BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Mezalim

Mezalim

Çin, alışageldiği sekliyle mezalimi yine sahneledi. Televizyon ekranlarına ve gazete sayfalarına yansıyan resimlere bakılamıyor. Milenyum çağında vahşetin böylesi; yani otoriter ve totaliter devlet eliyle kendi halkı üzerine bu denli bir kıyım, insanlık için yüzkarasıdır.



Çin, alışageldiği sekliyle mezalimi yine sahneledi. Televizyon ekranlarına ve gazete sayfalarına yansıyan resimlere bakılamıyor. Milenyum çağında vahşetin böylesi; yani otoriter ve totaliter devlet eliyle kendi halkı üzerine bu denli bir kıyım, insanlık için yüzkarasıdır. Komünist devlet eliyle işlenen, hunharca bu cinayetlerin sözde izahı; bölücülük... Baskı ve şiddetle Çin, nereye kadar gidebileceğini zannediyor? Komşusu Rusya’nın hal-i pür melalini görüp ibret almaz mı? Baskı ve şiddetle bir yere varılabilseydi, Sovyet Rusya varabilirdi. Varamadığı gibi, darmadağın oldu! Çin’in Uygur Türklerine reva gördüğü mezalim karşısında susup, bu, o ülkenin iç işidir deyip geçiştirilebilir mi? O vakit, dünyanın dört bir köşesindeki güçlüler, güçsüzleri boğazlasın, öyle mi? O halde, neden, özellikle de medeni âlem, bu vahşete karşı kayıtsız? Bu alçakça susmak, aynı suça ortaklık değil de nedir? Unutmayın ki, mazlumların ahı, asla yerde kalmaz! Binlerce yıllık Türk yurdunu işgal edip ülkene katacaksın. Binlerce yıllık yer isimlerini değiştireceksin. Orada yaşayan insanlara, kendi öz dilleriyle eğitim hakkı tanımayacaksın. Her türlü sosyal ve kültürel haklarını yasaklayıp, asimile etmeye çalışacaksın. En basit insan haklarına olan talepleri, “başkaldırı!” deyip hunharca ezeceksin. Milyarla insanını, karın tokluğuna bile değil; yarı aç yarı tok, en ağır şartlarda ve günde ortalama on sekiz saat çalıştır. Ve, sana süper güç desinler! Kan ve gözyaşı ile ürettiğin katma değerle dünyanın başına bela ol. Gücünü dünyaya göstermek için de, işgalin altında bulundurduğun sivil halkı, kafalarına birer kurşun sıkarak, sokakları cesetlerle doldur. Bu mezalime seyirci kalan medeni (!) âleme soruyorum: Urumçi’de sokaklarda yatan yalnızca Uygur Türkleri mi, yoksa bütün bir insanlık mı? Hani, nerede uygarlığın temsilcisi ABD? AB ve özellikle Sarkozy ve Merkel? Belli ki, Türk’e karşı oynanmak istenen kalleşçe ve kahpece oyunlar yeniden sahnelenmek isteniyor. Yazık ki, ne yazık!
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT