BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Ne bağrışıp duruyorsunuz?”

“Ne bağrışıp duruyorsunuz?”

Betül Tıp Fakültesinde öğretim üyesi olarak işe başladıktan sonra ayrı eve çıkmıştı ama yine de haftada bir veya iki defa anne ve babasının evine gelip kalıyordu.



Betül Tıp Fakültesinde öğretim üyesi olarak işe başladıktan sonra ayrı eve çıkmıştı ama yine de haftada bir veya iki defa anne ve babasının evine gelip kalıyordu. Oysa kendi tuttuğu ev hem hastaneye yakındı hem de ferahtı. Kaan, Betül’ü görünce ayağa kalktı: - Gel Betül Abla, Tarık’ı gördüm, bizim eski komşu. Çok selam söyledi. Betül gülümsedi: - Ay ne yaramaz çocuktu o. Muzip bir oğlandı. Babamı çıldırtırdınız ikiniz de. Adamcağız sizi nasıl zapt edeceğini bilemezdi. Hacer bir yandan kahvaltı için domates doğruyor bir yandan da onları dinliyordu. Hemen atıldı lafın burasında: - Kız arkadaşıyla birlikteymiş. Betül hayretle başını eğdi: - Bak sen! Büyüdüler yahu... Eee, Kaan seni ne zaman everiyoruz oğlum, bak annene fenalık geldi artık. Mürüvvet göreceğim diye tutturdu. Hacer yan gözle baktı Betül’e, sitemkâr bir şekilde cevap verdi bu sözlere: - Aşk olsun Betül Abla, yalan mı düşünüyorum, kaç yaşına geldi, artık baş göz olması lazım. Betül bir kahkaha attı: - Ben de bu zihniyeti anlasam çok mutlu olacağım. Ne var bu evlilikte bu kadar bilmem ki! Hacer sinirlenmişti. - Sen kendine bak, sen de evde kaldın işte. Bir evlenmedin. Münevver Ablam, Hikmet Kemal Amcam istemez mi senin mürüvvetini görsünler? Betül hâlâ kahkahalar atıyordu: - Ayol mürüvvet illa evlenmekle mi olur, bak ben de okudum, bilim kadını oldum. Koskoca kürsüdeyim. Üniversitede profesör olmuşum.. Hacer başını salladı bilmiş bilmiş: -Yok anam yok! Torun tokuş sahibi olmayı istemek başka, okuyup adam olmak başka. İkisi de bir arada olsa fena mı olur? Kaan da Betül ile birlik olmuştu. Hacer’i kızdırdılar sonunda: - Aman, ne haliniz varsa görün. Oturun evde kukumav kuşu gibi tek başınıza işte. Bu sırada Münevver Hanım da kalkmıştı. Uykulu gözlerle girdi mutfağa: - Ne bağrışıp duruyorsunuz ayol? Kaan ne kadar geç geldin oğlum? - Sabaha karşı, saat dörde geliyordu anneanne! - Kıyamam sana yavrum benim. Şimdi yine gideceksin değil mi, akşam erken gel bari. Sana dolma yapacağım bugün. Seversin. Erkenden yersin, erkenden yatarsın. DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT