BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Meseleleri isimleriyle zikredenler

Meseleleri isimleriyle zikredenler

Başlığa, dolayısıyla yazıya ilham veren, Patrikhane’nin sözcüsü Peder Dositeos oldu aslında... “Başbakan Erdoğan, Türkiye’de sorunları isimleriyle zikreden ilk politikacı; bu yüzden tarihe geçecek” diyor sözcü, Taraf‘taki mülakatında...



Başlığa, dolayısıyla yazıya ilham veren, Patrikhane’nin sözcüsü Peder Dositeos oldu aslında... “Başbakan Erdoğan, Türkiye’de sorunları isimleriyle zikreden ilk politikacı; bu yüzden tarihe geçecek” diyor sözcü, Taraf‘taki mülakatında... Erdoğan, müesses nizamdan gelmeyen, hatta müesses nizama rağmen gelen bir siyasetçi olarak, bazen tutuk da olsa, müesses nizamın ürettiği sorunları, lafı dolandırmadan telaffuz ediyor. Statüko’nun ve resmi ideolojinin ezberlerini bozarak... Kürt sorunu dediğinde, devletin geçmişte azınlıklara yaptıklarını faşizanca bulduğunda, ruhban okulunun açılabilme ihtimalini veya ekümenikliğin o dinin mensuplarına ait bir karar olması gerektiğini söylediğinde... Müesses nizamın horladığı dindar insanları bu ülkenin zencileri olarak tasvir ettiğinde... Hep kurulu düzenin sinir uçlarına dokunuyor Başbakan... *** Bir poblemi çözebilmenin ön şartı, o problemin varlığını kabul etmek ve bunu telaffuz etmek değil midir? Etrafından dolanarak, ama’lara, ancak’lara sığınarak sorunlar çözülemiyor ki... Sadece siyasette mi? Yaptığınız işten mutlu değilseniz, mutlu olabilmek için önce işinizin size uygun olmadığını fark etmelisiniz, değil mi? Herkes ile tartışıyor, kimseyle kalıcı dostluklar kuramıyorsanız, ilk yapmanız gerekenin, davranış ve sözlerinizdeki yanlışlıkların farkına varmak olduğunu düşünmüyor musunuz? *** Obama Türkiye ziyaretinde “geçmişinizle yüzleşmelisiniz, biz yüzleştik ve böylelikle birçok sosyal meselemizi hallettik” demişti. Dünyaya ulusal gurur penceresinden bakan ve algıları “bir Türk dünyaya bedeldir” düzeyinde kalanlar hemen zıpladılar tabii... Bizim geçmişte yüzleşilecek hatalarımız yoktu, olsa bile bunu hatırlatmak elin Amerikalısına düşmezdi! Halbuki bugün ülkeyi gerip duran, rahatça konuşamadığımız, zihinlerdeki klişe ve tabulara hapsedilmiş o kadar çok yakın tarih hatası var ki... Onları önce korkmadan telaffuz etmeyi, sonra da tartışmayı, nihayetinde de yanlışa yanlış demeyi başarabilsek, bu ülke inanın ki çok daha yaşanılır, insanlar da çok daha huzurlu olacak.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT