BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Avrupa Birliği’nde Avusturya krizi

Avrupa Birliği’nde Avusturya krizi

Avusturya’da radikal sağcı Jörg Haider’in iktidara ortak olma girişimi ve Hristiyan Demokrat eğilimli Halk Partisi ile hükümeti kurma görüşmeleri yapması, AB üyesi ülkelerde büyük endişe uyandırdı.



Belçika AB’yi acil toplantıya çağırdı... Avusturya’da radikal sağcı Jörg Haider’in iktidara ortak olma girişimi ve Hristiyan Demokrat eğilimli Halk Partisi ile hükümeti kurma görüşmeleri yapması, AB üyesi ülkelerde büyük endişe uyandırdı. Nazi özentisi ve yabancı düşmanı Haider’in liderliğini yaptığı Özgürlük Partisi’nin Halkcı Parti ile koalisyon hazırlığı içinde olmasına AB üyesi ülkelerden büyük tepkiler gelmeye başladı. Belçika Başbakanı Guy Verhofstadt, AB Dönem Başkanı Portekiz Başbakanı Antonio Guterres’e Avusturyada’ki gelişmelerin Belçika’da büyük endişe uyandırdığını, buna karşı olduklarını açık bir şekilde dile getiren belirten bir mektup göndererek, AB dişişleri bakanları konseyinin meseleyi görüşmek üzere acilen toplanmasını istedi. AB’nin demokratik değerler üzerine inşa edildiğini, bu çerçevede birlik ülklerinin bir araya geldiğini belirten Guy Verhofstadt, mektubunda şu ifadelere yer verdi: “AB demokratik bir kurumdur. Birlik üyesi bir ülkede ırkçı ve aşırı sağ bir partinin iktidara gelmesi AB’nin saygınlığını kaybetmesine yol açar. Bu tür gelişmelere karşı çıkılmalıdır. Birlik üyesi dışişleri bakanları ‘acil’ olarak toplanmalı ve konuyu tartışmalıdır.” Jörg Haider’in iktidara ortak olma girişimine açık bir şekilde karşı çıkan Belçika’dan sonra AB Komisyonu Başkanı Romano Prodi, Avusturya’da aşırı sağcı partinin koalisyon için görüşmelere başlamasından endişe duyduğunu söyledi. Prodi, Avusturya’da aşırı sağın iktiadar gelmesinin Avrupa düzeyindeki muhtemel sonuçları konusunda endişeli olduğuna işaret ederek “Gelişmelerin kriz ortamına doğru gitmeyeceğini umarım” dedi. Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, aşırı sağın ilerlemesini endişeyle karşılarken, Avrupa Parlamentosu Başkanı Nicole Fontaine, “AB içinde aşırı sağın iktidara gelmesi kabul edilemez. Bu Avrupa’nın kendi değerlerinden vazgeçtiği anlamına gelir. Bunu hoşgörüyle karşılamak imkansızdır” şeklinde konuştu. Almanya Başbakanı Gerhard Schröder ise, “Hitler ile arasına mesafe koymayan bir siyasi liderin iktidar ortağı olması büyük bir tehlikedir” açıklamasında bulundu. Jörg Haider’in başa geçtiği 1986’da oy oranı yüzde 10’lara ulaşamayan, bugün ise yüzde 27 ile ikinci konuma yerleşen ırkçı FPÖ, radikal olması sebebiyle Avrupa Parlementosu’nda bile bir gruba dahil edilmiyor. Son kamuoyu yoklamlarında, “yeniden bir seçim olsa kime oy verirsiniz?” ise sonuç korkutucu boyutta oldu. Kamuoyu yoklamasında yüzde 33 oy alan Haider’in böylelikle oy oranını son seçimlere göre % 6 daha artırdığı ortaya çıktı. Liberal Parti olarak kurulan ve 80 yıllarda bir dönem Sosyalit Parti ile iktidar ortağı olan Özgürlük Partisi, 1986 kongresinde genç avukat Jörg Haider’in liderlik koltuğuna gelmesiyle ırkçı bir kimlik kazandı. Jörg Haider “Önce Avusturya” sloganı ile başlattığı kampanyalarda ülkedeki yabancılara karşı adeta savaş açarak, yabancıların ekonomik krizin ve sosyal problemlerin başlıca sebebi olduğunu ilan etti. Nazi dönemimden verdiği örnekler ile seçim kampanyalarında oy patlamasına giden Haider, geçen Ekim ayında yapılan seçimlerde parlamentodaki 183 sandalyenin 52’sini alarak sandıktan ikinci parti olarak çıktı.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT