BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Kültürün Başkenti’nde yaşamak

Kültürün Başkenti’nde yaşamak

İstanbul’da yaşayanlar, binlerce yılda biriken muazzam bir hazinenin içinde olduklarının farkındalar mı? Pek sanmıyorum.



İstanbul’da yaşayanlar, binlerce yılda biriken muazzam bir hazinenin içinde olduklarının farkındalar mı? Pek sanmıyorum. Mimari eserlerinden tarihî yaşam formlarına, üzerinde taşıdığı medeniyetlerin izlerinden topoğrafik benzersizliğine, muhteşem bir kültür harmanı bu şehir... Kadir Topbaş’ın “şehir değil ülke gibi” dediği bir kent... Bu mücevher kenti, AB tarafından “kültür başkenti” seçilen İstanbul’u konuştuk Büyükşehir Belediye Başkanı’yla... Topbaş’ın anlattığı belediye proje ve uygulamalarını dün gazetemizde okudunuz. Ben ise çok önemsediğim “2010 kültür başkenti” projesini sordum Başkan’a... Bu unvanı alan bir kenti yöneten kişi, projeyi de yönetse daha iyi olmaz mıydı diye düşünen birisi olarak sordum. Topbaş kültür başkenti seçilmeyi çok önemsiyor ama sürecin yönetimi ile ilgili pek yorum yapmaması -zımnen de olsa- manidar geldi bana... *** “Kültür başkenti seçilmek kendi başına bir başarı ve bir neticedir zaten...” İstanbul 2010 ajansının basın danışmanı Serra Karaçam’ın bu cümlesi, zihnimde oluşan paradigmayı değiştirmişti zaten... Gerçi İstanbullular 2010 projesini “olimpiyat” gibi bir etkinlik zannediyorlar. Projeler, hazırlıklar yapılacak; sonra “kültür oyunları” başlayacak! Oysa hadise bu değil ki... Başkan Topbaş “bu bir kent algısıdır, kenti tüm medeniyet birikimiyle hissetmektir” diyor. Yapılacak projelerin, kültür başkenti İstanbul konseptini taçlandıracak, var olanı belirginleştirecek özellikte olmasına dikkat çekiyor. *** “2010’a gireceğimiz geceyarısı, şehrin ışıklarının birkaç dakika azaltılıp şehrin tüm anıtsal yapılarının aydınlatıldığı bir sahne hayal edin” diyor Başkan. Bu heyecan verici tablo için şehrin silüetini oluşturan tarihî yapıların bilimsel metotlarla aydınlatılması gerektiğini öğreniyorum Topbaş’tan... Hakeza Topkapı Sarayı, Ayasofya, Sultanahmet gibi şaheserlerin ses ve ışık efektleriyle bir taç gibi şehri süslemesi hayalini... İstanbul, dünyada kültür başkenti unvanını -doğal olarak- taşıması gereken birkaç kentten birisi... Umarım bu doğal özellik 2010’da, kente yakışır ihtişam ve kalitede projelerle, bürokratik girdaplara düşmeden zenginleşir. Ve umarım 2010, İstanbulluların sahip oldukları kültür mirasının benzersizliğinin farkına varmasına vesile olur.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT