BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıyak sitemler

Kıyak sitemler

Kıyak emeklilik, artı 414 milyon “Temsil tazminatı” ile, hem de sözü geçer, dişe dokunur bürokratların hepsini de kayıracak biçimde yeniden kabul edildi.



Kıyak emeklilik, artı 414 milyon “Temsil tazminatı” ile, hem de sözü geçer, dişe dokunur bürokratların hepsini de kayıracak biçimde yeniden kabul edildi. İki ay önce, aynı konuda fazla üzüntü ve kınama tepkisi görülünce, fırsat kollayarak, bugünü beklemişlerdi. İşte 27 Ocak perşembe gecesi işi becerdiler. Yangından mal kaçırırcasına gece yarısı 45 dakikada kıyak emekliliğe kondular. Demek iktidar ve muhalefetteki bütün partilerin kararı ve niyeti vardı ki Meclis’te, bu mutlu zafer görüşülürken, karşı konuşan olmadı. Temsilcilerimizin yarısı zaten toplantıya gelmedi. Bir kişi, aykırı şeyler söyledi ise de ne olsa sonuca tesir etmeyeceği için kimsenin kanına dokunmaz. Oysa 8 ay önce, bağrıyanık milletimizin büyük ümitleri ile yenilenen TBMM, hele yurdun her türlü felaket, yoksulluk, ihmal, çetecilik, cinayet, zelzele içinde kahrolduğu şu günlerde, bunu yapmamalı idiler. Mert bir biçimde mesela: “Hakkımızdır ama, halkımızın duçar olduğu felaketleri düşünerek, bir yıl da biz feragat gösterelim, dedik. Ama enflasyonu biraz küçültmeyi refahı azıcık artırmayı başarırsak, biz de hakkımızı milletten isteyeceğiz” diyebilirlerdi. Bunu yapsalardı gerçekten kıyak olurdu. Oysa zelzele, turist yokluğu, pahalılık, verimsizlik, cinayet rezaletleri yüzünden, işsizler, işçiler, esnaf, köylü, hayvancı, çalışmaz, dükkan sahibi, kiracı, ev sahibi kan ağlarken Meclis’imiz bu kıyağı yapmamalı idi. Kendilerine ümitle bağlanan milletimizi incittiler. En ufak bir feragat göstermediler. Pek çok “ilericilerin” övgüler dizdiği İsmet Paşa, “Devlet bütçesi”ne Osmanlı üslubunda “Beytülmal” derdi. Birgün yine böyle, kendi maaşlarını arttırmada ittifak sağlamak başarısı gösteren bir Meclis’te “Beytülmal” yani millet malı üzerinde yine parlak bir zafer kazandınız maşallah” dediğini hatırlıyorum. Daha fazla yazıp bizi incitenleri bile incitmek istemiyorum. Dünyanın çok zengin ülkelerinde de Parlamentolar var. Bakalım onların milletvekilleri mi, yoksa bizimkiler mi halkça daha fazla seviliyorlar? Gazetemize, her hafta, zengin bilgiler düşünceler bağışlayan “AMERİKA MEKTUBU” ile tanıdığımız yazarımız Ayşe Göktürk Tunceroğlu’nun, bu konuda, 20 Aralık 1999 tarihli mektubundan bir bölüm sunayım. “Varın biraz da siz oyalanın.” “Meclisimizi, oluşturan milletvekili sayısının, hükümeti oluşturan bakan sayısının çokluğu, lojmanları, emeklilikleri her zaman söz konusu edilir. Daha doğrusu maaşların dolgunluğundan, emekliliklerinin kıyaklığından bahis açılır hep. Amerikan Kongresi üyelerinin bu konulardaki vaziyetleri nedir diye merak edip oturduğum eyalet New Jersey’in Kongre üyeleri ile irtibat kurdum. Gelen yazılı cevaplardan öğrendiğime göre burada parlamenterlerin pek kıyak bir vaziyetleri yok. Bir kere lojman diye bir mevhum yok. Herkes Washington’daki görevi boyunca oturacağı evi maaşı ile karşılıyor. Çoğu kiralık evde oturuyor, kimi mali imkanları müsaitse ev alıyor. Devlet tarafından kendilerine tahsis edilen herhangi bir mesken yok. Emeklilik konusuna gelince... Kongre’de en az 5 yıl görev yapmış üyeler 62 yaşına geldiklerinde Kongre’de 10 yıl görev yapmış üyeler de 60 yaşına geldiklerinde emekli maaşı almaya hak kazanıyorlar. Fakat birkaç seçenekleri daha var. Mesela, eğer 55-60 yaş arasında iseler ve en az 30 sene görev yapmışlarsa onlara da emekli maaşının tamamı değil ama bir kısmı ödenmeye başlanıyor. 1983’ten sonra seçilip göreve başlayanlar için durum böyle.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT