ve senatörlerden seçememesi, meclisler dışından seçmesidir, parlamenter bakan yoktur. Başkan, elçileri de, ekserisi diplomasi mesleği dışında, şahsına yakın kişilerden atar (elçi dışındaki diplomatlar meslekten gelir). Başkan aynı zamanda, ABD’nin mutlak yetkili başkomutanıdır. Başkanlık sistemi, ekserisi İspanya’dan ayrılan diğer Amerika kıt’ası devletlerinde de kabûl edildi. Ama Amerika kıt’ası dışında bu tam başkanlık sistemi rağbet görmedi. Üstelik ABD dışında hiçbir tam başkanlık sistemli devlette demokrasi kurulamadı. Asker-Kilise iş birliği ile darbeler birbirini izledi. Fransa’ya gelince, ancak de Gaulle (dö Gol) için düzenlenen 5. Cumhuriyet ile yarı başkanlığa geçildi. Ayrıca başbakan da vardır. Ancak cumhurbaşkanını meclisler değil halk seçmektedir. Fransa sürekli rejim ve anayasa değiştirmekle ün yapmıştır. Ben 5. Cumhuriyet’in, Deveciyan’ın fikirlerini uygulayan Sarkozy ile tükeneceği, 6. Cumhuriyet’le klasik Avrupa tipi cumhuriyete döneceği fikrindeyim. TÜRKİYE’YE GELİNCE... Avrupa sistemi cumhuriyetlerde cumhurbaşkanları, Avrupa’nın taçlı demokrasilerindeki krallar gibidir: Devleti temsil ederler, icranın ancak sembolik düzeyde başıdırlar. Türkiye’de önümüzdeki seçimde cumhurbaşkanını halk seçecek. Bu suretle cumhurbaşkanı geniş ölçüde icraya gireceği için sık sık başbakanla karşı karşıya gelecektir. Bizim kesin görüşümüz budur. Çağdaş devlet, monarşi veya cumhuriyet olsun, demokrasi ile yönetilen devlettir. Avrupa kıt’asında demokrasi tamamlanmak üzeredir. Diğer kıt’alarda emeklemektedir. Asya’da ancak birkaç demokrasi oluşabildi. Latin Amerika’da kezâ... Afrika’da o kadarı bile yoktur.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT