BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > The Globalist Seyr-i Âlem

The Globalist Seyr-i Âlem

Sergio Marchionne Fiat’ın ve kısa bir süreden beridir de Chrysler’in CEO’su. İtalya’da doğan, Kanada’da eğitim gören Marchionne, şirketlerin dönüşümü konusunda tecrübeli bir isim olarak kabul ediliyor. Bu yüzden de tükenmiş bir otomobil devinin yenilenmesi için doğru seçim. Bu bölümde otomobil sanayi ve Chrysler-Fiat hakkındaki görüşlerine yer veriyoruz.



1. Küresel Test Dünya Genelinde Eğitimsizlik Oranı Bilgi güçtür ve okuyup yazabilmek de eğitimin en temel şartı. Bir ülkenin ekonomik başarı şansının temel göstergelerinden birisi de okuryazarlık oranıdır. Acaba dünyada yetişkin nüfusun yüzde kaçı okuma yazma bilmiyor? A. Yüzde 7 B. Yüzde 13 C. Yüzde 16 D. Yüzde 34 A. Yüzde 7. YANLIŞ. Çin’de okuma yazma bilmeyenlerin oranı yüzde 7. Bu, 71 milyon yetişkin Çinlinin günlük hayattaki en basit bir ifadeyi bile okuyup yazamadığı anlamına geliyor. Gelişmekte olan ülkelerde bu oranın yüzde 20 olduğu göz önüne alınırsa Çin’in durumu oldukça iyi. Asya’daki diğer büyüyen pazar ekonomileri ile bir kıyas yapmak gerekirse, Endonezya yüzde 9, Filipinler yüzde 7 ve Tayland yüzde 6’lık bir orana sahip. B. Yüzde 13. YANLIŞ. Genç kesim olarak tabir edilen 15-24 yaş arası nüfusta okuma yazma bilmeyenlerin oranı yetişkinlere kıyasla oldukça düşük. Dünya genelinde kız nüfusu içinde okuma yazma bilmeyenlerin oranı yüzde 13, erkeklerde ise yüzde 9. Bunun sebebi ailenin eğitime ayırabildiği kaynak kıt olduğunda tercihini genelde erkek çocuğunu okula göndermekten yana kullanması. Toplamda ise her dokuz gençten biri okuma yazma bilmiyor. Bu oran, erkeklerin yüzde 12, kızların ise yüzde 21’inin okuma yazma bilmediği 1990 yılına göre ciddi bir ilerlemeye işaret ediyor. C. Yüzde 16. DOĞRU. Yetişkin dünya nüfusu içinde okuma yazma bilmeyenlerin toplam oranı yüzde 16. Buna göre, 775 milyon yetişkin, başka bir deyişle dünyadaki kadın ve erkeklerin altıda biri en basit bir mesajı bile ne okuyabiliyor ne de yazabiliyor. Bu oran 1950’de yüzde 44, 1990’da yüzde 24 ve 2000’de yüzde 18’di. Bu gelişime en fazla katkıda bulunan yer Güney Asya. Bölgede okuma yazma bilmeyenlerin oranı 1990’dan bu yana yetişkinlerde yüzde 52’den 36’ya, gençlerde ise yüzde 39’dan yüzde 20’ye düştü. Aksine, okuma yazma bilmeyenlerin oranının yüzde 70-77 arası değiştiği Mali, Burkina Faso ve Nijer en eğitimsiz ülkeler olarak öne çıkıyor. Eğitimsizliğin en fazla olduğu ilk on ülkeden sekizinin Sahra Çölü’nün güneyinde yer alması bölgenin ekonomik gelişim ve eğitim kaynakları açısından muazzam bir mahrumiyet içinde olduğunu gösteriyor. D. Yüzde 34. YANLIŞ. Hindistan’da okuma yazma bilmeyenlerin oranı yüzde 34. Yakın zamanda yazılım geliştirme ve mühendislik gibi alanlarda yüksek teknoloji merkezi olarak adından söz ettiren bir ülke için bu oldukça şaşırtıcı. Hindistan’daki eğitimsiz yetişkinlerin oranı Çin’deki oranın yaklaşık dört katı. Küresel ekonomik güç olma yolunda ilerleyen bir ülke için bu oran ciddi bir dezavantaj oluşturuyor. 2. İlginç Rakamlar 1- Ortalama bir ABD’li aile, klimayı açmak veya araba kullanmak gibi sıradan şeylerle atmosfere günlük 68 kilogram karbondioksit salınmasına yol açıyor. (National Geographic) 2- Bu rakam Avrupa ortalamasının iki katından fazla ve dünya ortalamasının da neredeyse beş katına eşit. Amerikalıların daha fazla araba kullanması ve evlerinin daha büyük olması bunun başlıca sebebi. (National Geographic) 3- Son 20 yılda genç nüfusun okuryazarlık oranı yüzde 84’ten yüzde 89’a yükseldi. (UNESCO) 4- 1 litre benzinle 24 kilometre gidebilen Tata Nano, Toyota’nın hibrit sedan modeli Prius’a göre çok daha ekonomik. (Time) 5- İspanya’da insanlar boş zamanlarının yüzde 12’sini spora ayırıyorlar. Bu oran Fransa’da yüzde 8, Japonya’da ise yüzde 6. (OECD) 6- 173 milyonluk Pakistan’da nüfusun yüzde 63’ü ne okuma ne de yazma biliyor. (UPI) 7- 100 sandalyeli ABD Senatosu’nda babaları da senatörlük yapmış olan beş senatör var. (The Economist) 8- Google’ın kurucularından olan Sergey Brin, Parkinson hastalığına yakalanma riskini ciddi şekilde artıran bir genetik bozukluğu olduğunu Eylül 2008’de, 35 yaşındayken açıkladı. (International Herald Tribune) 9- ABD, dünyada en fazla kayak merkezine sahip olan ülke. Ülkede 475 tane, başka bir deyişle Avusturya’dakinin yaklaşık üç katına yakın sayıda kayak merkezi var. (Wall Street Journal) 10- Endonezya’nın kıyı şeridinin toplam uzunluğu 80 bin kilometreden biraz fazla. (Financial Times) © 2009 www.theglobalist.com 3. Dudak Okuma Bir dönüşüm üstadı Sergio Marchionne Sergio Marchionne Fiat’ın ve kısa bir süreden beridir de Chrysler’in CEO’su. İtalya’da doğan, Kanada’da eğitim gören Marchionne, şirketlerin dönüşümü konusunda tecrübeli bir isim olarak kabul ediliyor. Bu yüzden de tükenmiş bir otomobil devinin yenilenmesi için doğru seçim. Bu bölümde otomobil sanayi ve Chrysler-Fiat hakkındaki görüşlerine yer veriyoruz. 1- Küresel otomobil sanayinin mevcut durumu hakkında ne düşünüyorsunuz? “Emsali görülmemiş bir durumla karşı karşıyayız. Bu kadar çok sayıda sistemin eş zamanlı çöküşüne daha önce hiç şahit olmamıştım.” (Mayıs 2009) 2- Mayıs 2004’te görevi teslim aldığınızda Fiat ne haldeydi? “Görevi teslim aldığımda burada ölüm kokusu vardı.” (Aralık 2008) 3- Nasıl karşılandınız? “Üst yönetimin ne düşündüğü bir hayal edin. Bu zavallı adamlar otomobil sanayinin dışından gelerek başlarına geçen bu yeni yöneticiyi (neredeyse tam bir yabancı - İtalya’dan 1966’da ayrılmıştım.) gördüler ve tek düşündükleri şu oldu: ‘İşte yine başlıyoruz. Gel şimdi bu adama da işin inceliklerini öğret dur. Bir de önceki yönetici gibi çıkarsa yandığımızın resmidir.’” (Aralık 2008) 4- O günden bu yana Fiat’da ne gibi değişiklikler oldu? “Biz de artık araba üreticilerinin Apple’ıyız. Yeni Cinquecento modeli de bizim iPod’umuz. “ (Mayıs 2009) 5- Bu noktaya nasıl geldiniz? “Fiat birçok kimse tarafından düşük kaliteli araçlar üreten ve sonu gelmez bürokrasinin esir aldığı uyuşuk ve başarısız bir otomobil üreticisi olarak algılanıyordu. Üstelik Fiat’ı yenileme kabiliyetine sahip olan insanların birçoğu tüm bu zaman zarfında oradaydılar. Sıkı çalışma ve zor kararlarla Fiat’ı karlı bir şirket haline getirdik.” (Haziran 2009) 6- Bu tecrübeden çıkardığınız önemli ders ne? “Uzun süredir Fiat’la özdeşleşmiş olan ‘Büyük Adam’ anlayışındaki liderlik modelini terk ettik. Herkesin liderlik etmesinin beklendiği bir kültürü yerleştirdik.” 7- Eski model hiç işe yaradı mı? “1950’lerde bir liderlik modeli olarak iyi işlemiş olabilir, ancak bugün sürdürülmesi neredeyse imkânsız.” (Aralık 2008) 8- Bir bütün olarak otomobil sanayisi hakkında ne düşünüyorsunuz? “Bu inanılmaz derecede zor bir iş. Kimya şirketlerinin değer tahribatı konusunda ölçü kabul edildiğini sanırdım ama otomobil endüstrisi kesinlikle en tepede.” (Aralık 2008) 9- Son olarak, ekonomi dibi ne zaman görecek? “Bu aynı denizin altı gibi, ayağınızı ne zaman yere basacağınız belli olmaz. Çünkü deniz dibi çok değişkendir, ne zaman dibe ulaşacağınızı net olarak söyleyemezsiniz.” (Ocak 2009) Editör’ün Notu: “Dudak Okuma”nın her bir bölümü, röportaj yapılan şahıslarca söylenmiş on alıntı içerir. Yalnız, bu sadece sanal bir röportajdır. Mümkün olduğunca, ifade edilen düşüncelere daha iyi bir anlam sağlayacak sorular eklenmiştir.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT