BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kardeşe adanan hayat

Kardeşe adanan hayat

“İstanbul arzın, Sultanahmet İstanbul’un merkezidir” desek herhalde mübalağa etmiş olmayız.



ENGELSİZSAYFA Hazırlayan: Fatih Selek Engelli kardeşi Mehmet Fuad’ın hem anası hem babası olan Halil Yüksel, “Haftanın beş günü sokaktayız, gezmeye bayılıyor. Onun bir gülümsemesi bütün sıkıntılarımı alıyor” diyor. “İstanbul arzın, Sultanahmet İstanbul’un merkezidir” desek herhalde mübalağa etmiş olmayız. Şehrin bu kadim semti, bir Ramazan bir de yaz aylarında insandan geçilmez. Yerlisi yabancısı her gün onbinlerce insan akın akın gelir, tarihin göbeğinde gezer, hoşça vakit geçirmenin keyfini çıkarır... Semt, tarihi silüetiyle de fotoğrafçıların ilk adreslerinden biridir. Ben de geçtiğimiz gün, farklı görüntüler yakalama umuduyla buradaydım. Ama Halil ve Mehmet Fuat Yüksel kardeşlerin hikayesini dinleyince şair olup çıktım. GARİP YOLCULAR Bakınırken etrafa gözüme bir arabalı takıldı. Gıcır gıcır yokuşa doğru, yolcusu tek. Ve arkadan geliyordu birisi iterek. Yanaştım yanlarına selam verdim usul usul, -“Aleykümselam” dedi ihtiyar, “Nasılsın oğul?” -“Sağolasın amca, yolculuk nereye?” -“Gezer dururuz işte buralarda biteviye... Adım Halil, bu da kardeşim Mehmet Fuad Samatya’da oturur, geçiniriz kıt kanaat. 56 doğumluyum, Mehmet’im 65’li. Biz doğuştan derbederiz evlat, doğuştan dertli. Ciğerparem yürümeyi hiç tadamadı, Gönlünce koşup iki adım atamadı. Dahası dilsizdir, lakin denileni anlar. Ah huysuzluğu olmasa bazı zamanlar. Hayatı işte bu! Tekerlekli sandalye. O da zaten kaç bedbinden bakiye... Daha dördündeydi geldiğimizde Nusaybin’den. Sonra babam bıraktı bizi, gitti aniden. İki yetim kaldık, yetiştiremedik doktora Anamı sorma, gençken göçmüş fukara. Mezar yolundayız haftanın üç günü ağır aksak, Uyku girmez gözümüze oraya uğramazsak. Birkaç çiçek, bir dua ve bir Fatiha. Yalnızız, garibiz ne diyeyim daha. Yıllarca avuttum dizimde asırlar gibi, Mehmed’im Fuad’ım evladım gibi. Olmadı ondan gayrı bir muradım Tatmadım evliliği, sevmedim hiçbir kadın. Fakat ben olmazsam ne olur hali? Derdi kendinden, kendi derdinden âli...” ** Yaşlı adam anlattıkça sicim sicim döküldü Gözünden yaşlar, çağlayanlar söküldü. Ak saçlarını tuttu, başını eğdi yere. “Koyver evlat” dedi, “Daha çok var gideceğim yere” ** Kardeşin ahirette şefaatçin olsun amca. Var git yoluna sana dualar yakışır anca... F.S. Büşra öz babası tarafından engelli diye terk edildi! Spastik bir kız dünyaya getiren Hacer Bilici’yi önce kocası, ardından da ailesi terk etti. Annesiyle bir başına kalan talihsiz Büşra ise hayata tutunmaya çalışıyor. > Cüneyt Bitikçioğlu İstanbul Zeytinburnu’nda oturan Hacer Bilici’nin hayatı, ülkemizde engellilik meselesine karşı nasıl yaklaşıldığının tipik bir örneği... 32 yaşındaki Bilici, mutlu bir yuva hayaliyle evliliğe adımını atmıştı. Ancak, engelli bir çocuk dünyaya getirmesi üzerine önce kocası, ardından da sığındığı ailesi tarafından terk edildi. EVLİLİĞİNİ FEDA ETTİ Spastik olarak dünyaya gelen Büşra’yı bir türlü kabullenmeyen babası, kızını Çocuk Esirgeme Kurumu’na vermek istedi. Ancak anne Hacer Bilici, buna karşı çıktı ve “ya kızın, ya ben” diyen kocasını bırakıp, anne baba ağabeylerinin yanına sağındı. Ancak engelli kızı için evliliğini feda eden kadını, ailesi de aynı gerekçelerle kabul etmedi. Bunun üzerine çaresiz kalan engelli annesi, komşularının yardımıyla Büşra’yı büyütmeye çalışıyor. Hacer Bilici, vaktini Zeytinburnu Otistik Çocuklar Eğitim Merkezine kaydettirdiği 12 yaşına gelen kızının eğitimi için harcıyor. Sabah kızı Büşra ile birlikte okula geliyor ve akşam birlikte eve dönüyor. Çocuğunu okulda beklediği için devamlı bir işte çalışamadığını belirten Hacer Bilici şunları söylüyor: BENİM İÇİN BİR İMTİHAN “Bire bir onunla ilgilenmesem beni arıyor. Mecburen yanından ayrılamıyorum. Okulda çocuklarımız için çıkan yemeğin parasını bile ödeyemez hale geldim. Bazen öğretmenler ödüyor, çok üzülüyorum. Sosyal Hizmetlere başvurdum gelip inceleme yaptılar şimdi onlardan gelecek yardımı bekliyorum.” Hiçbir zaman isyan etmediğini, başına gelenlere sabırla yaklaştığını anlatan engelli annesi, “Yaratan bu olayı bana imtihan için verdi. Bu çocuk bana sabırlı olmayı öğretti. Allah’a olan inancım ve güvenim hiçbir zaman zayıflamadı. Elimden geldiği kadar bu çocuğuma hem anne hem baba olacağım” diye konuştu. Kasetten çalıştı ÖSS’de 176. oldu Adana’da görme engelli Sercan Aydın (18), dershane öğretmeninin özel ilgisi ve ablasının kaset kaydına aldığı ders notları sayesinde ÖSS’de sözel-2 puan türünde Türkiye 176’ncısı oldu. Şakirpaşa Lisesi’nden mezun olan Aydın, şöyle konuştu: “Öğretmenim Tülin Eray Ertit ve ablam Hatice, dersanedeki ders notlarını kasetlere kaydetti. Akşam bunları dinleyerek çalıştım. Aylarca, öğretmenim ve ablam yanımdan ayrılmayarak, sınavda başarılı olmamı sağladı. Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi’ni tercih edeceğim. Görme engelliler için çok sıkıntı oluşturmayacağı düşüncesiyle Türkçe öğretmeni olmak istiyorum.” Dershane Müdürü Celal Bozok da Sercan’ın başarısında kaynakçılık yapan baba Ali Musa, ev kadını anne Songül Aydın, kardeşleri Can ve Hatice’nin önemli payının bulunduğunu belirtti ve “Bizim gözümüzde gerçek şampiyon Sercan’dır” dedi. POSTA KUTUSU Kardeşimin maaşı kesildi > Mustafa Çelik - Çankırı 57 yaşında bir kız kardeşim var. Doğuştan görme engelli. Devletin verdiği bakım hizmetlerinden faydalanıyoruz. Annem de 80 yaşında. Babamın sigortasından emekli oldu. Geçen ay köye gelen görevliler, kız kardeşimin bakımn maaşını, annemin sigortasından dolayı kestiler. Kardeşime ben bakıyorum niye böyle bir karar alındı? Otobüsler ücretsiz olsun > Akif Öztürk-Ankara Biz engellilerin en büyük problemlerinden biri yol meselesi. İstanbul, İzmir, Adana gibi büyük illerimizde %40 ve üzeri engelli raporu bulunanlar ücretsiz taşınıyor. Bu belediyecilik hizmetlerinin başkent Ankara’da da olmasını arzu ediyoruz. Belediye, % 60’ın üzerinde rapor bulunanlara bu imkanı sağlıyor, ama bu orana sahip birisi zaten dışarı çıkamıyor. Bu hizmetten kaç kişi faydalanıyor merak ediyorum. Kamuda 41 bin engelli kadrosu boş duruyor Meclis’te bir soru önergesini cevaplayan Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, devlet kadrolarında 51 bin 419 engelli kontenjanından 10 bin 300’ünde engelli memur istihdam edildiğini, ancak bu kontenjanlardan 41 bin 119’unun boş bulunduğunu bildirdi. Kamu kurum ve kuruluşlarının dolu memur kadrolarının yüzde 3’ü oranında engelli memur istihdam etmek zorunda olduklarını hatırlatan Yazıcı: “Bu yükümlülük, Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanan ve Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğde belirtilmiştir. Bu tebliğe uymayan kurum ve kuruluşlar, yine Devlet Personel Başkanlığınca 2006 tarihli yazıyla uyarılmıştır” dedi. RAKAMLARIN DİLİ Bu sene ÖSS’ye katılan 1404 engelli adaydan 1232’si 145 ve üstünde puan alarak tercih yapma hakkını elde etti. Bu adaylardan, puan türlerinin en az birinden 165 ve üstünde puan alanların sayısı 918 oldu. BİZE YA­ZIN! Duygularınız, her tür­lü so­ru, istek ve görüş-leriniz için e-ma­il ve mek­tup­la­rı­nı­zı bek­li­yo­ruz... Ya­zış­ma Ad­re­si: 29 Ekim Cad­de­si No: 23 34197 Ye­ni­bos­na/İS­TAN­BUL Tel: 0 212 454 31 75 Faks: 0 212 454 31 00 e-ma­il: engelsizsayfa@tg.com.tr
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT