BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ne için ölmek?

Ne için ölmek?

Cadde kenarındaki bir mezarlığın yanından geçtim. Bu kabristanın en görünen yerinde; başına bayrak dikilmiş, kenarlarına bayraklar asılmış bir “şehit” yatıyordu...



Cadde kenarındaki bir mezarlığın yanından geçtim. Bu kabristanın en görünen yerinde; başına bayrak dikilmiş, kenarlarına bayraklar asılmış bir “şehit” yatıyordu... Ağaçların altındaki “dilsiz” mezarlardan “biri” konuşuyor sadece. Diyor ki: “Ben, işte bu bayrak için öldüm, hayatımı bu bayrak uğruna feda ettim!” İçi sızlıyor insanın. Zaten görenler de açıyor ellerini ve inşallah cennette yeşersin diye toprağa gömülen tohumlara hayır dualar ediyor. * İşte o zaman şunu fark ettim ki; hayatını bir şey için feda eden, sadece bu asker değildi. Bu mezarlıkta ve her mezarlıkta; hayatını “bir şeyler uğruna” veren çook kimseler vardı. Fakat onların üzerine, “ne için öldüklerini gösteren” bir işaret konmamıştı, bayraklar altında yatan askerler gibi... Bu askerin şu bayrak için hayatını ortaya koyduğunu, canını feda ettiğini görüyorduk... Peki hemen onun ilerisindeki mezarda yatan ve sonraki mezarlıkta yatan ve sonraki kasabada ve sonraki şehirde ve sonraki memlekette yatan “fedailer” ne için vazgeçmişlerdi canlarından? * İnsanlar, ömürlerini geçirmeye karar verdikleri yolda ölüyor genellikle ve bu söz asla sürpriz değil!.. Fakat bilinse de söylenmiyor bunlar; iyi ki de söylenmiyor, iyi ki mezar taşlarına yazılmıyor, iyi ki başlarına heykelleri dikilmiyor, iyi ki direklere asılmıyorlar... Öyle olsaydı kumarbazın mezarı, alkoliğin mezarı, kötü kadınlar için hayatını verenlerin mezarı nasıl olurdu? Eroin almak için ölenlerin, eşkıyaya silah satmak için ölenlerin mezarı nasıl olurdu? Çocuk kaçırmakla, organ ticareti yapmakla, insanları zehirlemekle, gıdaları bozmakla uğraşanların mezarları nasıl olurdu? Öyle bir şey için ömrünü tüketmeli ki insan; onu mezarının başına dikseler, toprağın altında rahatsız olmamalı!..
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT