BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yeni Ecevit

Yeni Ecevit

‘1980’lerde ekonomide atılan adımlar muhteşem oldu’ deyip komplekse girmeksizin Özal’ı övebilen ve zaman zaman buna benzer görüntüler veren yeni Ecevit profili bilge bir kişiliği çağrıştırıyor. Evet Bülent Ecevit bu yaşına rağmen Demirel’le beraber istikrarın ve güvenin teminatı hüviyetinde...



‘1980’lerde ekonomide atılan adımlar muhteşem oldu’ deyip komplekse girmeksizin Özal’ı övebilen ve zaman zaman buna benzer görüntüler veren yeni Ecevit profili bilge bir kişiliği çağrıştırıyor. Evet Bülent Ecevit bu yaşına rağmen Demirel’le beraber istikrarın ve güvenin teminatı hüviyetinde... Önceki günkü Milliyet Gazetesi’nde bir haber: “Ecevit Davos Zirvesi’nde yabancı yatırımcı ve gazetecilerin de katıldığı Türk gecesinde “1980’lerde ekonomide atılan adımlar muhteşem oldu” dedi. 1980’ler Özal dönemi. Görüldüğü gibi Ecevit hiçbir komplekse girmeksizin rasyonel ve objektif düşünmenin gereği ekonomi bağlamında bu döneme “muhteşem” diyebiliyor. Bu bir dil sürçmesi mi? Hayır. Yeni Ecevit profilidir. Fikre ya da ideooljiye fanatik taraftar mantığı ile angaje olmayan, gelişmeleri anı anına izleyen ve gerektiğinde onlarla uzlaşan bugünün Ecevit’idir bu. Sadece yukarıdaki örnek değil, buna benzer pek çok olay sayın Ecevit’in toplum çoğunluğunun istediği bir çizgide seyrettiğini gözler önüne seriyor. Zaten öyle olmasaydı Bülent Ecevit ismi tek başına siyaset firması olamaz ve seçimde CHP gibi tarihsel bir yapıyı kurumsallığına rağmen ikiye katlayamazdı. Bülent Ecevit politikaya 1950’lerin sonunda giriyor. 60’larda ise çalışma hayatımıza çağdaşlığı getiren “önder” oluyor. Siyasal seyrinde fikri hiçbir kırıklık ve de kirlilik yok. O her zaman merkezin solunda ve pırıl pırıl. ama onun solculuğu moda olduğu dönemlerde bile hiçbir şekilde sosyalistlikle örtüşmüyor. İnançlara ve de özel girşime saygısını hep sürdürüyor. Öyle olduğu içindir ki 77’de yüzde kırkların üstünde oy alıyor. 80 müdahalesine 71 muhtırasında olduğu gibi karşı çıkıyor. Derken ihtilal sonrasında jakoben kimlikle yürümekte ısrar eden hizipler dergahı CHP’den ayrılıyor ve eşi Rahşan Hanımla beraber tabir yerinde ise tek başına çöl yürüyüşüne çıkıyor. Ve uzun bir yürüyüş sonrasında da toplumun dinamiklerini yakalayarak zirveye çıkıyor. Ecevit’in bu başarısı sadece azmin ve inancın değil, asıl; toplumu doğru okumanın yansımasıdır. “Dün dünde kaldı cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lazım” diyen düsturu kavramının ürünüdür. BİLGE KİŞİLİK Bugünün Ecevit profilinde dikkat edin; hırs, hiddet, kin, kavga ya da hesap gibi şeyleri göremezsiniz. Yeni Ecevit kimliği adeta bir bilgeliği çağrıştırıyor. O bugün bir cephenin mensubu değil, 65 milyonun merkezinde adeta toplumun ortak paydasıdır. Yeri geldiğinde Merve Kavakçı’nın karşısına dikiliyor ve yine yeri geldiğinde önceki gün Davos’ta olduğu gibi Fethullah Gülen’in yurt dışında açtığı okullar için “değerli kurumlar” nitelemesini yapabiliyor. Onun ölçütü şablonlar, vehimler ve kompleksler değil, var olan çağdaş realiteler oluyor. Şimdi bugünün Türkiye’sine şöyle bir bakın! Sayın Ecevit’le sayın Demirel istikrarın sembolleri değil midir? Bana göre bugünün ikliminde bu iki ismin olmadığı bir Türkiye karanlığa gebedir. Diyeceksiniz ki hayat devam eder. Elbette eder ama sancılar çekilir. İşte Rahmetli Özal’ı bugün aramıyor muyuz? Hiç şüpheniz olmasın bir gün Sayın Demirel’i de sayın Ecevit’i de çok ama çok arayacağız. Bu isimler her türlü şahsi hesabı aşmış milleti ile özdeşleşmiş isimlerdir. İşim gereği onları yakından tanıdığım ve donanımları ile hizmet heyecanı taşıyan halet-i ruhiyelerini gördüğüm için, özellikle bu konjonktürde onları Türkiye’ye çok çok gerekli görüyorum. Dilerim Türkiye yeni bin yılın ilk beş yılına bu ustaların önderliğinde girer ve asra iyi bir başlangıç yapar...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT