BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Taksi yolcusu

Taksi yolcusu

Bizim Yazı İşlerindeki Fatih’in üst kat komşusu taksi şoförü Necati Amca bir gün Haznedar’da tur atarken, Maslak’a gitmek isteyen bir hanımı arabasına almış. Sıradan ve ortalama soru-cevaplarla yolculuk bitmiş.



Bizim Yazı İşlerindeki Fatih’in üst kat komşusu taksi şoförü Necati Amca bir gün Haznedar’da tur atarken, Maslak’a gitmek isteyen bir hanımı arabasına almış. Sıradan ve ortalama soru-cevaplarla yolculuk bitmiş. Olacak bu ya, ertesi sabah, bir gün önceki hanım yine aynı yerde ve aynı saatte Necati Amca’nın taksisine binmiş. Kadın az önceki deli rüzgârdan kurtulan pancar rengi saçlarını düzeltirken tebessüm ederek: - Amca, demiş, siz beni mi takip ediyorsunuz? Necati Amca: - Hayır kızım, diye cevaplamış, tamamen tesadüf. Kadın çantasından açılır katlanır küçük, pembe, yuvarlak bir ayna çıkarmış, yüzünü aynada bir aşağı bir yukarı incelerken söylenmiş: - İyi peki... Vardır bunda da bir hayır... Ve aynayı çantasına atıp, Necati Amca’nın dikiz aynasındaki yorgun gözlerini bulmuş: - Bakın amca, ben her gün buradan Maslak’a gidiyorum. Bir bankanın portföy yönetimindeyim. Kendi arabam var ama bu trafiğe çıkmaya korkuyorum. İsterseniz, hafta içi her gün aynı saatte beni burada bekleyin. Necati Amcanın canına minnet: - Geceden bile nöbet tutarım, diye espri yapmış. Saatine bakmış; her sabah saat tam sekize çeyrek kala sizi aldığım yerde olurum efendim! *** Üçüncü gün buluştular: - İsminiz neydi amca, sormayı unuttum. - Necati efendim. - Memnun oldum Necati Amca, ben de Behiye. (Hemen açıklama gereği hissetti:) Babaannemin ismiymiş. - Gayet güzel bir isim efendim. Ben de memnun oldum. *** Sekizinci gün, hafta başıydı. Necati Amca gecikmiş olmanın telaşı ve utancıyla buluşma yerine geldiğinde, artık gitmiştir diye düşündüğü Behiye Hanımı orada beklerken buldu. Kadın hızla taksiye bindi, kapıyı sertçe çekti; burnundan soluyordu: - On dakikadır yol üstünde bekliyorum! Taksiler, özel arabalar korna çalıp duruyor! Nerede kaldınız siz?! - Özür dilerim Behiye Hanım, ne deseniz haklısınız. Kadın onu dinlemediğini göstermek için camdan dışarıyı izlemeye başladı. Şoför boğazını temizleme sesi çıkararak konuşmayı denedi: - İnanılmaz bir şey oldu efendim. Behiye Hanımın mazeret dinleyecek hali yoktu. Şoförün suçunu kabul edip susmadığını görünce, hiç ihtiyacı olmadığı halde çantasından cep telefonunu çıkarıp kurcalamaya başladı. Necati Amca konuşuyordu: - ...zavallı sabiyi otobüs durağının dibine bırakıvermişler. Bi görseniz, soğuktan kaskatı kesilmiş. Hemen hastaneye götürdüm... Sağ olsunlar... Devlet hastanesi olsa, nerdeee... İyi ki şu özel hastaneler... - Ne diyorsun sen amca ya? Ne bebeği? Necati Amca ilgiyi yakalamış olmaktan memnun: - Yaa, onu diyordum. Yeni doğmuş bir bebeği bizim sokağın başındaki otobüs durağına bırakmışlar. Hemen hastaneye götürdüm. *** Behiye Hanım yol boyunca konuşmadı. İnerken, Necati Amcanın gönlünü almak için elindeki telefonu gösterdi: - Telefonunu çaldırayım, bu numarayı kaydet de bir daha ağaç olmayayım beklemekten... Kaçtı numaran? - İyi düşündünüz Behiye Hanım. Sıfır beş yüz... *** Ertesi gün -dokuzuncu buluşmaydı-, bu kez Behiye Hanım ortada yoktu. Necati Amca yarım saat yol kenarında bekledikten ve “Dünkü kızgınlığı hâlâ geçmedi mi acaba?” sorusuyla kendi kendini yedikten sonra, telefon etmeye karar verdi: - Ben annesiyim, dedi hıçkıran bir hanım sesi. İki haftadır arabasını kullanmıyordu. Randevusu varmış, bu sabah arabasıyla gitti, ana yola çıkarken soldan gelen cenaze aracı çarpmış. Yoğun bakımda... Necati Amca, bir gün önce yeni doğmuş bebeği bıraktığı hastaneye doğru hızla sürdü taksiyi... ——— (Bizim Fatih’e, her gün Behiye Hanımın sağlığını soruyorum ama tam yirmi bir gündür değişen bir şey yokmuş.)
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT