BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > İçini çekti ızdırapla!

İçini çekti ızdırapla!

Hacer ağrıyan dizlerini tutarak kalktı yataktan. Saat yediyi biraz geçiyordu. Sabahlığını giyip mutfağa doğru yürüdü. Çayı koydu. Sonra salona geçti. Pencerenin kenarına gidip dışarıya baktı. Puslu bir hava vardı. Bulutlar kararsız bir şekilde güneşin önünü kâh kapatıyor, kâh kaçarcasına güneşten uzaklaşıyorlardı.



Hacer ağrıyan dizlerini tutarak kalktı yataktan. Saat yediyi biraz geçiyordu. Sabahlığını giyip mutfağa doğru yürüdü. Çayı koydu. Sonra salona geçti. Pencerenin kenarına gidip dışarıya baktı. Puslu bir hava vardı. Bulutlar kararsız bir şekilde güneşin önünü kâh kapatıyor, kâh kaçarcasına güneşten uzaklaşıyorlardı. Pencereyi açınca hafif bir esinti olduğunu fark etti. Yine de insanın boğazını yakan bir is kokusu hakimdi havada. Hemen geri çekilip kapattı camı. Demlikten gelen fokurtu seslerini duyunca mutfağa geri döndü ve çayı demledi. Kahvaltılıkları teker teker masanın üzerine çıkarmaya başladı. Bu sırada içeride kapanan bir kapının sesini duydu. Kalkanın kim olduğunu merak ederek mutfaktan uzattı başını. Kaan uykulu gözlerle mutfağa doğru geliyordu. - Hayırlı sabahlar oğlum, geç geldin gece... Kaan mutfaktaki sandalyelerden birine oturdu: - Sabaha karşı geldim anne. Hacer telaşla atıldı: - Neden az daha uyumadın yavrum? Kaan omuzlarını kaldırdı: - İşe gideceğim anne. Bu akşam erken gelirim, erken yatarım. Etrafına bir kere bakındıktan sonra muzip bir gülümseme ile annesine döndü tekrar: - Kimi gördüm biliyor musun? Tarık’ı... Hacer gözlerini kıstı, Tarık’ın kim olduğunu çıkartamamış gibiydi: - Hani bizim eski komşu Tarık! Hatice Teyzenin oğlu... Hacer gözlerini açtı sevinçle: - Ay... Sahi mi? Nerede gördün? Nasılmış? Hatice nasılmış? Kaan arkasına yaslandı: - İyilermiş, herkesin keyfi yerindeymiş. Kız arkadaşıyla birlikteydi. Uludağ’a hafta sonu tatiline gelmişler arkadaş grubuyla... Çok selam söyledi sana. Hacer başını iki yana salladı: - Kız arkadaşı ha? Evlenecekler mi? Güzel mi? Kaan bir kahkaha attı: - Güzel, çok güzel, adı Nalân! Hanımefendi bir kız. Hacer’in göz bebekleri donuklaştı. Yüzünden bir bulut geçti bir anda. Yıllar önce kaybettiği kızını hatırlamıştı. İçini çekti ızdırapla. Derin bir nefes aldı. Kaan dikkatle baktı annesine: - Ne oldu anne, durgunlaştın, sarardın! Omuzlarını silkti Hacer: - Yok oğlum, gerilere gittim bir an. Hatıralar her zaman güldürmüyor insanı. Onlar konuşurlarken Betül de kalkmıştı... > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT