BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > HAYATIMIZDAKİ ÇAY!

HAYATIMIZDAKİ ÇAY!

Araştırmaya göre, Türk halkının yüzde 90’ı günde en az bir kere çay içiyor. Kişi başına içilen çay ortalaması 7 bardak. Günlük ortalamada kişi başına tüketilen miktar kadınlarda 0.5 lt, erkeklerde ise 0.7 lt. Biliyor musunuz, Türkiye önde gelen bir çay üreticisi ve dünyada üçüncü çay tüketicisi. Dünyada çay denildiğinde ilk akla gelen ya İngiltere ya da Uzak Doğu ülkeleri oluyor. Çin, Japonya çayla beraber anılan ülkeler. Ama bu yarışta biz de varız...



Sevimli Lezzetler Sevim GÖKYILDIZ sevim.gokyildiz@tg.com.tr Çay kelimesinin aslı “Ça” Çince. Batıya, kara yolu ile geldiği ülkelerde “ç” harfi pek fazla değişikliğe uğramamış. Bizde, Rusya, İran, Orta Doğu ve Avrupa kıtasında sadece Portekiz’de “çay”. Deniz yoluyla geldiği diğer Avrupa ülkelerinde “ç” nin yerini “t” alınca, tee, tea, adı ortaya çıkmış. Çay seremonisinde çay hazırlanırken kullanılan her obje, yapılan her hareket, insan ve hayatı sembolize eder. Hayatın sonsuzluğu, ruhun ölümsüzlüğü yanında sosyal gerçeklerde anlatılır. Çin ve Kore’de yaygın, beceri ve güç isteyen manasında “Gongfu” çay töreni, Taoist prensiplere göre yapılır. Küçük bir çaydanlık ve küçük fincanlar kullanılır. Çay cinsi genelde Wu Long veya Fenghuang olabilir. Çaydanlığa bol kuru yaprak doldurulur. Sıcak su eklenir. Bu törende demlenme üç kademelidir. İlk içim bir dakika sonra, ikinci 3 dakika sonra (daha koyu ve daha az acı) sonuncu ise 5 dakikalıktır. Tören tamamen Taoist felsefeye göre devam eder. Töreni tertip eden kişinin, katılan misafirleri için sakin, huzurlu ve estetik olarak mükemmel bir ortam hazırlaması,o kişilerin bedensel, zihinsel ve ruhsal rahatlıklarını sağlaması gerekir. ÇAYIN TARİHİ Bundan beş bin yıl önce Çin’de içilmiş. Bugünkü kültüre ulaşması, 618-907 yılları arasında hüküm süren Tang sülalesi devrinde olmuş. Çinliler iki bin yıldır çay üzerine yazıp çizmekteler. Çin’den Japonya’ya geçen bu kültür, önceleri sadece keşişler arasında kalmış, M.S. 13. yüz yılda halka inebilmiş. Avrupa’ya uzanması dört asır daha almış, 17. yüz yılda çay ithal edilmeye, çay içilmeye başlanmış. Doğu ile Batının çayı hazırlaması değil, çayı algılaması da farklı! Batılılar için,(buna biz de dahiliz) çay genelde susuzluğu gidermek içilen sıcak/soğuk bir içecektir. Oysa Çin ve Japonya’da Budist inancının uzantısıdır. Orada çay törenleri dini bir anlam taşır. Bu ülkelerde çay yalınlık, doğa ve benliği içselleştiren bir içecektir. Buna bir tür içe dönüş meditasyonu diyebiliriz. Ya da kısaca Batılılar çayın vücudunu, Çinliler ve Japonlar ise çayın ruhunu arar. TÜRKİYE’DE ÇAY ÜRETİMİ Türkiye’de çay tarımının başlangıcı 1917 yılına kadar uzanmaktadır. Batum ve çevresinde incelemeler yapmak üzere, bölgeye bir heyet gönderilmiş, inceleme sonucu hazırlanan raporda, Batum ile benzer ekolojiye sahip Doğu Karadeniz Bölgesinde çay ve narenciye bitkilerinin yetiştirilebileceği belirtilmiştir. 1. Dünya savaşından sonra bölgede yaşanan ekonomik ve sosyal bunalımlar, işsizlik dolayısıyla meydana gelen aşırı göç, bölge insanına gelir kaynağı ve iş alanları sağlanmasını zorunlu hale getirmiştir. Bölgede yaşanan işsizlik, göç ve ekonomik problemlerin çözüme kavuşturulması için, 1917 yılında hazırlanan rapor da dikkate alınarak, TBMM’de 1924 yılında, Rize ili ve Borçka kazasında fındık, portakal, mandalina, limon ve çay yetiştirilmesine dair 407 Sayılı Kanun kabul edilmiştir. Çay tarımı bu kanun ile yasal güvenceye kavuşturulmuştur. 1924 yılından 1937 yılına kadar yapılan çalışmaların olumlu netice vermesi ile Batum’dan 1937 yılında 20 ton,1939 yılında 30 ton çay tohumu, 1940 yılında 40 ton çay tohumu ithal edilerek çay bahçesi tesisi çalışmalarına başlanmış, ilk yaş çay yaprağı hasadı ve kuru çay üretimi ise 1938 yılında gerçekleşmiştir. İlk çay fabrikası 1947 yılında 60 Ton/gün kapasiteyle Rize’de kurulmuştur. ÇAY TÜRLERİ Bitkinin adı Çin Kamelyası (Camellia Sinensis). 1500’den fazla çeşidinin olduğu söyleniyor. Hemen her rengi var, yetiştiği ülkeye göre adlandırılıyor. Biyolojik, tarımsal özelliklerini bir yana bırakırsak, biz çay içicilerini ilgilendiren yapraklarından bahsetmeliyiz. Toplanan yapraklar üç şekilde içmeye hazırlanıyor. Mayalanmamış (fermantasyon) yeşil yapraklar, mayalanmış siyah yapraklar ve yarı mayalanmış Ulong (oolong) tipi. Uzak Doğu’nun tercihi olan birinci şekilde, toplanan yapraklar tavada ısıtılarak ya da buhara tutularak yaprak içindeki tüm enzim faaliyetleri durduruluyor, içindeki nem alınıyor, doğala yakın yeşil renkli çay elde ediliyor. Buna yeşil çay adı veriliyor. İkinci şekil ki, bunun adı “siyah çay”dır, yapraklar mayalanmaya bırakılıyor, kurutuluyor. Sonuçta okside olan çay yapraklarının rengi kararıyor. Bizim içtiğimiz çay bu kategoriye girmekte. Ulong tipi çay da ise,yapraklar yarı fermantasyona bırakılıyor. Bu oran % 20 - 60 arası değişebiliyor. Bu hem tat hem görüntü olarak tercih edilen bir şekil. Yaprak yeşilden kahverengine kadar renk alabiliyor. Rahmetli Tuğrul Şavkay, bir çay sohbetinde, “beyaz çay”ı çok sevdiğini ama kaliteli bir ulong çayının keyfinin bambaşka olduğunu söylemişti. Verdiği isim: Lapsang Souchong idi. Tanınmış türler arasında Hindistan’da yetişen Darjeeling’de var. Bu iki ismi duyan hakiki çay tiryakilerinin gözleri parlar. İyi bir çayın hazırlanışı > Çin atasözü,”Kişinin zevki çaydanlığından bellidir” der. Çaydanlık seçerken sırsız toprak ilk tercih olmalı. Sonraki sırada porselen veya cam gelebilir. > Çinde, her çay için ayrı çaydanlık kullanılır. Yeşil çay, siyah çay, ulong ya da Darjeeling gibi > Suyun ısısı çok önemlidir. Su 95C olmalıdır. Yani sıcak ama kaynamamış. Kaynayan su çaya tat verecek tüm minerallerini kaybeder. > Suyun kalitesi önemlidir. Çinliler çay suyuna “gülümseyen su” derler. Yani ne çok sert ne fazla yumuşak. > Demlemeden önce çaydanlığınızı sıcak su ile çalkalayın. > Ilık haldeki çaydanlığa yeterli miktarda çayı koyun, üzerine su eklemeden 1-2 dakika yaprakların ısınmasını ve şişmesini bekleyin. > Sıcak suyunuzu boşaltın ve kapağını kapatın. > Normal bekleme 3 dakikadır. 3 dakikayı geçince çayın uyarıcı etkisi artar. > Servisten önce fincanlarınızı da sıcak suyla çalkalayın. > Karıştırmak için kesinlikle metal kaşık, çubuk vs kullanmayın Demlenme müddetleri: Yeşil çay 3 dakika İri yapraklı siyah çay 3-5 daika Küçük yapraklı siyah çay 3-4 dakika Ulong tipi çay 7 dakika Beyaz çay 7 - 15 dakika Çayın faydaları çok. Son günlerde böylesine moda olmasının bir sebebi da sağlıklı beslenmemize katkısı. İçindeki tein maddesinin kalp/solunum hastalıklarına iyi geldiği, kandaki lipit ve kötü kolestrol miktarını düşürdüğü, iyi kolestrolü yükselttiği ispatlanmış. Mum prova ile sürpriz yaşamayın! Diş Hekimi Aslı Ercanlı Ünal, birçok hastanın büyük umutlarla başladığı porselen lamina tedavilerinin bitiminde büyük hayal kırıklıkları yaşadığını belirtiyor. Diş yüzeyine yapışan porselen yaprakçıklar olarak bilinen laminalarda ışık geçirgenliğinin ve estetik sonuçların kullanılan porselene ve yapım tekniğine göre değiştiğini açıklayan Ünal, doğru prosedürlerle uygulandığında gerçek dişten ayırt edilmelerinin son derece zor olduğunu sözlerine ekliyor. Kalınlıkları yaklaşık 0,5 mm. olması gereken laminaların rekabet ortamında başarısız sonuçlar doğurduğundan bahseden Diş Hekimi Aslı Ercanlı Ünal, pek çok diş laboratuvarının porselen lamina yapabilecek teknolojiden yoksun olmalarına rağmen ucuz fiyatlarla doğru olmayan tekniklerle porselen lamina yapmaya çalıştıklarını belirtiyor. SİZDEN GELENLER Tarifiniz (...Selin Hanım’ın lezzet tarifi) PATATES RÜYASI MALZEMELER: Patates, > kıvırcık, > maydanoz, taze soğan, > havuç, > kornişon salatalık turşusu, > limon, > karabiber > sıvıyağ > tuz HAZIRLANIŞI:  > Patatesler haşlanır, rendelenir içine limon tuz karabiber ve sıvı yağ eklenerek karıştırılır ayrı bir yerde kıvırcık, taze soğan ve maydanozu ince ince kıyın ve içine havuç rendesi eklenir daha sonra kornişon salatalık turşusu dilimlenir ve sıvı yağ ile karıştırılır kalıbımızın içine streç kağıdı serilerek ilk sıraya patatesli karışımdan üzerine yeşillik karışımı ve bir kez daha patates karışımı yine yeşillik ve patates eklenerek iyice bastırılır ve kalıptan çıkarılıp servis tabağına alınıp istenilen şekilde süslenir. Afiyet olsun... AYŞE CEREN Güneş Ailesi’nin cimcimesi Ayşe’nin 1 yaşını kutluyor, nice yıllar diliyoruz... Mesajınız TEBRİK Akademisyen Yayınevi Müdürü Muzaffer Tepe’nin “Nefise Betül” ismi verilen torunu dünyaya geldi... “Leyla & Alpay” çiftini kutluyor, Avşar Ailesi’ne mutluluklar diliyoruz...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT