BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çok üst düzeyde bir yetkili...

Çok üst düzeyde bir yetkili...

Eskiden işler farklıydı. Yasama, yürütme ve yargıdan başka, bir şey daha vardı. Adıyla sanıyla..



Eskiden işler farklıydı. Yasama, yürütme ve yargıdan başka, bir şey daha vardı. Adıyla sanıyla.. -“Çok üst düzeyde bir yetkili”, görülen lüzum üzerine sık sık devreye girerdi. -Ne iş yapardı bu etkili, yetkili? Kimse tam olarak bilmezdi. Rivayet muhtelifti. Belki de öyle olması gerekiyordu. *** Geçenlerde, benzer bir senaryonun medya aracılığıyla bir kere daha ısıtılmak istendiğine tanık oldum. Aslında, böylesi kurnaz ve bayat reflekslerin zaman zaman nüksetmesini normal karşılamak lâzım. Neden mi? Üst düzey yetkililere yaslanarak, üst düzeyde yalan söylemek ve esip savurmak, medyatik geleneklerimiz arasındadır. Medyamız, “üst düzeyde yetkilileri” içine sindirdiği ve onların posta güvercini olduğu sürece, oligarşik baskılardan kurtulamayız. Vaziyet mi? Ne yazık ki, vaziyet pek parlak değil. *** Gelelim konumuza.. “Çok üst düzeyde misyonlara” destek veren bir medyatör, genellikle şu hususiyetleri barındırır: -Demokrasiyi, insan haklarını bir süs ve garnitür olarak görür. Ona göre, güçlü haklıdır; hukuk, güçlünün iradesidir. - Eski deyimle,”Mafevkine mütebasbıs, madununa müstebit” bir karakteri simgeler; üstüne yaltaklanır, altını ezer. -Ankara’dan bölüştürülen rantları koklayabilen keskin bir burnu, her fısıltıyı duyabilen sivri kulakları vardır. Ahbap çavuş kapitalizminin temel direklerinden biridir. -Yeni siyasal oluşumlarda bazen mimar, bazen de taşeron kimliğiyle görev üstlenir. -Yerine göre bir “güvercin ya da papağan”, irtifaya göre bir “kartal”, ortama göre bir “akbaba” olabilir. - Kendilerinin özel hayatı, muazzez ve muhteremdir. Başkalarının özel hayatına, her zaman tasallut edilebilir. -Müesses nizamın nasıl yapılandığını ve nerelerde temerküz ettiğini mükemmelen kavramıştır. - Önce infaz yapar, sonra hüküm yazar. Her fırsatta, korku ve kâbus pompalar. - Gerektiğinde yargıya da yol gösterir, icabında ayar verir, ikaz eder. -”Dün tam tuvaletten çıkıyordum, eski başbakanlardan falanca aradı. Duş alırken, müsteşar telefon etti” diye hava basar. *** Haklısınız! Bu kadar tıraş yeter. Fazla tıraş, sadece cildi değil, ahlâkı da bozar. Böyle rezalet olmaz. Demokrasilerde kurumlar vardır. Kurumların fevkinde, üst düzey bir yetkili yoktur; olmamalıdır.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT